Active User Control: Search Term: Current Page: Item ID:
Bilimsel Araştırma ve Projelerimiz
BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE PROJELERİMİZ

Projeler Koordinatörü:
Uzm. Psk. Hejan Epözdemir

1985 yılında kurulan Davranış Bilimleri Enstitüsü, bireysel, çift, aile, grup gibi farklı yaş ve problem alanlarıyla başvuran kişilere psikolojik danışmanlık ve farklı ölçeklerdeki organizasyonlara kurumsal danışmanlık hizmetleri sunmanın yanı sıra, psikoloji alanındaki yeni gelişmeleri takip etmeyi, yeni fikirler ve projeler üretmeyi ve bu doğrultuda katma değeri olabilecek araştırmalara imza atmayı misyon edinmiştir.

Vizyonu, sadece bir psikolojik danışmanlık merkezi olmanın ötesinde enstitü olmanın getirdiği ağır sorumluluk duygusunu taşıyan, psikoloji alanına ve alanda çalışan profesyonellere katkıda bulunacak bilimsel araştırma ve projeleri hayata geçiren, araştırmacı, yenilikçi ve öncü bir kurum olmaktır.
Bu misyon ve vizyon doğrultusunda, DBE insana ve yeni fikirlere yatırım yaparak, Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) faaliyetlerine ciddi kaynak ayırmakta ve bu birikimi gerek alanda çalışan profesyonellerin, gerekse toplumun diğer kesimindeki insanların hizmetine sunmayı kendine görev edinmektedir (Ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum, konferans gibi akademik faaliyetlerde sunulmuş araştırmalar için tıklayınız).

Aşağıda Yetişkin ve Aile Danışmanlık Merkezi’nde aktif olarak faaliyette olan projelerle ilgili bilgiler yer almaktadır.


EVLİLİĞE HAZIRLIK PROJESİ I ve II
Proje Yöneticisi:
 Emre Konuk 
Proje Ekibi: Canan Savran, Ceren Sönmez, Eda ArdumanEmre Konuk, Esra Kutlu, Hejan Epözdemir, Levent Turan,  Özlem Altay Özen  (İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.)

Toplumun en temel ve en küçük sosyal birimi olan aile, toplumsal süreçlerdeki değişim ve dönüşümün etkilerinin doğrudan gözlenebildiği bir yapıdır. Bu süreçler doğrultusunda aile yapısında belirgin değişimler gözlenmektedir. Ailenin henüz kuruluş aşamasında kendini gösteren bu köklü değişim, evliliği sürdürme ve evlilikten beklentileri, hatta boşanma biçimlerini etkilemektedir.

Yapılan araştırmalar ve pratik deneyimler, çiftin ilişkisini hedefleyen müdahalelerin, özellikle de çift terapilerinin evlilik sürecinde yaşanan sorunlar üzerinde onarıcı bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Etkin müdahalelerle bu konuda sağlanan gelişimler, söz konusu problemlerin ortaya çıkmadan önce önlenebileceği düşüncesini de beraberinde getirmekte ancak ülkemizde bu gibi çalışmaların ve yöntemlerin oldukça yetersiz olduğu görülmektedir. Bu boşluğu doldurma amacıyla hayata geçirilen Evliliğe Hazırlık Projesi; İDE Değerlendirme Paketi ve İDE Müdahale Paketi olmak üzere 2 ayrı çalışmadan oluşmaktadır... (Devamı için tıklayınız)


KRONİK BAŞ AĞRISI TEDAVİ PROJESİ
Proje Yöneticisi: Emre Konuk, Asena Yurtsever
Proje Ekibi: Asena Yurtsever, Emre Konuk, Esra Kutlu, Hejan Epözdemir, Şirin HacıömeroğluYunus Emre Aydın (İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.)

Baş ağrısı nüfusun büyük bir çoğunluğunun yaşamını olumsuz bir şekilde etkileyen yaygın bir klinik durumdur. Baş ağrılarının en yaygın görülen iki tipi migren ve gerilim tipi baş ağrısıdır. Bunlar, iş, aile, okul, sosyal hayat gibi yaşamın pek çok alanındaki işlevselliğin düşmesine neden olarak, yaşam kalitesini azaltmaktadır. Buna ek olarak baş ağrısı yaşayan kişilerde, sıklıkla depresyon ve kaygı gibi psikolojik sorunların ortaya çıktığı görülmektedir.
Bu projenin amacı; yaşamın her alanını bu denli güçleştiren baş ağrılarının sıklığı, şiddeti ve süresinin azaltılmasıdır. Bu noktada proje, teorik ve uygulama olmak üzere 2’ye ayrılmaktadır... (Devamı için tıklayınız)


KİLO KONTROLÜ PROJESİ
Proje Yöneticisi:
 Hejan Epözdemir
Proje Ekibi: Ceren Sönmez, Dilek Doğu, Eda Arduman, Emre Konuk, Hejan Epözdemir, Şeyda ÖzdalgaŞirin Hacıömeroğlu, Yunus Emre Aydın (İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.)

Yemek yeme, kilo alma-verme ve kilo kontrolü, pek çok değişkenin etki ettiği karmaşık bir işleyişe sahip süreçlerdir. Bu değişkenlerin bir kısmına müdahale edilebilir, bir kısmına da müdahale edilemez. Her ne kadar kilo vermenin kendisi fizyolojik bir durum olsa da, bu süreç sadece fizyolojik prensiplerle işlemez. Dolayısıyla yemekle kurulan ilişki, kilo verme ve kiloyu kontrol etme, hatta açlık ve tokluk hissi fizyolojik ve psikolojik faktörlerin etkileşim içinde olduğu karmaşık bir sürece işaret eder... (Devamı için tıklayınız)


PERFORMANS GELİŞTİRME PROJESİ
Proje Yöneticisi:
Şirin Hacıömeroğlu
Proje Ekibi: Açelya Şahin, Asena Yurtsever, Ceren Sönmez,Dilek Doğu, Emre KonukHejan Epözdemir, Merve Can, Merve Soysal Başa, Nur Dinçer,Olcay Güner, Şeyda Özdalga, Şirin HacıömeroğluYunus Emre Aydın  (İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.)

Gerek akademik, gerek sosyal, gerekse mesleki yaşamda pek çok kişi zaman zaman farklı alanlarda performans sergilemek durumundadır. Bu ÖSS sınavı da olabilir, bir futbol maçı da, bir tiyatro sahnesi de ve\veya bir toplantıda konuşma ya da sunum yapmak da. Performans sergilemek, kişiden kişiye ve durumdan duruma değişmekle birlikte hemen herkeste bir miktar stres ve kaygı yaratmaktadır. Bu stres ve kaygı, dozunda olduğu sürece beklenir, kabul edilir, hatta arzu edilir bir şeydir. Çünkü küçük bir miktar stres, zihni harekete geçirmektedir. Diğer yandan aşırı kaygı ve stres kişinin performansını olumsuz yönde etkileyecek, hatta fizyolojik ve psikolojik sağlığını bozacak noktalara varabilir... (Devamı için tıklayınız)


ÖFKE YÖNETİMİ PROJESİ
Proje Yöneticisi:
Dilek Doğu 
Proje Ekibi: Dilek DoğuHejan Epözdemir, Esra Kutlu, Özlem Altay Özen (İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.)

Öfke, tüm insanların zaman zaman yaşadığı, uygun ifade edildiğinde olumlu sonuçlar doğuran normal ve sağlıklı bir duygudur. Buna karşın öfke duygusu insanlar arasında normal ve sağlıklı bir duygu olarak görülmez. Şüphesiz bunun en büyük nedenlerinden biri, bir duygu olarak öfke ile, bir eylem olan saldırgan davranışın birbirine karıştırılmasıdır.

Normal bir duygu olan öfke, uygun bir şekilde ifade edilemediği zaman ruhsal, fiziksel, ilişkisel ve toplumsal pek çok güçlüğe neden olmaktadır. Öfke duygusunun uygun bir şekilde ifade edilememesi, öfke patlamaları, bireylerin kişilerarası ilişkilerinde ailevi, mesleki, akademik ve yaşamın diğer alanlarında da güncel hayatın olağan bir şekilde akmasına engel olmakta ve işlevselliklerini düşürmekte ve kişinin gerek fizyolojik, gerekse psikolojik sağlığını olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Bu noktada normal bir duygu olan öfkenin bu olumsuz sonuçlara sebep olmaması için, öfke duygusunun tanınması, kabul edilmesi ve işlevsel bir biçimde ifade edilebilmesi gerekmektedir... (Devamı için tıklayınız)


EMDR'DA TEKLİ VAKA TASARIMI (SINGLE CASE DESIGN)
Kontrollü araştırma tasarımlarının oluşturulması terapi dünyasının önemli güçlüklerinden biridir. Tekli Vaka Tasarımı, özellikle EMDR ile ilgili son yıllarda yapılan araştırmalarda en çok başvurulan tasarımdır diyebiliriz. Bu desenin en önemli avantajı, bilim dünyasının talep ettiği ve sorduğu kaç kişi üzerinde uyguladınız, yani örneklem sayınız kaçtı değerlendirmesine, yığışımlı modeli sayesinde tatminkar bir yanıt verme imkanını sunmasıdır.

Enstitümüz bünyesinde de son derece önemli bir yere sahip olan bu tasarım ile şu an yürütülen bir araştırmanın yanısıra plan aşamasında olan bir başka EMDR Terapisi araştırması da yürürlüğe girmek üzeredir.