KİLO KONTROLÜ PROJESİ
Proje Yöneticisi: Hejan Epözdemir
Proje Ekibi: Ceren Sönmez,
Dilek Doğu,
Eda Arduman,
Emre Konuk,
Hejan Epözdemir,
Şeyda Özdalga,
Şirin Hacıömeroğlu,
Yunus Emre Aydın (İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.)
Yemek yeme, kilo alma-verme ve kilo kontrolü, pek çok değişkenin etki ettiği karmaşık bir işleyişe sahip süreçlerdir. Bu değişkenlerin bir kısmına müdahale edilebilir, bir kısmına da müdahale edilemez. Her ne kadar kilo vermenin kendisi fizyolojik bir durum olsa da, bu süreç sadece fizyolojik prensiplerle işlemez. Dolayısıyla yemekle kurulan ilişki, kilo verme ve kiloyu kontrol etme, hatta açlık ve tokluk hissi fizyolojik ve psikolojik faktörlerin etkileşim içinde olduğu karmaşık bir sürece işaret eder.
DBE olarak kilo kontrol sürecinde yaşanan sorunların, kilo alma-verme meselesinden çok en temelde yemekle kurulan ilişkide başladığına inanmaktayız. Bu noktada temel hedefimiz, yemekle kurulan ilişkinin sağlıklı hale getirilmesine ve hem fizyolojik hem de psikolojik anlamda sağlıklı yeme davranışlarının kazandırılmasına yardımcı olacak, uygulanabilir, sürdürülebilir ve yapılandırılmış bir kilo kontrol programı sunmaktır.
Bu bakış açısı doğrultusunda, bu projede hedeflenen kilo kontrol sorunu olan bireylere, katı, yasakları bol, gerçekçi olmayan ve sağlık koşullarını zorlayan programlara alternatif, fizyolojik ve psikolojik prensiplerin birlikte ele alındığı entegre bir kilo kontrol programı sunmaktır. Bu programla hedeflenen ve önemle üzerinde durulan şey; kişiye kilo verdirmek değil, kilo kontrol sorunu olan kişilerin gerçek motivlerini ve ihtiyaçlarını keşfetmelerini sağlamak, bu süreçte sağlıklı ve işlevsel olmayan alışkanlıklarını değiştirmelerine yardımcı olmak ve bedeniyle barışık, yemek yemenin keyfini yaşayan, mutlu ve sağlıklı birey profilinin oluşmasına katkıda bulunmaktır.
Bu noktada, DBE olarak, bu projeyi, obezite oranlarının, anoreksia, bulimia gibi yeme bozukluklarının giderek arttığı, “fast-food"ların evdeki mutfaklara kadar girdiği ve büyük paralarla kilo sorunu olan bireylerin istismar edildiği, sağlık koşullarının göz ardı edildiği, katı ve işlevsel olmayan kilo programlarının giderek tabana, hatta gelişme çağındaki gençleri ve çocukları da içine alacak şekilde yaygınlaştığı post-modern dünyada “sağlıklı birey, sağlıklı toplum” misyonu ile bir sosyal sorumluluk projesi olarak da ele almaktayız.