Çok sayıdaki araştırmanın değerlendirilmesinde
her üç kişiden birinin cinsel yaşamının herhangi bir döneminde
en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını
ortaya koymaktadır. Değişik toplum ve kültürlerde yapılan çalışmalar,
cinsel işlev bozukluklarının rastlanma sıklığı konusunda birbirine
benzer sonuçlar vermektedir.
Ancak cinselliğin yasaklandığı, cinsel eğitimin olamadığı, cinselliğin
bir tabu olarak algılandığı ve bekâretin çokça önemsendiği toplumsal
kesimin kadınlarında vajinismusun ve cinsel istek bozukluklarının,
erkeklerinde ise cinsel istek ve boşalma bozukluklarının nedeni
olabilirken, cinsel özgürlüğün daha geniş kapsamlı algılandığı kesimlere
göre daha yüksek oranlara rastlanmasına neden olmaktadır.
Yine cinsel deneyim yetersizliği olan erkeklerde erken boşalma
görülürken kadınlarda ise çeşitli orgazm güçlüklerinin diğer kesimlere
oranla daha sık rastlandığı gözlenmektedir.
Ülkemizdeki cinsel sorunların önemli bir bölümü yetersiz verilen eğitim
ve bilgi eksikliği olup bununla cinsel davranışlarımıza yön veren
toplumun cinselliğe yaklaşımı, önyargıları/tabuları, gelenek ve
görenekleri cinsel problemler için önemli bir sorun kaynağı teşkil
etmektedir.