Sınav kaygısı başarıya engel olmasın
Yoğun tempoda çalışan öğrencileri şu günlerde sınav kaygısı sardı. Öğrenciyi başarısızlığa götüren bu duygu durumuyla baş etmenin mümkün olduğunu belirten Uzman Psikolog Şeyda Özdalga, bu konuda ailelere de büyük görev düştüğünü söylüyor.
Gerek yazılı sınavlara gerekse üniversiteye giriş ve TEOG sınavlarına hazırlıkların yoğunlaştığı şu günlerde, yoğun tempoda çalışan öğrenciler ve aileleri stres altında... Stresin sınav kaygısına dönüşmesi ise öğrencileri başarısızlığa götürebiliyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Psikolog Şeyda Özdalga, sınav kaygısının dikkati toplama ve çalışma motivasyonuna destek olan seviyesinin öğrenci için yararlı olduğunu belirterek, "Ancak aşırı kaygı, öğrencinin eğitim ve öğretimde aldığı bilgiyi veya becerisini etkili biçimde kullanmasına engel olan, başarısının düşmesine yol açan, performansını olumsuz etkileyen bir duygudur" diyor.
Kaygı Okul Başarısını Düşürüyor
Birinci sınıfın ilk döneminde kaygılı olan çocukların, okulun ikinci döneminde diğer çocuklara oranla okuma başarısında sekiz kat, matematik becerilerinde ise iki buçuk kat daha başarısız olduğunun tespit edildiğini vurgulayan Özdalga, "Kaygı, çocuk ve gencin öğrenme süreçlerinden dikkat, algı, konsantrasyon ve hafıza işlevlerini etkiler. Kaygı ve hafıza işlevleri beyinde aynı bölge tarafından kontrol edildiği için yüksek kaygı düzeyi, okulda edinilen bilgiyi hatırlama becerisine de olumsuz etki eder" diye konuşuyor.
Öğrencinin deneyim ve inanışlarının kaygının ölçüsünü belirlediğini ifade eden Özdalga, bu konuda şu bilgileri veriyor: "Ancak bu seviyeyi arttıran, bunun sonucunda da performansı düşüren, kaygıyı tetikleyen durumlar vardır. Bunlar; sınav hazırlığının tam yapılmamış olması, ders ve çalışma yükünün...
Hedef Sağlık / 01.04.2015
Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
DBE (Davranış Bilimleri Enstitüsü), çocukların hak etmedikleri ve sonuçlarını kaldıramayacakları davranışlara maruz kalmalarının sadece kötü muamele ile değil, ...
Ya alışıyoruz ya da duyarsızlaşıyoruz... Uzun Süren Travmaların Tedavisi İçin Asıl Bir Yöntem Geliştirdiniz? Geçmiş travmaları temizledikten sonra ...
Pandora'nın Kutusundan Çıkanlar Davranış Bilimleri Enstitüsü yedi bölgede 2000'e yakın katılımcıyla aile ve evlilikle ilgili çok sayıda soruya cevap ...
Hepimiz kendi kendimize olmayı seviyoruz. İnternet teknolojilerinin de etkisiyle yalnızlığımızı pekiştiriyoruz. Ama ya duygular... İletişim araçları cenneti...
İlginizi Çekebilir :
Ya alışıyoruz ya da duyarsızlaşıyoruz... Uzun Süren Travmaların Tedavisi İçin Asıl Bir Yöntem Geliştirdiniz? Geçmiş travmaları temizledikten sonra ...
Bir ilişki iki bireyin "biz" olabilmesi ile gerçek anlamını buluyor. Ancak henüz "ben" olamadan "biz" olmaya çalışan çiftleri ...
Dünya üzerindeki hiçbir duygu, anne sevgisi kadar güçlü ve uzun süreli değil. Bilim adamlarını da kendine hayran bırakan anne sevgisinin oluşması bilimsel ...
Belki anneler biraz üzülecek ama Babalar Günü yaklaşırken babalara haklarını vermek gerekiyor. Araştırmalara göre baba ve çocuk arasındaki bağın kalites...








