Basında Dbe

Tatil sonrası İşe Dönüş Kabus Olmasın

Tatil sonrası İşe Dönüş Kabus Olmasın

Tüm yıl boyunca beklenen tatillerin ardından ofise dönüşler başladı. Uzun bir tatilin yarattığı adaptasyon sorunlarını aşmak için öncelikle yapılması gereken ise durumu kabullenip işleri sıraya koymak.

Tüm sene çalıştıktan sonra tatil yapmanın çalışanlar tarafından özlemle beklendiğini belirten DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurumsal Gelişim Merkezi Yöneticisi Psikolog ve Profesyonel Koç Ayşegül Horozoğlu, tatilin ruh sağlığı için temel bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor. İşlerden biraz uzaklaşmanın, sabahları erken kalkmamanın, ne giysem diye düşünmemenin, trafikle boğuşmamanın, aile ile doya doya vakit geçirmenin, kapalı ofis ortamlarından, toplantılardan uzaklaşmanın kişileri yenileyeceğini ve deşarj edeceğini söylüyor.

İşkolikler Adaptasyon Sürecinden Etkilenmiyor

Uzun tatiller sonrasında bazı çalışanlar işe adapte olmakta zorlanırken, bazılarının tatili tatilde bırakıp iş günü kolaylıkla işe adapte olduğunu belirten Horozoğlu, yaptığı işe bağlı olan kişilerin çok uzun tatillerden pek hoşlanmadığını ve işe dönmek için sabırsızlandığını dile getiriyor. Tatil dönüşü sendromundan hiç etkilenmeyen grubun işkolikler olduğunu söyleyen Horozoğlu, "Bu kişiler yeniden kendilerini iyi hissettikleri ortama döndükleri için sorunsuz şekilde çalışma hayatlarına devam edebiliyor. Ancak yapılan araştırmalar, çalışanların yüzde 50'sinin tatil dönüşü kendini iyi hissetmediğini ortaya koyuyor. Özellikle uzun tatil süreçlerinin ardından iş yaşamına ve günlük rutin hayata yeniden uyum sağlama sürecinde sık olarak baş ağrısı, uykusuzluk, sindirim sistemi problemleri, iştahsızlık, sabahları yorgun uyanma, eklem ağrıları, odaklanma güçlüğü, kolay sinirlenme, tahammülsüzlük gibi sorunlar görülüyor," diyor.

Kendi İşini Yapanlar Kaliteli Tatil Yapamıyor

Horozoğlu, bazı işler ve bazı işverenlerin kişilerin tamamen işten kopup tatil yapmasına fırsat vermediğini söylüyor. Özellikle kendi işini yapanların işten kopmasının çok zor olduğuna değinen Horozoğlu, "Patronlar için tatil zor. Ancak gerçekten arkasında çok güveneceği kişiler olduğunda, sistemlerini doğru kurmuşsa daha rahat tatil yapabiliyorlar. Bazı işler için de tatilde işten tamamen uzaklaşmak mümkün olmayabiliyor. Mesela doktorlar, avukatlar, danışmanlar, psikologlar gibi kişiler her an aranabilirler ve arandıklarında telefona cevap vermek hatta bazen tatili yarım bırakıp dönmek durumunda kalabiliyor."

Kariyer / 01.09.2014

Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.

Benzer İçerikler :

Koçluk Resmen Meslek Kabul Edildi

Tüm dünyada milyonlarca şirketin en büyük destekçisi ve yol göstericisi olarak gösterilen koçlar için Türkiye'deki sevindirici haber geçen ay geldi. DBE ...

Çocuğunuzdan önüne hedef koymasını isteyin

Yeni eğitim öğretim yılı için geri sayım başladı. Okulların açılmasına sayılı günler kala hem çocukları hem de ailelerini tatlı bir telaş sardı. Yeni eğitim...

Anneyim, Çalışıyorum, Suçluyum!

En çok "suçluluk duygusu" ile başa çıkmakta zorlanan çalışan anneler, ellerinden geldiğince çocuklarıyla ilgilenseler de tüm zamanını onunla...

Yarıyıl tatilini nasıl etkili kullanabilirsiniz ?

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü, okulların tatilde olduğu şu dönemde çocukların bu "molayı" etkili bir şekilde değerlendirmeleri ve yeni okul...

İlginizi Çekebilir :

Önce Annene Sonra Dünyaya Güven

Dünyaya gözlerinizi açtığınız andan itibaren annenizle aranızda kurulan güven bağı ne kadar güçlüyse hayat boyu yaşadığınız ilişkilerde de güvenli, mutlu ve ...

Bırakın çocuğunuz güneşi maviye boyasın

Bırakın Çocuğunuz Güneşi Maviye boyasın, Gökyüzünü Kırmızı Renkte Hayal Etsin Tahta parçasından kayık, karton kutudan uçak yapsın ki yetişkin birey...

Çocuklarımızı Şiddet Sarmalından Koruyalım

Yaşanılan şiddet ve travmatik süreç tüm toplumu etkiliyor. Korku, panik, güvensizlik duygularıyla baş etmeye çalışıyoruz. Ama en çok da çocuklarımız için...

Maaşın Tahtı Sallanıyor

Duygusal Bağlılık Verim Getirir Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog ve Yönetici Koçu Ayşegül Horozoğlu, “İnsanlar ancak duygusal olarak ...