Emre Konuk

Beynimiz, duygular ve müşteri bağlılığı

Ne çok işitmişizdir: "İnsan akıllı hayvandır". Ama değildir. Yani aklımızı düşündüğümüzden çok daha az kullanırız. Örneğin; matematik problemi çözerken, plan program yaparken, bir sorun yaşadığımızda düşünürken ağırlıklı olarak aklımızı kullanırız. İyi ki de böyle yaparız çünkü yaşam akarken her durumda aklımızı kullanmaya çalışıyor olsaydık başımız fena halde derde girerdi. Kırkayağa sormuşlar: Yahu kırkayak senin kırk ayağın var, bunları birbirine karıştırmadan nasıl yürüyorsun? Kırkayak; "Vallahi hiç aklıma gelmemişti, bir düşüneyim" demiş, paralize olmuş. Arabayı kullanırken 100 metre ilerdeki kırmızı ışıkta durmak için hiçbir hesap yapmam. Aklım başka bir yerde olabilir. Telefonla konuşuyor olabilirim. Ama tam yerinde dururum. Benim güzel beynim gerekli tüm hesapları yapar. Sürtünme gücü, arabanın aerodinamik hesabı, rüzgarın hızı ve yönü, frene ne kadar güçle basacağım bunlara dahildir.

Müşteri bağlılığı ve duygular

Neden İstanbul'da gidebileceğim ve memnun olacağım en az 20 restoran varken, kör değneğini bellemiş gibi üç tanesine giderim? Neden çok yakında bir sürü banka şubesi varken uzaktaki bir şubeyle işlerimi yürütürüm? Neden bir sürü mağaza varken hep birine gider alacağımı alırım? Alışveriş ettikleri mağazadan "çok memnun" olduklarını söyleyen müşteriler ikiye ayrılıyor: Firmayla çok sıkı duygusal bağı olanlar ve olmayanlar. Müşteri kaybı, kullanım sıklığı, toplam ciro ve toplam harcama gibi kriterler açısından müşteri davranışını irdelediğimizde çok net bir resim ortaya çıkıyor: Duygusal açıdan memnun olanların getirisi, rasyonel açıdan memnun olanlara göre çok daha fazla oluyor. Yani daha çok ve daha sık satın alıyorlar. Oysa her iki grup da eşit derecede memnunlar. Ayrıca rasyonel açıdan memnun olanların davranışı, memnun olmayanların davranışından da pek farklı değil.

Beynimiz ve duygusal bağlılık

Bir ürüne, hizmete veya bir markaya duygusal olarak bağlılık gösteren bir kişinin beyin aktivitesi, diğer müşterilerinkinden farklı olabilir mi? Evet farklı oluyor. Kişi bağlı olduğu ve olmadığı markayı düşündüğünde, beyin aktivitesi bağlı olduğu firma söz konusu olduğunda çok daha fazla oluyor. Bu aktivite beyinde duyguların işlendiği bölgede yer alıyor. Bu da bize; duygusal bağlılıkla satın alma arasında güçlü bir nörolojik bağ olduğunu gösteriyor. Daha da ilginci duygusal memnuniyeti yüksek olan gruplarda:
1. Daha çok harcama yapılıyor. Bir otel zincirinde bu oran yüzde 100'e ulaşıyor. 2. "Müşteri kaybı" yüzde 37 daha az.
3. 12 ay içinde harcama oranını yüzde 67 daha fazla arttırıyor. Oysa bu artış rasyonel olarak memnun olanlarda yüzde 8 düzeyinde kalıyor.
4. Bir süpermarket zincirinde mağazayı ziyaret yüzde 20 daha fazla ve mağazaya katkı yüzde 100 daha fazla.
5. Bir TV kanalını bir misli daha fazla seyrediyorlar ve reklamları izleme oranı yüzde 100 daha fazla.

Kaynak

J.H.Fleming, C.Coffman, J.K.Harter. Manage Your Human Sigma. Harvard Business Review, July-August 2005
09.12.2007

Benzer İçerikler :

Kendimize Ettiklerimiz

Geçen hafta “benliğimizin” ya da “benlik duygumuzun” nasıl oluştuğunu sorgulamış ve meseleyi şöyle özetlemiştik: 1. Başkalarına...

Zihnimizdeki Engel: Mükemmel Lider İmajı

Geçtiğimiz hafta, küresel kriz ortamında dahi çalışanlarını motive etmeyi ve insanları peşinden sürüklemeyi başararak bizi şaşkınlık içinde bırakan liderlerden ...

Müşteri Bağlılığı

Var olan müşterileri korumanın ve dahası, onların yeni müşteriler getirmelerini sağlamanın yolu nedir? Önümüzdeki haftalarda, müşterilerinizi sadık ve kazançlı ...

İstanbul Nereye

İstanbul’un asayiş durumu hepimizi ciddi biçimde rahatsız etmeye başladı. Yaşadığımız rahatsızlıkla İstanbul’un asayiş bozukluğu arasındaki...

İlginizi Çekebilir :

Akıldışının Cazibesi - Son Söz

Bildiğiniz gibi, bir süredir, insanın irrasyonel tarafı üzerine konuşuyor; sıklıkla inkar edilen bu yönümüzün, hayatımızdaki yansımalarına değiniyor ve çeşitli ...

Mahalle Baskısı

Neredeyse bir yıl olmuştur, hepimizin hocası Prof. Şerif Mardin’in ‘mahalle baskısını’ gündeme getirmesi. Sanki hiç mahalle görmedik ve baskı ...

Davranışsal Ekonomi Üzerine - IV

Geçen haftaki yazımızda geleneksel ekonominin genellemeleriyle insanı standardize ettiğinden ve “öngörülebilir” varsaydığından, bu yaklaşıma meydan ...

Kısa Kısa

Her yıl, psikoloji alanında çok çeşitli bilimsel çalışmalar yapılıyor; bazıları, öngörülerimizi destekliyor, bazıları ise ters düz ediyor. Sürekli, insana dair ...