Emre Konuk

Çocuğunuzun Güçlü Yanları - 3

Bu yazı dizisinde, içsel bir motivasyonla, en doğal biçimiyle yaptığımız aktivitelerden, girdiğimiz ilişki biçimlerinden, öğrenme tarzlarından söz ettik. İçsel motivasyonla yapılan şeylerin en başında oyun geliyordu ve oyun oynarken çocuk en içten, en doğal yolla öğreniyordu.

Dünyaya gelen her yeni yaratık içsel bir motivasyonla oyuna ve keşfetmeye yöneliyor. Oyun, belki de güçlü yanlarımızı en doğal biçimiyle yansıtan, hepimizde ortak olarak var olan ilk aktivitedir. Hayat devam ettikçe, genetik ve sosyal aktarımların, etkileşimlerin etkisi ile güçlü yanlarımızı yansıtan aktiviteler de farklılaşır.

Ne olacak bu çocuk?

Her birimizin harekete geçmesine neden olan, güçlü ve özgür hissettiren durumlar ve eylemler farklı farklıdır. Aynı davranışları, her birimiz farklı nedenler, farklı istek, arzu ve dürtülerle yapıyor olabiliriz. Kimi zaman, çocuÄŸumuza bakarız, her haylaz çocuk gibi haylazlık yapıyordur iÅŸte, ya da her uslu çocuk gibi sessiz sakin oyun oynuyordur kendi kendine. Her çocuk gibi kumdan kaleler yapıyor, her çocuk gibi ders çalışmayı sevmiyor, her çocuk gibi durmadan soru soruyordur. Kimi zaman da tam tersini yaÅŸarız, “yahu bu çocuk hiçbir çocuÄŸa benzemiyor” deriz; herkes bir ÅŸey yaparken o baÅŸka bir ÅŸey yapıyordur. İki türlü de, bu düşünceler gelir bir soruya baÄŸlanır “yahu ne olacak bu çocuk?”.
Bu sorunun yanıtını vermek maalesef zordur. Anne babaya bunun gereksiz bir kaygı olduÄŸunu söylesek, “olacak bir ÅŸey” deyip geçsek de, elbet hayatın birçok noktasında, çocuÄŸunuzun kendi içinde de oluÅŸacaktır bu “ne olacağım ben?” sorusu.  Her seferinde, çocuÄŸunuzun bu soruya kendi içinde vereceÄŸi yanıt kritik bir anlam taşır. Hayatını ne kadar, onu harekete geçiren, doyuran ve motive eden iÅŸlerle doldurabilirse o kadar mutlu olacaktır. Bu da ancak uzun vadede kendini tanıması, güçlü yanlarını gösteren aktiviteleri keÅŸfedip hayatına yayması ile mümkün olacaktır.

Güçlü yanları gösteren aktiviteleri nasıl bileceğiz?

Dedik ki; güçlü yanlarımızı gösteren aktiviteler, bize enerji verir, bizi doyurur, güçlü ve özgür hissettir. Bunun zıttı olan aktivitelerse, daha çok tükenmişlik hissi ve isteksizlik verirler.

Bütün aktiviteler aslında küçük adımlardan oluÅŸur. ÇocuÄŸunuzun son derece sıradan görünebilecek doÄŸal ve dürtüsel bir ÅŸekilde yaptığı davranışların altında yatan daha spesifik aktivitelere bakarak yanıtı bulabilirsiniz.  Yapmanız gereken, önce çocuÄŸunuzun, siz ondan istemeden, kendi kendine yaptığı, yapmaktan keyif aldığı, ona enerji ve mutluluk veren aktiviteleri keÅŸfetmek. Sonra da o aktiviteyi giderek daha küçük, net ve belirli hale getirmek. Bunun için iki yöntemden bahsedeceÄŸiz; “baca yöntemi” ve “5 neden sorusu”.

Baca Yöntemi

1. Çocuğunuzun yaşına göre yapabileceği tüm aktiviteleri onunla birlikte yazın:

• Evde yapılanlar: Uyanmak, odayı toplamak, giyinmek, yemek yemek vb.
• Okulda yapılanlar: Sabah okula gitmek, sınıfa girmek, dersi dinlemek, arkadaÅŸlarıyla oyun oynamak vb.
• Aile ile yapılanlar: AlışveriÅŸe çıkmak, hafta sonu gezmek, sohbet etmek, yemek yemek, vb.
• ArkadaÅŸlarla yapılanlar: Oyun oynamak, sinemaya gitmek, dedikodu yapmak, vb.

2. Sonra her bir aktiviteyi sevip sevmediğini işaretlemesini isteyin. Seviyorsa yeşile, sevmiyorsa kırmızıya boyayabilir örneğin.

3. Her aktiviteyi neden sevdiğini ya da neden sevmediğini açıklamasını isteyin.

4. Sevdiği aktiviteleri birkaç kategoriye ayırmasına yardımcı olun ve tam olarak neyi sevdiğini sorun. Örneğin, odayı düzenlemek; yayıntıyı kaldırmak, kirlileri kirliye atmak, odayı dekore etmek gibi alt aktivitelerden oluşabilir. Ona en çok hangisini sevdiğini sorun.

Neden Yöntemi

Günlük sohbetlerinize rahatça uygulayabileceğiniz bir yöntem bu. Aşağıdaki gibi diyalogları zaman zaman kullanın.

- En çok hangi dersi seviyorsun?
- Matematik.
- Neden?
- Çünkü problem çözmek hoşuma gidiyor.
- Neden?
- Doğru yanıtı bulduğumda iyi hissediyorum.
- Neden?
- Bilmem… Galiba kazanmayı seviyorum!

Bu basit diyalog, bize basit bir şey söylüyor aslında. Belki de matematiği çok seven çocuğunuz, matematik öğretmeni olmak yerine biraz daha rekabet içeren bir işle uğraşmak isteyebilir.

Önümüzdeki hafta, ilişkilerdeki güçlü yanları nasıl keşfedeceğimize değineceğiz.

25.06.2010

Benzer İçerikler :

Archie'nin Bekarlar Barı

Geçen hafta konuyu şöyle bağlamıştık: 1. İnternette kurduğum ve sürdürdüğüm ilişkide, bir yandan kendimi istediğim ölçüde gizlerken, öte yandan fantezilerimi ...

İlişkiler ve Mutluluk - 2

Geçen hafta sosyal bağlardan ve ilişkilerden beslenen mutluluktan söz ettik. Sosyal ilişkilerimizin alışkanlıklarımızdan sağlığımıza kadar ne ölçüde etkili ...

Seçim Mimarisi

Geçen hafta “mahalle baskısından” söz ederken birkaç sonuç çıkarmıştık: “Mahalle” aslında iliÅŸki içinde bulunduÄŸumuz, kendine özgü ...

Kendini Gerçekleştiren Kehanetler

Geçen hafta David Rosenhan’ın bir araÅŸtırmasını özetlemiÅŸtim. Sekiz sahte hasta, yani normal kiÅŸi, akıl hastanesine sanki hastaymış gibi baÅŸ...

İlginizi Çekebilir :

Yüzleşme

Anneler ve babalar bazen aralarındaki sorunlarla baş edemediklerinde kavgayı çocuklar üzerinden sürdürür. Koalisyonlar ona göre oluşur. Biri anneye, öbürü ...

Åžiddet ve Boyun EÄŸme

Genellikle sorulur: Nasıl oluyor da bir Hizbullah üyesi evinin bodrumunda bir insanı işkenceyle öldürüp, parçalara ayırıp gömüyor, sonra da, hiç bir şe...

Yetkinlikler Meselesi 5

Geçen hafta, “Yetkinlikler Meselesi” ile ilgili olarak yanlış anlaşılan bir kaç noktayı netliÄŸe kavuÅŸturmaya çalışmıştık. Parantezi kapayÄ...

Fransa Nasıl Kurtulur?

Yıllar önce davetli olduğum bir yemekte global ölçekte büyük bir Fransız firmasının Genel Müdürü ve eşiyle tanışmıştım. Masamızda benden başka hemen herkes ...