Emre Konuk

Ruh İkizimi Ararken 2

Önce geçen haftadan kısa bir özet yapalım:

1. Eğer hedefimiz ilişki ağımızı genişletmek ve bunun yanında anlamlı, istikrarlı, duygusal ilişkiler oluşturabileceğim bir ortamı yaratmak ise, Internet sayesinde bu çok daha kolay bir hale gelmiş durumda.
2. Sorun artık ulaşabilmek değil. Sorun; her zamanki sorun: Nasıl eleyeceğim? Normal yaşamda tanıma, duygusal yakınlaşma ve cinsellik eleme sürecinde birlikte yürür. Paketin içinde cinsellik, özellikle erkekler için ön planda gelen “performans kriterlerinden” biridir. Bu da hanımlar için sıkılıkla sorun yaratır.
3. İlk karar verilecek şey: “Yalnızca çıkmak” mı istiyorum, yoksa “anlamlı ve istikrarlı” bir duygusal ilişkiyi mi düşünüyorum. Bu önemli; çünkü her iki durumda ortak yanlar olsa da, son analizde beklentiler birbirinden çok farklıdır.
4. Bir de şöyle bir soru sorduk: Uyumlu bir ilişkiyi neredeyse garantileyecek kriterler var mıdır? Yani bir kişiyle kısa bir beraberlikten sonra dahi, ilişkinin uzak geleceği ile ilgili doğru bir tahminde bulunmak mümkün müdür?

Aşk Evliliği

Aşkın büyüklüğü ve yoğunluğu, uzun süreli ve doyumu yüksek bir beraberliği garantiler mi? Maalesef hayır. Büyük aşkla bir araya gelmiş kişilerin bir zaman sonra nasıl birbirlerinin gırtlağına sarılacak hale geldiğini, en azından yaşamı birbirleri için yaşanmaz hale getirdiklerini herhalde hepimiz görmüşüzdür.

Sürecin kısa bir analizini yapmakta fayda var. Yoğun duygular yaşadığımızda olan herşey aşık olduğumuzda da geçerlidir. Bilinç daralır ve nokta vuruşa geçeriz. Çok öfkelendiğimizde, çok hırslandığımızda, çok sevindiğimizde başka herşeyi unutup hareket ederiz. Aşık olduğumuzda da böyle davranırız. Öfkemiz bir-iki dakikada geçer ve “normale” döneriz. Ama aşk birkaç dakikalık bir yaşantı değildir.

Yoğun duygular yaşadığım bir insanla aynı zamanda uzun süreli bir ilişkiyi düşünüyorsam, bazı kör noktaların hızla oluştuğunu, dolayısı ile ciddi risk aldığımı bilmem gerekir. İstikrarlı ve uzun süreli doyum alacağım bir ilişkiye katkıda bulunacak pek çok değişkeni hesaba katamıyacağım, daha da önemlisi algılasam bile kulak ardı edeceğim demektir.

Bu ne demek? Normal hallerde bile uygulamada zorluk çektiğimiz “karşımızdakinin niyetini ve davranışlarını okuma” yetimizi, “yalnızca görmek istediğimizi görerek” neredeyse sıfırlıyoruz demektir. Bunun da bedeli çoğu zaman ağır ödenir.

Birkaç örnek daha iyi anlatacak:

1. Terapist: Dört yıldır evlisiniz. Eşinizin çok çabuk öfkelendiğini, bazen ortalığı dağıttığını, çok kıskanç olduğunu söylüyorsunuz. Evlenmeden önce de bayağı uzun bir beraberliğiniz var. Bazı işaretler almadınız mı?
Danışan: Aldım tabii. Trafikte deliye dönerdi. Bir keresinde gece kulübünde bir arkadaşımızla samimi olduğum diye arabadan atmaya çalıştı.
Terapist: Anlaşılan pek uyarıcı olmamış.
Danışan: Üniversitedeyken bir kız arkadaşı biriyle ilişki kurup terk etmiş. Evlenince güven gelir diye düşündüm.
2. Danışan: Evlenmeden önce de çok titizdi. Hep dediği olsun isterdi. Hep alttan alarak idare ederdim. Zamanla değişir diye düşündüm.
3. Danışan: Evlenmeden önce çok aktif bir gece hayatı vardı. Çok sayıda ilişkisi olmuştu. Bana da anlatırdı. Bazan sosyal ortamlarda kadınlarla ayaküstü flört ettiğini görürdüm. Rahatsızlığımı zaman zaman belirttim. Beni sevdiğini biliyordum. Ta ki internette o acayip ilişkileri öğrenene kadar.
4. Danışan: Evlenmeden çok önceleri annesinin günde birkaç defa araması doğrusu rahatsız ederdi. Birkaç defa programı bozup annesine gitmişti. Evlendikten sonra hayat cehenneme döndü. Neredeyse her hafta sonu annesine gitmek zorundayız. Ne o torununu görecekmiş.
09.11.2007

Benzer İçerikler :

İkna - V

Bildiğiniz gibi bir süredir çeşitli sosyal etki unsurları ve ilgili ikna stratejileri üzerine konuşuyoruz. Son olarak geçtiğimiz hafta, insanların kişisel ...

Dil Ve Kognisyon

Dünyada 7 bin küsur yaşayan dil olduğu söyleniyor. Bu diller, bildiğiniz gibi,fonetik, morfolojik, semantik, etimolojik ve çeşitli bakımlardan birbirinden çok ...

Ne olacak bu Lübnan'ın hali?

Terapistlere travma eğitimleri ve süpervizyonları için birkaç yıldır netameli coğrafyalara gidip geliyorum. Hem monoton hayatıma bir renk katılıyor, hem de ...

İşyerinde Taciz Mobbing

Geçen hafta iş yerinde psikolojik taciz, yıldırma, iş yerinde zorbalık ve iş yeri travması olarak adlandırabileceğimiz davranışları “mobbing” ile...

İlginizi Çekebilir :

İşte Mutluluk - III

Geçtiğimiz haftalarda iş hayatında mutlu hissedebilmek üzerine konuşmuş; birçoğumuzun, işi, tamamen zevkten yoksun bir zorunluluk olarak gördüğünü ve başta...

Dayanıklılık 3

Son iki hafta “hayatta dayanıklı olma” üzerinde durduk, kaldığımız yerden de devam ediyoruz. Ama önce bir özet: Deprem, kaza, iş kaybı gibi çok ...

Dostlara Dair

Dostlar pek çok açıdan yaşamımızın “olmazsa olmaz” birer parçası. Ancak zaman zaman yoğun hayat temposu içinde kendimize odaklanmaktan bizler için ...

Hayatın Tuzakları 2

Birkaç haftadır travmalardan ve ‘Hayatın Tuzaklarından’ söz ediyoruz. Önce kısa olmasına gayret ederek bir özet yapalım: 1. Bir yaşantının ...