Basında Dbe

Bırakın çocuğunuz güneşi maviye boyasın

Bırakın çocuğunuz güneşi maviye boyasın

Bırakın Çocuğunuz Güneşi Maviye boyasın, Gökyüzünü Kırmızı Renkte Hayal Etsin

Tahta parçasından kayık, karton kutudan uçak yapsın ki yetiÅŸkin birey olduÄŸunda karşılaÅŸtığı problemler karşısında alternatif çözümler üretebilsin. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden klinik psikolog GülÅŸah Ergin ve AyÅŸegül Moral, hayal gücü geliÅŸmiÅŸ çocukların ileride sorunlarla karşılaÅŸtıklarında nasıl davranış sergileyeceklerini anlattı ve hayal gücünü geliÅŸtirmek için birtakım öneriler verdi.

Uzman Klinik Psikolog Gülşah Ergin:

“Hayal gücü, zihnin hayal edebilme yani olmayanı ya da görülemeyeni zihinde canlandırabilme becerisidir ve tüm çocuklarda doÄŸuÅŸtan vardır. Bu zamanla ya geliÅŸir ya da körelir. Buna yön veren en önemli faktör ailedir. Bu noktada anne-babalar tarafından yapılan en büyük hata çocuklarına “olması gereken”i öğretmeye çalışmaktır. Yani güneÅŸi maviye, gökyüzünü sarıya boyayan bir çocuÄŸu hata yapmış olarak algılayıp onu düzeltmeye çalışmak, eleÅŸtirmek daha da kötüsü bunun için ona kendini suçlu hissettirmektir. Halbuki hayal gücünde sınır yoktur: Orada güneÅŸ mavi de olabilir, yeÅŸil de. Bu tarz yanılgılara düşen anne-babalar çocuklarda doÄŸal olarak bulunan bu yeteneÄŸi kullanmalarını engellemiÅŸ ve uzun vadede de onu köreltmiÅŸ olurlar. Bu durum, çocuÄŸun özgün fikirler bulma ve problem çözme gibi baÅŸka becerilerini geliÅŸtirebilmesinde ciddi bir tehdit oluÅŸturur. Hayal gücü desteklenmemiÅŸ bir çocuÄŸun orijinal fikirler üretebilmesi ya da yaÅŸamda karşılaÅŸtığı problemlere karşı alternatif çözüm yollarını düşünüp uygulayabilmesi de çok zordur. Çocukların hayal güçlerini desteklemek için izlenebilecek en doÄŸru yol onlara uyarıcı açısından zengin ortamlar saÄŸlamak olacaktır. Bu çocukların mümkün olduÄŸunca farklı renklerle iç içe olması, farklı sesler duyması, farklı materyallere dokunması gibi beÅŸ duyu oranıyla keÅŸfedebileceÄŸi, olabildiÄŸince deÄŸiÅŸik öğrenme ortamlarının saÄŸlanması demektir.”

Böyle ortamda yetiÅŸen çocukların iç dünyası zenginleÅŸir ve dış dünyaya karşı duyarlılığı artar. 2-3 yaşından sonra dil ve zihinsel geliÅŸime baÄŸlı olarak çocuk, soru sorarak ve oyun oynayarak dünyayı keÅŸfeder. Gösterilmesi gereken en doÄŸru yaklaşım sorulara uygun bir ÅŸekilde yanıt vermek ya da kendisinin bulması için ona yardımcı olmak olacaktır. Ayrıca sınırlar, kurallar kovmadan, içinden geldiÄŸi gibi oyun oynaması için teÅŸvik etmek de çocuÄŸun aktif öğrenmesini ve hayal gücünü geliÅŸtirecektir. Böylelikle merakını ortaya koyabilen, fikirlerini ifade edebilen ve yaparak-yaÅŸayarak öğrenen çocuk, öz güveni yüksek bir birey olacaktır.

Uzman Klinik Psikolog Ayşegül Moral:

“Çocukların bir yetiÅŸkin tarafından kısıtlanmadan ve herhangi bir ÅŸey öğrenme kaygısı yaÅŸamadan serbestçe oynadıkları hayali oyunlar, geliÅŸimin çok önemli bir parçasını oluÅŸturur. GeliÅŸimsel süreçlere bakıldığında çocuÄŸun hayal gücü geliÅŸiminin oyun kurma becerilerinin geliÅŸimiyle paralel olduÄŸu görülür. Ä°lk yıllarda çocuk fiziksel becerilerine dayanan oyunlar oynarken daha sonraki yıllarda bu oyunlar yerini somut ve soyut oyunlara bırakır. Ä°lk dönemlerde çocuklar hareket becerilerine yönelik olarak atma, tutma, koÅŸma oyunlarını daha çok oynar ve zevk alırlar.”

AkÅŸam Gazetesi / 25.04.2015

Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.

Benzer İçerikler :

Anneyim, Çalışıyorum, Suçluyum!

En çok "suçluluk duygusu" ile başa çıkmakta zorlanan çalışan anneler, ellerinden geldiğince çocuklarıyla ilgilenseler de tüm zamanını onunla...

TEOG'da tercih dönemi bitti ama heyecanı sürüyor

"Aileler Sınav Sonuçlarını Kendi Kişisel Başarılarının Bir Uzantısı Olarak Görmemeli" Bir milyondan fazla ortaöğretim öğrencisi TEOG tercihlerini ...

Kadına Yönelik Şiddet Erkeği de Etkiler

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Türkiye'nin gündemden düşmeyen sorunu kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığı tekrar tartışmaya açtı. Kadına yönelik şiddetin ...

Sözleşme Yapmadan Olmaz

Romantik bir iliÅŸkiye baÅŸlarken sözleÅŸme yapanların sayısı artıyor. SözleÅŸme maddeleriyle romantizmi yan yana düşünemiyor musunuz? Belki de bakış açınızÄ...

İlginizi Çekebilir :

Klinik psikolog Emre Konuk: Çocuklar kolay atlatacak

Klinik psikolog, Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurucu BaÅŸkanı Emre Konuk, salgının getirdiÄŸi kısıtlamaların  “travmatik” olmadığını belirterek ...

YaÅŸlanmaktan Korkuyorum!

Siz, siz, siz... Ortaokul ve lise yıllarında biran önce büyüyüp bağımsızlığımızı ilan etmek isterken, yaşımız ilerledikçe panik duygusuyla tanıştık. Gözün ...

Yeni Mezunlar İçin İş Bulma Stratejileri

İş aramak, yeni mezunlar için zorlu bir süreç. Peki, iÅŸ aramaya baÅŸlayan bir yeni mezun nelere dikkat etmeli? İşte özgüveni kaybetmeden ve ümitsizliÄŸe...

Çocuğunuza okuyun!

"Çocuğunuza Okuyun! Ne Okuduğunuzun Önemi Yok..." Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırılması ve kitap seçimi konusunda Davranış Bilimler...