Karne Çocuğun Başarısındaki Tek Ölçüt mü?
Karne, çocuğun bir senelik çalışma performansının değerlendirilmesinin yazılı ve resmi belgesi veya çocuğun tüm dönem yaptıklarının ortalaması olarak algılanabilir. Peki, alınan karneler doğru bir şekilde nasıl değerlendirilmeli? Değerlendirme sonucunda çocuğun daha başarılı yeni bir dönem geçirmesi için nasıl bir tatil programı belirlenmeli? DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal yaz tatilini hem verimli hem de eğlenceli geçirmenin yollarını şöyle açıklıyor…
Ebeveyn ve çocuk, karne notu ile dönem içinde o ders için yapılan çalışmanın ne kadar tutarlı olduğu konusunda bir analiz yapmalıdır. Başka bir deyişle çok çalıştığı halde düşük not mu aldı, çalışmadığı için kırık not mu getirdi yoksa düzenli bir çaba gösterdi böylece de karnesinde o dersten yüksek bir not mu aldı sorularının cevapları aranmalıdır. Bu değerlendirmeyi ebeveyn ve çocuk ne kadar birlikte ve nesnel yapabilirse çocuğa bundan sonraki sene için de o kadar faydalı olabilecek bilgiler ortaya çıkar. Hak ettiği notu alamayan çocuğun çalışma alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekebilir. Karne notları doğru bir şekilde değerlendirildikten sonra yaz aylarının nasıl geçirileceği hakkında çocuğun da talep ve beklentilerini göz önünde bulundurarak bir program yapılmalıdır.
Yaz tatilinin en önemli akademik hedefi o ders yılını içinde çocuğun bilgi ve beceri olarak yakaladığı noktayı kaybetmemesi yönünde olmalıdır. Örneğin çarpım tablosunu tamamıyla öğrenen bir çocuğun ilk hedefi çarpım tablosuyla problemler çözmeyi öğrenmek değil, çarpım tablosunu unutmamak olabilir. Bunun üzerine eklenecek her bilgi elbette kâr olacaktır; ama ilk amaç, bitirilen senenin bilgilerini muhafaza etmek, yani öğrenilen konuların tekrarını yapmaktır.
“Yaz tatilinde çocuklar sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmeli”
Akademik hayatta bilgiler kitap üzerinden verilir. Yapılan araştırmalar, yaşantısal deneyimlerle yapılan öğrenmelerin zihni hem daha çok beslediği hem de bu bilgilerin daha kalıcı olduğu yönündedir. Yaz ayları özellikle çocukların doğayı öğrenmeleri için bulunmaz bir fırsattır. Bir fizik dersinde birçok formülle öğreneceği denge kavramını, yaşantısal bir deneyim olan ağaca tırmanmayla pekâlâ kavramsal olarak öğrenebilir. Bu nedenle yaz tatilinde çocukların mümkün olduğunca sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmeleri önemlidir. Ebeveynler güvenli olduğunu bildikleri yerlerde, çocuğun sokakta oynamasına da izin vermelidir. Sokakta oynamak hem fiziksel gelişim hem de bilişsel gelişimin yordama alanı için faydalıdır.
“Yaz tatilleri kitap okumak için iyi bir fırsat”
Yaz tatilinin olmazsa olmaz parçasının kitaplar olduğunu belirten Soysal, “Ders yılı içerisinde çoğunlukla ders kitaplarını okuma önceliği olan çocuklar için yaz tatili farklı konularda kitap okumak için bulunmaz bir fırsattır. Özellikle günün en sıcak saatleri, kendi seçtikleri kitapları okumaları için uygun zaman dilimi olabilir. Yaz tatilinde okuyacakları kitapları seçme konusunda çocuklar özgür bırakılmalıdır. Okumayı bir zorunluluk değil, keyif alınan bir tercih olarak görürlerse kitapla aralarında kurdukları bağ çok daha kuvvetli olacaktır. Ayrıca, yaz tatilini çocuğun bireyselleşme sürecine bir vesile olarak değerlendirmek de mümkündür. Çocuk, anne babanın katılmadığı bir gençlik kampına gidebileceği gibi, şehirden uzakta doğayla iç içe yaşayan anneanne, babaanne, dede ziyareti de yapabilir. Sonuç olarak, yaz tatili akademik eksikliklerin kapatıldığı, kazanılmış bilgilerin muhafaza edildiği bir dönem olarak görülmeli; fakat yoğun ve yorucu geçen bir ders yılından sonra çocuğun özellikle fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarının beslenmesi gereken bir süre olduğu da unutulmamalıdır.”
TRT Haber / 01.06.2015
http://www.trthaber.com/haber/egitim/karne-cocugun-basarisindaki-tek-olcut-mu-253361.html
Benzer İçerikler :
Yoğun geçen bir yılın ardından tatile çıkmak ne büyük mutluluk. Aylar öncesinden başlar tatil heyecanı. O gün iple çekilir her ne kadar tatil herkes için...
Bir ilişki iki bireyin "biz" olabilmesi ile gerçek anlamını buluyor. Ancak henüz "ben" olamadan "biz" olmaya çalışan çiftleri ...
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü, Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF Türkiye) tarafından 3-4 Mayıs 2016 tarihlerinde düzenlenecek 5. Koçluk...
Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) 17 Ağustos 1999'da merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan Marmara depreminin 20. yılı dolayısıyla "20 Yıl ...
İlginizi Çekebilir :
Evin içine dağılmış oyuncaklar, köşelere atılmış kıyafetler, salonun ortasında duran okul çantası... Anne babaların karşılaşmaktan hoşlanmayacakları görüntüler ...
Evlilik deyince koşarak uzaklaşanlardan mısınız yoksa hem güzel hem mutfakta becerikli hem de her daim ihtiraslı bir eşin hayalini kuranlardan mı? Siz hangi ...
Bazen çareyi bağırmakta buluyor olabilirsiniz fakat çocuklarınızın yaramaz olmasının, sözünüzü dinlememesinin ya da istediğinizi yapmamasının asıl sebebi ...
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü In Business Dergisi Röportajı Ayşegül Horozoğlu ACC Profesyonel Koç ve Psikolog DBE ...









