Leylekler mi getirdi?
Leyleğin ağzındaki "bebek" artık tarih oldu. Artık çocuklar "Anne, beni leylekler mi getirdi?" diye sormuyor. Ama çoğu nasıl dünyaya geldiğini merak ediyor, ebeveynlerinden cevap almaya çalışıyor. Aileler de hiç beklemedikleri bir anda karşılarına çıkan bu soru karşısında şaşırıp kalıyor. "Ne yapmak, ne demek lazım?" diye düşünenlere, işte Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Klinik Psikolog Açelya Şahin Fırat'ın güzel açıklamaları:
Çocuğun cinsel kimliğini fark etmesi, 3 yaşından itibaren görülen normal bir gelişim süreci. Bu süreçte çocuğunuzdan gelen sorulara ve sergilediği cinsel davranışlara olan tutumunuz, hem onunla ergenlikteki ilişkinizi hem de cinsel hayatının kalitesini belirleyecektir.
Posta / Cumartesi Postası / 22.02.2014
Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Fransa'da boşanma davalarını hızlandırmak için hazırlanan yasa tasarısı, tüm dünyada sonrasında yaşanabilecek psikolojik sorunlarla ilgili tartışmaları da ...
Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren bir keşif serüveninin içine girerler. Bebeğin ilk dönemlerindeki merakı tamamen içgüdüsel olsa da...
Maden faciasından yaklaşık 10 bin kişinin etkileneceği ve ailelere hızla psikolojik destek sağlanması istendi. Ruhsal sorunlar gelişecek. Uzman Psikolog ...
Pozitif Disiplin yöntemi ile yetişen çocuklar yaşamını düzenleyen, organizasyon becerisi gelişmiş, öz güvenli, üreten bir yetişkin olmaya adaydır. Son yıllarda ...
İlginizi Çekebilir :
Türkiye’deki artan boşanmaları değerlendiren uzmanlar; şehir hayatının, teknolojinin, sosyal medya alışkanlığının ve televizyon dizilerinin aile hayatını ...
Evin içine dağılmış oyuncaklar, köşelere atılmış kıyafetler, salonun ortasında duran okul çantası... Anne babaların karşılaşmaktan hoşlanmayacakları görüntüler ...
İyimser düşünme becerisi, mutluluk için en önemli erdemlerden biri. Bu düşünce biçiminin anne baba tarafından küçük yaşlarda öğretilmesi gerekiyor. Sadec...
Hepimiz kendi kendimize olmayı seviyoruz. İnternet teknolojilerinin de etkisiyle yalnızlığımızı pekiştiriyoruz. Ama ya duygular... İletişim araçları cenneti...









