Basında Dbe

Sosyal Fobiden Kurtulmak Elinizde

Sosyal Fobiden Kurtulmak Elinizde

Sosyal fobi, bir tip kaygı bozukluÄŸu. Gençlerde 14 ile 20’li yaÅŸlarda sıklıkla yaÅŸanıyor. Tanımadık insanların arasında olunduÄŸunda korku, yoÄŸun kaygı ve stres gibi duygulara sebep oluyor. Tedavisi mümkün. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Dr. AyÅŸe Bombacı anlatıyor.

Sosyal Fobi Nedir?

Sosyal fobi, toplum içinde konuşmak, yemek, bir etkinliğe katılmak ya da okulda sunum yapmak gibi sosyal ortamlarda kendini belli eden bir tip kaygı bozukluğu. Özellikle tanımadık insanlarla iletişime geçmek ve başkalarının gözü önünde bulunmak, sosyal fobisi olan kişiye aşırı rahatsızlık verir. Bu kişiler, başkaları tarafından olumsuz yargılanmaktan ya da reddedilmekten korkar. Sosyal ortamlarda kendini rezil etme veya gülünç duruma düşürme kaygısı da sürekli yaşanır. Kaygıların abartılı ve çoğunlukla nedensiz olduğunu fark etmek, bunu değiştirmek için yeterli değil. Bu yüzden kişi, kaygısını tetikleyen her sosyal ortamdan ya tamamen kaçar ya da bu ortama büyük sıkıntı içinde katlanır.

Kızarmak, Titremek, Bulantı

Sosyal fobinin bedensel, biliÅŸsel ve davranışsal olarak üç ana alanda belirtileri söz konusu. Sosyal ortamlar içinde tetiklenen korku tepkisiyle birlikte kızarmak, titremek, terlemek, kalp atışlarının hızlanması, mide bulantısı, kaslarda gerginlik gibi bedensel belirtiler yaÅŸanır. BiliÅŸsel düzeyde ise, kiÅŸi ne kadar yetersiz ve deÄŸersiz olduÄŸunu düşünür. Tipik düşünce kalıplarından biri de kiÅŸinin uygunsuz bir davranış göstererek rezil olacağına ve baÅŸkalarının onu aptal, zayıf ve korkak olarak deÄŸerlendireceÄŸine  inanmasıdır. Davranışboyutunda çoÄŸunlukla, göz kontağı kurmaktan kaçınır, mümkün olduÄŸunca az ve sessiz konuÅŸur ve korkulan sosyal durumlardan uzaklaşırlar.

Tetikleyen Risk Faktörleri

Sosyal fobide etkili olabilecek çeÅŸitli risk faktörlerinden bahsetmek mümkün. Biyo-psikososyal bir etkileÅŸim modeli içinde deÄŸerlendirilen bu risk faktörlerinin bir  araya gelmesiyle hastalıktetiklenebilir. DoÄŸuÅŸtan gelen mizaca baÄŸlı özellikler, erken çocuklukta görülen yeni ve tanıdık olmayan durumlardan aşırı rahatsız olma, çekingen davranma buna örnek gösterilir. DiÄŸer önemli risk faktörü ise sosyal gruplar içinde yaÅŸanan alay edilme, hor görülme ve dışlanma gibi travmatik deneyimler. ÇocuÄŸun özgüven geliÅŸimini olumsuz etkileyebilecek aşırı korumacı ebeveyn tutumları da risk.

Nasıl Yaklaşılmalı?

Sosyal fobi psikolojik bir rahatsızlık olarak algılanmayabilir. Çünkü sosyal fobisi yüzünden çekingen davranan çocukların durumu, efendi olmakla karıştırılır ve toplum tarafından hoş karşılanır. Bu da teşhisi ve erken dönemde tedaviyi engellediği için sorun kronikleşir. Ebeveynler ve öğretmenler gençlerde sık rastlanan bu kaygı bozukluğu ile ilgili bilinçlendirilmeli ve tedavi imkânı hakkında bilgilendirilmeli. Bu çocukların, duyarlı, güven telkin eden, sıcak yaklaşıma ihtiyacı var. Toplumdan dışlanmaları engellenmeli.

Akademik Başarıyı Etkiliyor

Sosyal fobi yüzünden acı çeken kişinin hayatı birçok anlamda olumsuz etkilenir. Herkesin içinde bir şey sormak ya da bir soruya cevap vermek zorunda kalmak, başkalarının önünde sunum yapmak yoğun strese yol açar. Böyle durumların çoğu okulda gerçekleştiği için sosyal fobi yaşayanların akademik başarısı da yardım alınmadığı takdirde son derece olumsuz etkilenir. Diğer öğrencilerle ilişki kurmada zorlanma, öğretmenle konuşmada çekingen davranma ve artan sınav kaygısı yüzünden bazı vakalarda okul hayatını yarıda bırakma ve mesleki eğitimin gerçekleşmediği görülebilir.

Ayrıca sosyal ilişkileri de sekteye uğrar. Yakın arkadaşlıkların kurulmaması, bireyin kişilik gelişimi için önemli olabilecek olumlu etkilerinden uzak kalmasına ve giderek yalnızlaşmasına yol açar. Sosyal ilişkilerin azlığı ve devamlı yaşanan güvensizlik hisleri yüzünden bu kişilerin depresyona girme riski oldukça yüksektir.

Sosyallikten Kaçmayın, Yüzleşin

Kişinin için, hapsolduğu yalnızlıktan çıkabilmesi ve sosyal ortamlarda açığa çıkan korkularıyla baş edebilmesi için, psikoterapi ve psikolojik kendine yardım grupları, uygulanan etkili tedavi yöntemleri. Tedavide kullanılan yaygın yaklaşımlardan biri de, bilişsel-davranışçı terapi.

Bilişsel olarak, kişinin olumsuz inançları sorgulanıp, yerine pozitif inançlar koymasına yardımcı olurken; davranış boyutunda ise kişinin kaçındığı sosyal durumla yüzleşmesi ve alternatif davranışları denemesi sağlanır. Örneğin, bir öğrenci okulda söz almak için sesini duyuramadığında, diğerlerinin onu ilginç bulmadığı ve önemsemediği sonucuna varıyorsa bir dahaki sefere bu durumdan kaçınabilir. Psikoterapi, kişinin vardığı bu sonucu sorgulamasına ve aynı durumu yeniden yaşadığında olumlu deneyimler kazanmasına yardımcı olur.

Sosyal ortamlarda yaÅŸanmış travmatik deneyimlere baÄŸlı olarak geliÅŸen sosyal fobilerde ise Göz Hareketleriyle DuyarsızlaÅŸtırma ve Yeniden İşleme (EMDR) terapisinin uygulanması etkili ve kalıcı sonuçlar almak açısından son derece önemli. Ayrıca kiÅŸi yaÅŸadığı sosyal sistemden ve aile ortamının etkilerinden bağımsız düşünülemeyeceÄŸi için sosyal fobinin, hayatında nasıl bir fonksiyonu olduÄŸuna ve yakın iliÅŸkilerini nasıl düzenlediÄŸine bakan ‘sistemik terapi yaklaşımı’ da tedavide etkili.

http://www.hurriyet.com.tr/egitim/29550278.asp

14.07.2015

Benzer İçerikler :

Çocuğun Üvey Ebeveynle Büyük Sınavı

Üvey anneyle yaşamak zorunda kalan çocukların hayatına girmek için yapılan en büyük hatalar: Acele etmek, sert tavırlar takınmak, otorite kurmaya çalışmak ve ...

Evliliği sona erdiren yanlışlar

Sonuca bağlanmayan tartışmalar, suçlamalar, kıskançlık, büyütülen sorunlar... Bütün bunlar bir evliliğin baştan yürüyüp yürümeyeceğini gösterebilir. İşte ...

10 Soruda Çocuk ve Aşk

Çocuğunuz, "Anne biliyor musun ben Ali ile evleneceğim" ya da "Baba ben Neşe'ye âşık oldum" diyorsa şaşırmayın ve dalga geçmeyin. Nasıl ...

3 YaÅŸ Cinsel KimliÄŸin KeÅŸfi

Çocuklarda cinsel kimlik oluşumu sanıldığının aksine belirli bir dönemde değil, çocuğun doğumuyla birlikte başlayan bir süreçtir. Diğer gelişimsel alanlar gibi ...

İlginizi Çekebilir :

Mutlu Evliliğin Sırları

Farklılıkları Yönetmek Eş seçiminde birbirlerini tamamlasın diye farklı yanları olsun istenir. Sonra işler değişir, bana benzesin diye uğraşılır. "Beni ...

Mutlu Çocuk yetiştirmenin formülü var mı?

Sağlıklı ve mutlu çocuk yetiştirmek her ebeveynin hayalidir. Peki, 23 Nisan gibi özel günlerin dışında da hayatının her anını bayram mutluluğunda yaşayan bir...

Para ve İş Dünyasının Aile Hayatına Etkileri

TÜİK'in Verilerine Göre 2010'da 572 bin 677 kiÅŸi evlenirken, 116 bin 369 kiÅŸi boÅŸanmış. Uzmanlar, çalışan kiÅŸilerin evliliklerini saÄŸlıklÄ...

Ne! Anne mi olacağım?

Fiziksel olarak 20-30 yaş arası anneliğe en uygun yaşlar olsa da işin psikolojik boyutu biraz farklı. Kadınlar anne olmak için yeterli duygusal olgunluğa...