Emre Konuk

Keşif Alanlarını Desteklemek

Keşif Alanlarını Desteklemek

İnanması ne kadar güç olsa da, insanoğlunun dünyaya getirdiği minik insancıklar, hayatta kalmalarını sağlayan bir dolu refleks, duyu, dürtü, her yaşantıyı kaydeden ve müthiş bir hızla öğrenen bir beyinle doğuyor. Kimi zaman tembel olduğunu düşündüğünüz çocuğunuz aslında her saniye uyum sağlamak, keşfetmek ve gelişmek için üstün bir çaba harcıyor.

Geçtiğimiz hafta, her çocuğun tamamen kendine özgü yeteneklerle doğduğundan söz etmiş ve ister istemez her çocuğun kendi seçtiği bir konu ile kendine özgü bir biçimde, doğal olarak ilgilendiğini söylemiştik. Bizim ise kimi zaman onların bu doğal eğilimlerini budadığımızı ve yerlerine merakını ve hevesini gözardı ederek bir dolu uğraş koyduğumuzu, bu budama işlemini kimi zaman, fark etmeden kendi isteklerimizde ısrar ederek, kimi zaman da onun için neyin iyi olacağına karar vererek yaptığımızı söylemiştik.

Kuralsızlık Değil!

Bu söylediklerimiz çocuklara kural koymamak ve tüm kararları onlara bırakmak gerektiÄŸi anlamına gelmiyor elbette. Bir küçük açıklama yapmak gerekiyor burada; kimi zaman çocukları disipline etmenin güç yanlarından biraz olsun kurtulmak için geliÅŸtirdiÄŸimiz ve “özgür birey yetiÅŸtirmek” adına katlandığımızı söylediÄŸimiz davranışlara hoÅŸgörüyle yaklaÅŸmak  sandığımızın aksine çocuklara kendilerini iyi hissettirmiyor. Çocuk, güvende hissetmek, sınırlarını ve bulunduÄŸu ortamın kurallarını bilmek istiyor. Aile içerisindeki güç dengesine uygun ÅŸekilde davranmak, aslında çocuÄŸu da rahatlatıyor.

Dolayısı ile çocuÄŸun en büyük ihtiyacı, duygusal ya da fiziksel anlamda temel ihtiyaçlarının (onay, sevgi, ilgi, yemek… vb.) karşılanacağından emin olduÄŸu bir güven ortamında, keÅŸfetmek. Gözlemleyin, saÄŸlıklı bir baÄŸlanma yaÅŸayan 2 yaşında bir çocuÄŸun en keyifli anı, annesinin onun için orada olacağını kontrol edip bundan emin olduktan sonra onun kucağından inip büyük bir merakla etrafı keÅŸfe çıktığı andır.

Küçük Ama Büyük Sır: Oyun

Size küçük bir sır: ÇocuÄŸun doÄŸal merakını köreltmeden ona öğretmek, onunla doÄŸru biçimde “oyun oynamak” tan geçiyor. Kimi zaman küçümsediÄŸimiz, kendi iÅŸlerimizle ilgilenebilmek için “hadi oyun oyna” dediÄŸimiz anlar aslında büyük fırsat anları. Sanılanın aksine bu anlarda, ebeveynin doÄŸru müdahaleleri kritik önem taşıyor. Bunun iki temel nedeni var; birincisi, ebeveynle oynanan oyun sırasında, çocukla ebeveynin aynı ÅŸeye dikkatlerini yöneltiyor olması öğrenmeyi ciddi anlamda pekiÅŸtiriyor. İkincisi, oyun sırasında kurulan pozitif iliÅŸki sırasında çocuÄŸun bütün algı kanalları açılıyor.

Oyun Ne İşe Yarıyor?

Çocuklar aile bireyleri ile oyun oynarken:

  • YaÅŸanan sıcaklık iliÅŸkilerini güçlendiriyor, çatışma yönetimini, problem çözmeyi, akıl yürütmeyi, sebep-sonuç iliÅŸkisini, fikirleri sınamayı, iliÅŸki kurmayı ve yönetmeyi, diÄŸerlerinin duygu ve zihinsel durumunu davranış ve mimiklerden okumayı ve bunlara cevap vermeyi ve iÅŸbirliÄŸini öğreniyor.

Oyun ve kurallar arasındaki ilişkiyi belki bir benzetmeyle daha iyi anlatabiliriz. Futbolun uyulması gereken bir sürü kuralı vardır. Ama hiçbir futbolcu bu kurallara uymak zorunda kaldığı için, içinden geldiği gibi oynayamadığından şikâyet etmez.


  • Oyun sırasında yapılan (oyunu yönetme amacı taşımayan) tasvirler, açık uçlu sorular ve açıklayıcı konuÅŸmalar, pozitif duygu ve ortak dikkat yönelimi ile birleÅŸtiÄŸinde, akademik baÅŸarının temelinde yatan dil geliÅŸimini ciddi anlamda geliÅŸtiriyor.

  • Yapıcı biçimde desteklendiÄŸinde çocuÄŸun baÅŸarabileceÄŸine olan inancını ve kendine güven duygularını pekiÅŸtiriyor.

  • En önemlisi de, ebeveynler çocuklarını tanıyor, onların güçlü yanlarının ne olduÄŸunu görüyor.

Bu nedenle yapmamız gereken, çocuğa bu güvenli ortamı yarattıktan sonra:

  1. ÇocuÄŸun bu müthiÅŸ keyif aldığı keÅŸif anlarına, onunla “oyun” oynayarak dahil olabilmek

  2. Bu “oyun” anlarını, çocuÄŸun güçlü yanlarını, yeteneklerini keÅŸfetmek için birer fırsat olarak deÄŸerlendirebilmek

Peki nasıl oyun oynamak gerekiyor? Oyun sırasında çocuğumuzun güçlü yanlarını nasıl fark edeceğiz? Bu konuları önümüzdeki haftalarda detaylı olarak ele alacağız.

Benzer İçerikler :

Beynimiz, duygular ve müşteri bağlılığı

Ne çok işitmişizdir: "İnsan akıllı hayvandır". Ama değildir. Yani aklımızı düşündüğümüzden çok daha az kullanırız. Örneğin; matematik problem...

İkna ve Etkileme: İnsani Zaaflarımız Tehlike mi, Fırsat mı?

İki hafta önce, belirsizlik durumunda karar alırken etraftaki benzerlerimizin yaptıklarını taklit etme eğilimimizden söz etmiştik. Bu eğilimimiz işe yarıyordu ...

Mutluluk Para Getirir mi? 3

İddiamızı yineleyelim: 1. Bir iş yerinde çalışanların mutluluğunun artması; o iş yerinde satış, kar, verim, işten ayrılma, iş kazaları, ölümler gibi pek çok...

Güvenli Bağlanma 3

Son iki hafta Harlow'un maymunlarla yaptığı "bağlanma" deneylerini anlattık. Bebekliklerinde anneleriyle yakın bedensel temas kurması engellenen, ...

İlginizi Çekebilir :

Hayatın Tuzakları 4

Bayağı bir haftadır travmalardan ve hayatın tuzaklarından söz ediyoruz. Son yazıda travmalarımızdan, hayatın tuzaklarından ve onların verdiÄŸi acÄ...

Fiziksel Mutluluk - 2: Uyku ve Genler

Geçen hafta, fiziksel alanda mutlu olabilmek için beslenmenin ve egzersizin öneminden söz ettik. Beslenme alışkanlıklarımız ve yaptığımız egzersizin yalnızca ...

Eğitimde Dönüşüm - V

Geçtiğimiz hafta, ideal yaklaşımı benimseyen öğretmen ve okulların uygulamada kullandıkları yöntemlerden bahsetmiş ve yaklaşımlarının, geleneksel yaklaşıma...

Hayatın Tuzakları 3

Birkaç haftadır ‘Hayatın Tuzaklarından’ söz ediyoruz. Önce kısa bir özet: Bütün tuzaklarda olduÄŸu gibi, hayatın tuzaklarında da, istemeden içinde ...