Acı Anıları Unutmak Mümkün mü?
TRAVMALARIMIZ var. Hepimizin. Büyük küçük. Etkilerini çok iyi bildiğimiz ya da bilmediğimiz. Toplumsal, ailevi, kişisel travmalarımız var... Hayata karşı nasıl bir tavır aldığımız, nelerden hoşlanıp hoşlanmadığımız, karakterimiz deyip üzerimize yapıştırdığımız şeylerin bir kısmı da bu travmaların sonuçları... Peki ya olmasalardı? Travmalardan kurtulmanın bir yolu olsaydı?
Çevremdeki birkaç arkadaşımdan EMDR terapisi gördüklerini öğrendikten sonra bununla ilgili epey meraklandım. Küçük bir Google araştırması sonucu EMDR yöntemini Türkiye'ye getiren ve EMDR derneği kuran kişinin Uzman Klinik Psikolog Emre Konuk olduğu bilgisine ulaştım ve Davranış Bilimleri Enstitüsü'ne giderek kendisinden bana bunu anlatmasını rica ettim. EMDR diğer terapi yöntemlerine göre nispeten yeni bir uygulama... Türkiye'de 250'si denek üyesi yaklaşık 600 EMDR terapisti var... Bunlar bir felaket anında hemen organize olup olay yerine gidiyorlar. Yalova depreminde de, Güngören'deki bombalama olayında da oradalarmış. Uyguladıkları yöntem sayesinde ulaşabildikleri felaketzedelerin hayatlarına devam etmelerini kolaylaştırmışlar. Bir nevi psikolojik AKUT.
EMDR sadece deprem ya da terör gibi büyük travmalarda değil, basit günlük travmalarda da çalışıyor. Bir örnekle anlatmak gerekirse; 5 yıl önce bir köpek tarafından ısırıldınız. Aradan yıllar geçtikten sonra kaldırımda yürürken karşıdan köpek geldiğini görünce yürüdüğünüz yolu hemen değiştiriyorsunuz. Bunun anlamı, 5 sene önce yaşadıklarınızın bugün hâlâ hayatınıza yön vermesidir. Bu tecrübe sindirilememiş bir yemeğin midede kalması gibi beynin işleyemediği bir bilgiye benzer. E-MDR denen bir terapi yaklaşımı işte küçük ya da büyük travmaların oluşturduğu barikatları ortadan kaldırmaya, beyindeki işlenememiş bilgileri nötr hale getirmeye yarıyor.
Emre Konuk, EMDR'yi "Kişisel tarihi yeniden yazmak" diye tanımlıyor. Geçmişten bugüne gelen işlenmemiş anıyı çağırıp onu nötr hale getirmeyi, bilgisayarda bir dosyayla oynayıp başka bir şeye dönüştürmeye benzetiyor. Diğer terapi yöntemlerinin aksine EMDR senelerce süren değil genel olarak 4-5 seansta çözüme ulaşan bir yöntemmiş. Kronik depresyon gibi senelerce devam eden ve çözülemeyen vakalarda da başarı şansının yüksek olduğunu belirtti Emre Konuk.
Bunları ve buraya yazamadığım daha birçok şeyi dinleyince bu tedavi yönteminin bizim ülkemizde ne kadar çok işe yarayabileceğini düşündüm. Çocukluk çağında yaşanan cinsel istismarlar, depremler, terörle büyüyen çocuklar gibi zor hayatlardan geçenler için travmalarını hayat boyu yüklenmeden, bir yerde bırakıp da yollarına devam etmelerini mümkün kılacak bir yol gibi gözüktü gözüme... Yakında kendi üzerimde deneyip yaşadıklarımı yazmak gibi bir planım var... O zamana kadar aklınızda bulunsun! Belki faydası olacak birini tanıyorsunuzdur! Not: Yöntemin mucidi Francine Shapiro'nun "Acı Anıları Silmek" kitabı meraklananlar için faydalı bir kaynak. Kuraldışı Yayınları.
Damla ÇELİKTABAN
Haber Türk / 20.08.2013
Yazını devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Kuşkusuz baba figürü tüm kültürlerde güven ve otorite anlamına geliyor. Ancak babaların kız çocuklarına sergiledikleri tutumlarla erkek çocuklarına olan...
Yıllardır hayatımızı sarsan terör olaylarının belki de en şiddetlisi 15 Temmuz Cuma gecesi yaşandı. Artçı şokları günbegün devam eden bu olayın ardından, bazen ...
Çocuklarda cinsel kimlik oluşumu sanıldığının aksine belirli bir dönemde değil, çocuğun doğumuyla birlikte başlayan bir süreçtir. Diğer gelişimsel alanlar gibi ...
Tüm yıl boyunca beklenen tatillerin ardından ofise dönüşler başladı. Uzun bir tatilin yarattığı adaptasyon sorunlarını aşmak için öncelikle yapılması gereken ...
İlginizi Çekebilir :
Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 900 bin öğretmen 20 Ocak Cuma gününden itibaren yarıyıl tatiline ...
Zekâ, uzun seneler boyunca doğuştan gelen ve geliştirilemez bir özellik olarak düşünülmüştür. Güncel çalışmalar zekânın aslında anne karnında gelişme...
Hepimiz kendi kendimize olmayı seviyoruz. İnternet teknolojilerinin de etkisiyle yalnızlığımızı pekiştiriyoruz. Ama ya duygular... İletişim araçları cenneti...
Çalışma hayatı, stres, rekabet, büyük şehir yaşamı hepimizi tehdit ediyor. Tükenmişlik sendromu şu sıralar herkesin dilinde. Medya sayesinde kavram...








