Basında Dbe

Anneyim, Çalışıyorum, Suçluyum!

Anneyim, Çalışıyorum, Suçluyum!

En çok "suçluluk duygusu" ile başa çıkmakta zorlanan çalışan anneler, ellerinden geldiğince çocuklarıyla ilgilenseler de tüm zamanını onunla geçirememek nedeniyle kendilerini yetersiz hissediyor. Uzmanlar, çalışan annelerin bu duyguyla baş etmeleri gerektiğini vurgulayarak, suçluluk duygusunun çocuğun gelişimine de olumsuz yansıyacağını söylüyor. Bugün anneler günü... Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özel olan bu günde "çalışan anne" olmanın zorluklarına, güzelliklerine değinmek istedik... Özellikle "kadın çalışan" olmanın zor olduğu günümüzde, bir de "anne olmak" çoğu zaman tükenmişlik sendromuyla baş başa bırakıyor kadınları...

İyi bir eş, iyi bir çalışan, iyi bir anne olmak için sürekli düşünen, yorulan kadınlar bir süre sonra hiçbir şeye yetişememeye başlıyor. Ancak özellikle çalışan anneler için, uzmanların önerisi ise iyi bir organizasyon... Kadınların aslında zaten doğasında var olan organizasyon yeteneği hayatlarını kolaylaştırsa da, çalışan annelerin çocuklarına karşı yaşadığı "suçluluk duygusu" başa çıkılması gereken bir durum... Zira bu psikolojiyle baş edemeyen çalışan anneler hem kendi hayatları hem de çocuklarının gelişimi açısından olumsuzluklara neden olabiliyor. Çalışan kadın anne olduktan sonra çocuğun bakılıp büyütülmesiyle ilgili olarak yeni sorumluluklar yükleniyor. "Ev ve iş hayatında yaşadıkları, onu tükenmişlik sendromuna itebilir. Birçok şeye yetişememenin verdiği huzursuzluk ve öfkeli olma hali yaşanabilir," diyen Anadolu Sağlık Merkezi'nden Uzman Psikolog Sevil Usanmaz, çalışan annelerin işi bırakmakla çalışmaya devam etmek arasında yaşadıkları kararsızlığın suçluluk duygusuna neden olabileceğini söylüyor.

Özellikle yeni anne olan çalışan kadının, anne rolüne hazırlanmasının, bu role uyumunu, roller arasında geçiş yapabilmesini ve bu rollerini devam ettirebilmesini sağladığını vurgulayan Usanmaz, çalışan kadının işle birlikte annelik davranışına duygusal olarak hazırlanmasının önemine dikkat çekiyor. Usanmaz, "Annelik davranışını öğrenebilirse, yeterli aile, çevre, eş desteğini aldığında, hem işinde kendisini daha iyi hissedecek, hem de suçluluk duyguları azalacaktır," diyor. Çocuklar durumdan nasıl etkileniyor? Bu konuyla ilgili yapılan çalışmaların sonuçları, annenin çalışmasının çocuğu sanıldığı kadar olumsuz yönde etkilemediğini gösteriyor." Böyle bir durumda çocuk annenin yaklaşımından etkilenir. Yani annenin çocukla kurduğu ilişki asıl önemli noktadır. Annenin kendisi ya da işiyle ilgili olumsuz duygularını belli etmemesi ya da yoğun suçluluk duygusunu bir şekilde yansıtmaması, hatta varsa suçluluk hissini iyileştirmesi, olumsuz duygularını olumlu hale getirmesi gerekir," diye önerilerde bulunan Sibel Usanmaz, çocuğa doğalın bu olduğunun yansıtılması görüşünde... "Eğer anne çocuğuyla güvenli ve olumlu, sakin ancak sınır koyan bir tutum sergileyebilirse çocuğun gelişiminde, sosyalleşmesinde ya da okul başarısında olumsuz bir durum yaşanmayacaktır. Zira araştırmalar, çalışan annelerin çocuklarının okul başarılarının ve sosyal gelişimlerinin çalışmayan annelerin çocuklarına göre daha önde olduğunu gösteriyor," diyen Usanmaz, özellikle annenin çalışmasının çocukları daha olumlu etkilediğini, annelerini daha yetenekli hissederek, meslek seçimlerinde onu örnek aldıklarını vurguluyor.

Geçirilen Zaman Kaliteli Olmalı

Çalışan anne olmak günümüzde "arada kalmak" olarak da tanımlanıyor. "Anne için hayatta en önemli şey çocuğu tabii ki. Ancak günümüz şartlarında hem ekonomik gereklilikler hem de kadınların da eğitim düzeylerinin artmasıyla pek çok kadın anne de olsa çalışma hayatının içinde," diyen Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurumsal Gelişim Merkezi Yöneticisi Psikolog Ayşegül Horozoğlu da, çalışan annelerin yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor:

"Pek çok annenin çalışma hayatına başladığında yaşayabileceği en önemli ilk sorun belki de çocuğuna kimin bakacağı oluyor. Güvenilir birilerini bulmak hiç kolay değil. Çocuğunuza kendinizin bakamaması aynı zamanda, 'Ben yeterince iyi bir anne değilim,' düşüncesini aklınıza getiriyor ve kendinizi yetersiz hissedebiliyorsunuz, suçluluk duyuyorsunuz." Peki çalışan anneler bu duyguyla nasıl başa çıkabiliyor? Horozoğlu, öncelikle hayatında önemli olan işleri sıraya koyup organize etmeye çalıştığını anlatıyor ve ekliyor "Önemli olan annenin çocuğuyla geçirdiği sürenin uzun olması değil, kaliteli olmasıdır ilkesini benimsedim."

İşte İnsan / 13.05. 2012

Benzer İçerikler :

Sevme Becerisi

Albert Camus’nün Veba adlı romanında geçen bir diyalog vardır. Veba salgını olan kentte Rambert adında bir gazeteci röportaj yapmak için gittiği kentten ...

Okula Hazırlıkta Anaokulunun Rolü

Yapılan araştırmalara göre okul öncesi eğitim alan çocukların okula devam oranları ve akademik başarıları, okul öncesi eğitim almayan çocuklardan daha...

Çocuk İçin Doğru Zaman

Evlilik belki de bir ilişki için en zorlu sınavlardan biri. Özellikle ilk yıllar çiftler için zorlayıcı olabiliyor. Nitekim Türkiye İstatistik Kurumu’nun ...

Maaşın Tahtı Sallanıyor

Duygusal Bağlılık Verim Getirir Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog ve Yönetici Koçu Ayşegül Horozoğlu, “İnsanlar ancak duygusal olarak ...

İlginizi Çekebilir :

Çocukların Zekâ Gelişimini Destekleyen 10 Öneri

Zekâ, uzun seneler boyunca doğuştan gelen ve geliştirilemez bir özellik olarak düşünülmüştür. Güncel çalışmalar zekânın aslında anne karnında gelişme...

Çocuklara kitap okuma nasıl sevdirilir?

Çocuk okuma alışkanlığını öncelikle ailede, sonra da okulda kazanır. Ebeveynler kitaba değer veriyorsa, düzenli olarak okuyorsa, çocuklarının okumaları için de ...

Günlük hayatta nispeten masum görünebilen dedikodunun iş yerine taşınınca zararları profesyonelleşiyor. Özellikle zam, kriz ve yönetim değişimi dönemlerinde ...

İşkolik Yoğun Değil Sorunlu Bir İnsandır

"Konuşurken dinlemez", "Uzun uzun anlatırsın sonunda 'efendim ne dedin?' der", "Yaptıklarını fark etmez", "Yemek ...