Çocuğunuz merak ediyorsa
Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren bir keşif serüveninin içine girerler. Karanlık, uğultulu seslerin olduğu bir sıvının içinden çıkıp bambaşka ve hiç tanımadıkları bir dünyaya adım atmak hiç de kolay değildir.
Bebeğin ilk dönemlerindeki merakı tamamen içgüdüsel olsa da bilinçlenmeye başladıkça bu merak yerini farkında olunan sorular serisine bırakır. Çocukların etraflarını tanıma ve anlamlandırma için kullandıkları çeşitli yöntemler olur. Özellikle konuşmaya başlamadan önceki dönemde en sık başvurdukları yöntem gözlemdir. Hem görsel hem de işitsel olarak etraftaki tüm uyaranlara açık olurlar.
Merak ettikleri soruları dile getiremedikleri için gözlem yaparak sorularına cevap bulmaya çalışırlar. Ebeveynlere söylenen "siz ne yaparsanız çocuğunuz da onu yapar" sözünün altında yatan neden de işte çocukların bu gözlem yetenekleriyle ilgilidir.
Konuşmaya başladıkları dönemden itibaren ise çocuklar meraklarını sordukları sorularla gidermeye çalışırlar. Özellikle 2 yaştan itibaren en fazla kullandıkları soruların başmda "neden" sorusu gelir. Bu yaştaki çocuk etrafı ile oldukça fazla iletişim kurmaya başlar. Bebeklik ve ilk çocukluk dönemindeki yürüme, konuşma, bezi bırakma gibi kendiyle ilgili aşamaları kaydettikten sonra ilgileri dış dünyaya yani çevrelerine doğru iyice yönlenir. Ona öğretilen neden-sonuç ilişkilerinden yola çıkarak kendisi de yeni sorular alabilirsiniz. Özellikle göz temasının çocuklar için etkili bir iletişim aracı olduğunu unutmayın. Bilhassa onu korkutan bir konuda sorduğu sorular için sizin beden dilinizin çok büyük bir etkisi vardır. Sizin sakin olduğunuzu görürse o da sakinleşecektir.
• Yaşına uygun cümleler kurun:
Çocuğunuzun sorularına cevap verirken onun kafasını daha da bulanıklaştıracak karmaşık cümlelerden, ifadelerden kaçının.' Mümkün olduğu kadar kısa cümleleri ve somut örnekleri seçmeniz onun merakını gidermenize yardımcı olacaktır. Eğer sorduğu soruya dair yaşantısal örnekleriniz varsa onları da çocuğunuzla paylaşmanız somutlaştırma adına faydalı olabilir.
• Bilgiyi beraber arayın:
Çocuğunuzun tüm sorularına cevap vermek yerine zaman zaman siz de ona soru sorabilirsiniz. Örneğin "Anne neden çimleri suluyorlar?" diye sorduğunda "Sence neden olabilir" diyerek onun da fikir üretmesini sağlayabilirsiniz. Özellikle yaşı biraz daha büyük çocuklar için, bilgiye nereden ulaşabilecekleri konusunda yardımcı olmak da yeni soruların cevaplarını ararken iyi bir rehberlik sağlayacaktır.
• Sizin cevaplarınız onun düşünme ÅŸeklinin iskelesidir:
Çocukluk döneminde sorularına ciddi cevap alan çocukların, düşünme becerilerinin geliştiği bilinmektedir. Sizin rasyonel, neden-sonuç ilişkisine dayalı vereceğiniz cevaplar ilerideki yaşlarda çocuğunuzun kendi sorularına cevap ararken vereceği cevapların ve düşünme şeklinin temelini oluşturacaktır. Bu nedenle nasıl düşünen bir birey olmasını istiyorsanız, cevaplarınızı bugünden o yöntemle vermeye önem verin.
Hürriyet Turuncu / 11.01.2014
Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Kalbimi Koydum - Gülben Ergen Kızını dövmeyen dizini döver diye ezberletilmiş. yanlış sözler zincirlerini yıkmak istercesine okuyacağınız ...
Yaklaşan YGS'de istenen sonucun alınabilmesi için adaylar dikkatli olmalı. Bu dönemde motivasyonun arttırılması, olumsuz faktörlere karşı duyarsızlaşılması ...
6 Mart'ta gerçekleştirilen Çalışan Mutluluğu Zirvesi, Türkiye'nin önde gelen markalarının sahiplerini, insan kaynakları yöneticilerini ve öneml...
Televizyon, Çocukların Zihinsel ve Ruhsal Gelişimlerinde Bozukluklara Neden Oluyor DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Dr. Klinik Psikolog Ayşe...
İlginizi Çekebilir :
Sürekli Ellerini Yıkıyor, Çok Fazla Banyo Yapıp, Kıyafet Değiştiriyorsa Dikkat! Takıntılı davranışlar çocuklarda çok sık görülebilir. Çok erken dönemlerden ...
Yeni bir iş, farklı bir kariyer ve belki de aşk... 2013'ü geride bırakmaya hazırlandığımız şu dönemde pek çok kişinin yeni yıl hayallerinin en kilit ...
Uzmanlara ‘Neden boÅŸanıyoruz’ diye sorduk. İşte evliliklerin yürümemesinin sosyolojik ve psikolojik nedenleri: ‘BoÅŸanmalar YavaÅŸ Ama Emin ...
TÜİK'in Verilerine Göre 2010'da 572 bin 677 kiÅŸi evlenirken, 116 bin 369 kiÅŸi boÅŸanmış. Uzmanlar, çalışan kiÅŸilerin evliliklerini saÄŸlıklÄ...









