Eğitimin İlk Adımı Okul Öncesi
Bebeklik ve erken çocukluk dönemini kapsayan 0-6 yaşları çocuğun en hızlı gelişim gösterdiği dönem. Yapılan çalışmalar, okul öncesi eğitim alan çocukların okula devam oranlarının ve akademik başarılarının daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Zorunlu eğitimin temelini oluşturan okul öncesi eğitim, çocukların zihinsel fiziksel, duygusal alanlarda gelişimlerini sağladığı gibi yaratıcılığı da ortaya çıkarıyor.
Okul öncesi eğitim çocukta özgüven oluşumunu, yaratıcılığın ve üretkenliğin ortaya çıkmasını desteklediği için eğitimin en önemli basamağı. 0-6 yaş aralığının çocukların en hızlı gelişim gösterdiği dönem olduğunu belirten uzmanlar, 1,5-3 yaş aralığındaki çocukların anneli oyun gruplarına katılmasını öneriyorlar.
3-6 yaş aralığındakilerin de bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak 5 yarım gün ya da 3 tam gün şeklinde yuva ve anasınıfına gönderilmesini uygun buluyorlar. Çocuğun bilişsel, dil, özbakım becerilerinin gelişmesini sağlayan okul öncesi eğitim, ayrıca okula devam oranlarını ve akademik başarıyı da artırıyor. Peki aileler, anaokulu seçerken nelere dikkat etmeliler? Bu soruyu DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Aslı Kızıltoprak Tuna’ya sorduk. İşte okul öncesi eğitimle ilgili tüm merak edilenler…
Okul Öncesi Eğitimin Önemini Anlatabilir misiniz?
Çocuklar pek çok temel kavramı öğrenerek bilişsel, dil, özbakım, kaba ve ince motor becerilerini geliştirirler. Bireyselleşirler, sosyalleşirler ve ilkokula duygusal ve akademik anlamda daha hazır bir şekilde başlarlar. Yapılan çalışmalar, okul öncesi eğitim alan çocukların okula devam oranlarının ve akademik başarılarının okul öncesi eğitim almayan çocuklardan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bir genelleme yapmaksızın, her çocuğun kendine özgü yetenekleri, kişisel özellikleri ve gelişim farklılıkları olduğunu göz ardı etmeden, edindiğimiz tecrübeler herhangi bir okul öncesi eğitim deneyimi olmayan çocuğun, ilkokula başlama sürecinde gerek anneden ayrılma konusunda gerekse akademik anlamda zorlanabileceğini göstermiştir.
Çocuklar Kaç Yaşında Okulla Tanışmalı?
Eğitim doğumla başlayan ve ömür boyu devam eden bir süreç. Bebekler doğduklarında ihtiyaçları olabilecek tüm bilgi birikimine sahip değiller ve beyin henüz gelişimini tamamlamamıştır. Bebeklik ve erken çocukluk dönemini kapsayan 0-6 yaşları çocuğun en hızlı gelişim gösterdiği dönem. 0-3 yaş arası çocuğun annesi ya da temel bakım veren kişiyle kurduğu ilişki, yaşadığı deneyimler, etkileşimler, duygusal fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması ve güvenli bağlanmanın oluşumu, onun sağlıklı gelişimi için ilk adımları oluşturmakta. İkinci yılla birlikte çocuklar zihinsel, fiziksel, duygusal alanlarda gelişim göstermeye başlar, kaba motor gelişimleriyle birlikte hareketlilik kazanır, çevrelerinde olup bitenle ilgilenmeye ve bunlara tepki göstermeye başlarlar. Bu nedenle, 1,5-2 yaş ve 3 yaş döneminde çocuklar anneli oyun gruplarına katılabilirler. Burada pek çok alanda bilgi ve beceri kazanırken aynı zamanda yaşıtlarıyla sosyalleşme imkânı da bulurlar. Bu dönemde güvendikleri ve sevdikleri bir kişiyle bu tarz etkinliklere katılım, onlara en sağlıklı öğrenme sürecini deneyimleme fırsatını verecektir. Daha sonraki dönem olan 3-6 yaşlarında, çocuktan çocuğa değişebilecek bireysel farklılıkları da göz önünde bulundurarak 5 yarım gün ya da 3 tam gün şeklinde yuva ve anasınıfına gidilmesini önerebiliriz.
Çocuklara Okul Öncesinde Nasıl Bir Eğitim Verilmeli?
Okul öncesi eğitim çocuğu zihinsel, fiziksel, duygusal açıdan besleyebilmeli, etkileşimlere fırsat vererek çocuğun sosyalleşmesini desteklemelidir. Çocukta kalıtımsal olarak var olan özellikleri ortaya çıkartabilmelidir. Her çocuğun “biricik” olduğunu unutmadan, bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri, kişisel özellikleri, yetenek ve becerileri göz önünde bulundurması önemlidir. Çocukta özgüven oluşumunu, yaratıcılığın ve üretkenliğin ortaya çıkmasını destekleyen, aile ve eğitimcinin içinde olduğu, kaliteli bir eğitim programının sunulduğu güvenilir bir kurum olmalıdır.
Aileler Anaokulu Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?
Çocuğunuzla birlikte onun ilgi alanları ve beklentilerine göre kurumların listesini çıkarın. Sonrasında; okulla ilgili olarak şu soruların cevabını araştırın:
- Okul mevcudu, sınıf mevcudu?
- Sınıflara kaç öğretmen düştüğü?
- Özel bir eğitim sistemleri var mı?
- Ulaşım nasıl sağlanıyor? (ev-okul arasındaki mesafe özellikle küçük çocuklar için önemli)
- Bir psikolog ya da psikolojik danışman var mı?
- Güvenlik önlemleri ve hijyen (sınıflar-tuvalet-mutfak) koşulları yeterli mi?
- Eğitim materyali yeterli mi? Oyuncaklar tahtadan mı plastik mi vb.?
- Spor ya da sanatsal faaliyetler var mı?
- Yemekler nereden nasıl temin ediliyor?
- Tuvalet eğitimi veriyorlar mı?
- Eğitimcilerin disiplin anlayışı nasıl?
- Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı mı?
- Okul velilerden neler bekliyor?
- Maddi olarak bütçeye uygun mu?
Bu yanıtlar ile okullar arasında karşılaştırmalar yapmak, en uygun olanın seçiminde kolaylık sağlayacaktır. Bunların sonucunda hem çocuğun hem de velinin okulu beğenmiş olması ve güvenmesi de önemlidir.
Milliyet Pazar / 15.05.2016
Haberin devamını PDF formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma sistemi aradan geçen bir yılın sonunda kalıcılaşacağının sinyallerini vermeye başladı....
Tüm yıl boyunca beklenen tatillerin ardından ofise dönüşler başladı. Uzun bir tatilin yarattığı adaptasyon sorunlarını aşmak için öncelikle yapılması gereken ...
Bir bayramı daha geride bırakırken, geleneksel kutlamalarla günümüz çocuklarının ilişkisini mercek altına aldık, Çocuklar için bayram, şeker, harçlık, ...
Son yıllardaki teknolojik gelişmelerle birlikte bilgisayar, cep telefonu, tabletler doğru ve etkin kullanıldıkça, sağladıkları avantajlarla artık yaşamımızın ...
İlginizi Çekebilir :
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen açık eğitimler bu kez "Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite" konusu ile ...
ABD'de bir restoranın yöneticileri, servis süresinin 10 yıl öncesine göre neden bu kadar yavaşladığını araştırmaya karar verip kamera kayıtlarını ...
Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün bu yılki teması “İş Yerinde Ruh Sağlığı”. Avrupa’da iş sebepli depresyonun yıllık maliyetinin 617 milyar ...
Çalışan annelerin en büyük sorunu, suçluluk duygusu. Anne, çalışan kadın, eş rolleri arasında sıkışan kadınlar her şeyin aynı anda mükemmel olmasını istiyor,...









