İşten çıkış mülakatı deyip geçmeyin!
Günümüzde önemi giderek artan işten çıkış mülakatlarının kritik değeri şirketler tarafından anlaşılmaya başladı. Çalışan bağlılığı ve yetenek yönetimi sürecine yatırım için önemli veriler kazandıran bu mülakatlarda en çok yöneticiler suçlanıyor.
İnsan kaynaklarından yetenek yönetimine geçtiğimiz bu dönemde yeni kavramlar da gündemimize oturdu. Günümüzde kurumların en önemli sorunları arasında iyi olanı seçmek ve iyi çalışanın kurumda kalmasını sağlamak yer alıyor. Özellikle itibar yönetiminin önemi gittikçe artıyor ve işe almak kadar işten çıkarmanın da prosedür ve politikalarla desteklenmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Çalışanın işten ayrılma tarihinden bir veya iki gün önce yapılan çıkış mülakatları birçok farklı amaca hizmet ediyor.
Tüm Pozisyonlarda Uygulanmalı
Pozisyondan ziyade çıkış mülakatlarının etkin şekilde kurum içerisinde planlanarak gerçekleştirilmesi halinde tüm pozisyonlara ilişkin geri bildirim elde edilebileceğini savunan UK Eğitim ve Danışmanlık Genel Müdürü Dr. Umut Köksal, burada kritik olan noktanın, doğru şekilde, sistematik olarak tasarlanması ve uygulamaya alınması olduğunu vurguluyor. Köksal, genellikle yönetici kaynaklı memnuniyetsizlikler, çalışma arkadaşları ile iletişim ve ilişkilerde yaşanan problemlerle, maaş ve diğer sosyal koşulların işten ayrılmaya neden olduğunu aktarıyor.
Yöneticiler En Önemli Ayrılık Sebebi
İşten çıkış mülakatlarında odak, birey yani çalışandır. Çıkış mülakatının yapılma zamanı, mülakatı yapacak kişi ve süreç içerisinde işten ayrılan çalışana karşı olan tutum önemlidir. Çıkış mülakatları, bir firma için çok değerli ve kıymetlidir diyen Köksal, bu mülakatların faydalarını şöyle sıralıyor: “Firmada halen çalışmakta olan mevcut çalışanların yaşadıkları ve işten çıkış noktasına gelmeden problemleri saptayarak çözmesini sağlaması ve firmayı ileriye taşıyacak çalışanları kurumda tutabilmesinin yolunu açmasıdır.” DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü, Kurumsal Gelişim Merkezi Eğitmeni, Etik Danışmanı ve Koç Şebnem Ergül kurumlarla çalışmalarında bazen İnsan Kaynakları yöneticileri yerine ayrılan kişinin yöneticilerinin çıkış mülakatını yaptıklarını gözlemlediklerini belirtiyor. Ergül, çarpıcı bir açıklama yapıyor: “Yapılan araştırmalarda kişinin işten ayrılma nedeninin yüzde 90 oranında yöneticisi olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle insan kaynakları yöneticilerinin görüşmeleri kendilerinin yapmaları, görüşmede savunmaya geçmeden, objektif bir şekilde not almaları, kişilere ‘size ve fikirlerinize değer veriyoruz, bu görüşmeyi formalite olarak değil, değerlendirmelerinizi iyileşme fırsatı olarak kullanmak amacıyla yapıyoruz’ mesajını vermeleri gerekmektedir. Çünkü anlatılanlar kurumun gerçek hikâyeleri ve kurum kültürünü oluşturan algılamalardır,” diyor.
En Az 30 Dakika Sürmeli
Çıkış mülakatının mutlaka yapılandırılmış bir görüşme şeklinde yani çıkış anketi kullanılarak gerçekleştirilmesi gerektiğini aktaran Köksal, bu ankette, işten çıkış süreciyle ilgili adayın, çalışanın dolduracağı demografik, açık ya da kapalı uçlu, seçmeli soruların yer alması gerektiğini belirtiyor. Köksal ayrıca gözlemlerine dayanarak şu çıkarımlarda bulunuyor: “Türkiye’de farklı uygulamalar söz konusu, bazı firmalar 1-2 soruyla geçiştirirken bazı firmalar ise daha detaylı bir form ya da soru listesi ile bu görüşmeleri yapma eğiliminde. İdeali ise, her görüşmede olduğu gibi sürenin maksimum 30 – 35 dakikayı geçmemesi ve etkin şeklinde kullanılmasının sağlanmasıdır.”
Çıkış mülakatlarının yararları neler?
Birçok konuda ayrılacak çalışandan bilgi alınabilir:
- Şirket içinde iyileştirmeler yapılmasına olanak sağlanır.
- Çalışan sirkülasyonlarının nedenleri anlaşılır.
- Çalışma koşullarının nasıl iyileştirileceği öğrenilir.
- Eğitim ve gelişim ihtiyacı birinci elden belirlenir.
- Şirketteki sorunlar daha net görülür.
Kaynak: www.kariyer.net
Benzer İçerikler :
Evleneceğiniz erkeğin ilk eşinden bir çocuğu varsa; ne o Külkedisi olmak zorunda ne de siz kötü kalpli üvey anne... İyi bir ilişki kurmak için işe, onu anlamak ...
Teknoloji 2000 yılından sonra doğan 'Z Kuşağı' çocuklarının yaşam biçimini oluşturuyor. Fakat çok az bir kısım genç teknolojiyi hayatında olması ...
'Günümüz insanı konuşmasında da, davranışlarında da son derece rahat olmak istiyor. Bu kadar rahatlığın karşısındakini rahatsız edeceğini düşünmüyor ...
Terör saldırıları, toplu ölümler, depremler, doğal afetler ve darbe gibi olaylar en çok çocukları etkiliyor. Onlar soru sormasa bile siz onları iyi...
İlginizi Çekebilir :
Çalışma hayatı, stres, rekabet, büyük şehir yaşamı hepimizi tehdit ediyor. Tükenmişlik sendromu şu sıralar herkesin dilinde. Medya sayesinde kavram...
Takımın performansını düşüren negatif çalışanlar şirketin genel yapısını olumsuz yönde etkiliyor. Doğru pozisyonlarda başarılı olmaları da mümkün olan negatif...
Babalar kız çocuklarına başka, erkek çocuklarına başka tutumlar sergiliyor. Bir ilişki modeli sakinlik üzerine kuruluyken, diğeri ciddi çatışmalara sahne ...
En heyecanlı çocukluk anılarından olan bayramlar; yeni alınacak kıyafetler, ayakkabılar, harçlıklar, oyuncaklar ve şekerler gibi geçmişten beri süregelen ...









