Beyninizin Üç İşlevini Tanıyın - 1. Bölüm
Mutlu ilişkiler insanları mutlu eder. Sahip olduğumuz en önemli ilişki kendimizle olan ilişkidir. Aslında kendimizle ilişkimiz ne kadar iyi olursa, o kadar iyi hissederiz, hayatımız bir o kadar kolaylaşır ve başkalarıyla olan ilişkilerimiz iyileşir.
Kendimizi acımasızca eleştirdiğimizde, başkalarını da aynı şekilde acımasızca eleştirme eğiliminde oluruz. Kendimize nasıl davrandığımız ile nasıl hissettiğimiz ve diğerlerine nasıl davrandığımız arasında direkt bir ilişki vardır.
Neye inanırsanız inanın, daha iyi bir değişim için tüm güç sizdedir. Bunu nereden mi biliyorum? Bunu sağlık hizmetleri profesyoneli olma yolculuğumda beyin hakkında birçok şey öğrenme fırsatı bulduğum için biliyorum. Bu bilgi inanılmaz derecede işime yaradı. Zihinin ve beyinin nasıl çalıştığını basit bir şekilde anlatacağım. Kendimiz ve başkaları hakkında yeni ve farklı bir yolla düşünebilir ve hissedebiliriz. Gündelik yaşamımda, beni daha iyi hissettiren ve etrafımdaki insanları daha iyi anlamamı sağlayan üç beyin anlayışımı kullanıyorum.
Beyin bilgimi nasıl kullandığıma dair basit örnekler şu şekildedir:
Bir partiye davet edilmiştim ve tek başıma gideceğim için çok endişeliydim. Endişem gerçekten gitmem gerekli miydi diye düşündürttü. Kendi kendime “Belki de bu bir yanlış” demeye başladım. Zihnim gitmemek için bahaneler aramaya başladı.
Beyin hakkındaki bilgilerim, bana tek başıma partiye gitmek gibi dışarıdaki aktivitelerin beni farklı şekillerde etkileyebileceğini öğretti. Bunlar, beni üzebilecek sadece negatif düşüncelerdi.
Eskiden sadece negatif düşüncelerimin beni üzdüğünü düşünürdüm. Gerçekte; beş farklı tip deneyim gerçekleşir. Şu nedenlerden üzgün olabilirim;
- Düşüncelerim
- Zihnimin yarattığı görsel imajlardan (sürekli zihnimizde fotoğraf çekeriz)
- Olaylardan dolayı uyanan duygular
- Fiziksel duygulanımlar
- Partiye tek başıma gitmekle ilgili bilinçdışı inançlarım
Bu beş faktörden haberdar olmak benim işime nasıl yarayacak?
Onların varlığını bilmem, aktif olarak hepsini aramama, hangisinin beni daha çok etkilediğini görmeme ve beynimle birlikte çalışmaya yarıyor. Sadece inançlarım, fiziksel duygulanımların ve imajlarımla çalışmıyor aynı zamanda onları yaratıcı yollarla daha iyiye ya da kötüye gidecek şekillerde değiştirebiliyorum. Zihnim ile çalışma şeklim, beyin hücrelerinin nasıl çalıştığı, nasıl farklı bağlantılar kurduğu ve bir araya geldiğiyle ilgili bilim yoluyla öğrendiklerimle yürür.
Partiye gitmek için hazırlanırken fark ettiğim şeyi aşağıda belirtiyorum:
Düşüncelerim “Kimseyi tanıyor muyum?”, “Kendimi rahat hissedebilecek miyim?”, “Uygun kıyafet giyinmiş olacak mıyım?” şeklindeydi.
Hilary Jacobs Hendel, LCSW
Beyninizin Üç İşlevini Tanıyın - 1.Bölüm'ü okumak için tıklayınız.
Beyninizin Üç İşlevini Tanıyın - 2.Bölüm'ü okumak için tıklayınız.
Beyninizin Üç İşlevini Tanıyın - 3.Bölüm'ü okumak için tıklayınız.
Kaynak: http://psychcentral.com/blog/archives/2016/07/08/getting-to-know-your-three-brains-part-1/
Benzer İçerikler :
Çocuk Sahibi Olan Çiftler Boşanma Sürecinde Nelere Dikkat Etmeli? Boşanma insan hayatında önemli bir stres kaynağıdır. Evlilik kurumunun daha fazla...
“Travma esnasında beyniniz sizi o kadar çok güvende tutmak ister ki fazladan mesai yapar gibi düşünebilirsiniz. Tehdit ortadan kalktıktan sonra, geçmişte ...
İnkâr, sizi duygusal acılardan koruyan ve zaman zaman hepimizin kullandığı bir savunma mekanizmasıdır. Fakat bazen iyileşmeye engel olabilecek kadar ...
Gün boyunca duygularımızı yönetmemizi gerektiren çeşitli durumlarla karşılaşırız. Bazen beklenmeyen bir aksilik gelir başımıza ve stresle başa çıkmak durumunda ...
İlginizi Çekebilir :
Aranızda bir bağ olduğunu hissediyorsunuz. Sizi anlıyor ve herkesten farklı biri. Arkadaşlarınız bir türlü anlamıyor. Çoğu kez "aşık" ol...
Ailenizde narsist kişilik bozukluğu olan kişilerle nasıl iletişim kuracağınıza ve aranızdaki ilişkinin sınırlarını nasıl belirleyeceğinize karar vermekte ...
Hemen hemen herkes, “her şeye sahip” –güç, prestij, hayranlık, sevgi dolu bir aile, pek çok arkadaş ve güvenli bir gelecek- gibi görünen ...
Büyükşehirlerde yaşam şartları, ekonomik dengeler, yoğun iş temposu ve teknoloji kullanımı sonucunda yalnızlaşmanın artması, insanoğlunun doğadan ve kendi...








