İnsanlar Facebook’ta Gördükleri İlişkiniz Hakkında Gerçekte Ne Düşünüyorlar?
Facebook gibi sosyal medya araçlarında kendimizi dünyaya sergilediğimizde sadece kendimizi değil aynı zamanda ilişkilerimizi de göstermiş oluyoruz. Pek çok insanın Facebook profilinde ilişki durumu yazıyor ve ilişkide olduğu kişinin profiline bağlı oluyor. Gülen yüzler, sarılmış çiftler profil fotoğrafları arasında oldukça yaygın. Bazen çiftler birbirlerinin duvarlarına aşk mesajları yazıyorlar. Bu çiftlerin gerçekten mutlu olup olmadıklarını merak edebilirsiniz. İlişkilerine dair işaret gördüğünde “ne tatlılar”, “yetmedi mi hala?” diye düşünebilirsiniz.
Son yapılan araştırmalarda, mutlu çiftlerin kendilerini sosyal medyada nasıl gösterdikleri ve başkalarının ne düşündüğü incelendi.
Onlar mutlu…
İlk soruyu cevaplamak için: Bu mutlu çiftler gerçek mi? Evet. Araştırmalar gösterdi ki ilişkilerini profillerinde yayınlayan çiftler, yayınlamayanlara göre ilişkilerinden daha memnunlar. Ayrıca bu çiftler genelde çift fotoğraflarını profil fotoğrafı olarak kullanıyorlar ve birbirlerinin duvarlarına aşk dolu sözcükler yazıyorlar. Daha az memnun olan çiftler ilişkilerini gizli tutmayı ve sosyal medyada sergilememeyi seçiyorlar.
Ve biz biliyoruz ki…
Lydia Emery ve meslektaşları yaptıkları son araştırmada çiftlerin profillerini incelediler. Kişilerin, özellikle profil fotoğrafı ve ilişki durumuna bakarak ilişkilerinden ne kadar memnun olduğunu öngörebildiler.
Onlar bunu gerçekten gösterdiklerinde biz ne düşünüyoruz?
İnsanlar başkalarının mutlu ilişkilerine dair fotoğraflar gördüklerinde ne düşünüyorlar?
Bu, mutluluğun nasıl gösterildiğine bağlı olarak değişiyor. Başka bir çalışmada Emery ve meslektaşları, çift ve bireysel sahte Facebook profilleri oluşturdu. Bazı katılımcılara, sevgi dolu olan profiller, bazılarına daha az kişisel bilgi içeren; “kız arkadaşımı seviyorum” gibi gönderilerin yazılı olduğu profiller, diğer bir gruba ise ilişkiye dair herhangi bir gönderinin olmadığı profiller gösterildi.
Daha sonra katılımcılara bu profiller hakkındaki izlenimleri soruldu. En beğenilen profil, çift profil fotoğrafına sahip ve ilişki durumu içeren profiller oldu. Bireysel fotoğraf ve ilişki durumu içeren profiller ise ikinci sırada yer aldı. En az beğenilen profiller ise bireysel olanlardı. Muhtemelen çiftler daha sıcak, bireysel olanlar ise daha mesafeli ve soğuk algılandılar. Birbirlerine sevgi dolu yazılar yazan, birlikte sıklıkla fotoğraf paylaşan çiftlerin ilişkilerinden memnun oldukları düşünüldü. Fakat onları en az beğenilir buldular. Muhtemelen katılımcılar bu gönderilerin çok bireysel olduğunu ve sosyal medyayla alakasız olduğunu düşündüler. Veya bu çiftlerin gösteriş için uğraştıklarını düşündüler.
Sonuç olarak, ilişkisini sosyal medyada gösteren, paylaşan kişilerin mutlu olduklarını biliyoruz fakat bunu göstermelerinden her zaman hoşlanmıyoruz. Bu sonuçlar ilişkilerini paylaşmayan kişilerin mutsuz olduklarını göstermez ama genelde bu tarz paylaşımların mutluluklarını arttırdığı görülüyor. Kendinizi ve ilişkinizi sosyal medyada nasıl gösterdiğinizi düşünürken unutmayın ki bunu bütün dünyaya gösteriyorsunuz ve yakınlarınızı bıktırabilirsiniz.
Düzenleyen: İlkem Coşkun, Psikolog, BA
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü
Kaynakça: What We Really Think of Public Displays of Affection | Psychology Today [Web log post]. (n.d.). Retrieved from http://www.psychologytoday.com/blog/close-encounters/201408/what-we-really-think-public-displays-affection
Benzer İçerikler :
Ruh hastalıkları sıfat, hakaret ve damgalama aracı değildir. Fakat özellikle kişilik bozukluğu olan kişiler, bu tür damgalanmalara maruz kalabiliyor üstelik ...
Bu ay bir derginin sorduğu sorular üzerine beden algısı ve toplumun ve kültürün bu algıya yaptıkları etkiler hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Toplumda ...
‘’Fizyolojik hiçbir hastalıkla açıklanamayan fiziksel yakınmalar, derin bir mutsuzluk ve huzursuzluk halini, bedensel belirtilerle ifade etme...
40'tan fazla proje arasından, “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” yaşayan Suriyeli mültecilere EMDR Terapisi uygulayarak yaptıkları çalışmayla, ...
İlginizi Çekebilir :
“Kendinizle ilgili beklentilerinizi gerçekleştirebilseniz ya da yetersiz kalsanız da tıpkı iyi bir dost gibi kendinize karşı şefkatle ve sempatiyle...
Daha zayıf ve sağlıklı olmak isteyen binlerce insandan, egzersiz programlarını aksatmayan, diyetisyenlerinin sözünden çıkmayan, rejim reçetelerini ellerinden...
“Bundan önce yapılmış yüzlerce klinik araştırma, dijital dünyanın depresyon, kaygı ve saldırganlığı artırdığını gösteriyor. Hatta video oyunlarıyla çok ...
Büyükşehirlerde yaşam şartları, ekonomik dengeler, yoğun iş temposu ve teknoloji kullanımı sonucunda yalnızlaşmanın artması, insanoğlunun doğadan ve kendi...








