Uyuşturucu Bağımlılığı
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, “sağlık nedenleriyle alınanların dışında, yaşayan organizmaya alındığında, organizmanın bir ya da birden çok işlevini değiştirebilen herhangi bir madde” olarak tanımlanan uyuşturucu, insan yaşamının her alanını olumsuz anlamda etki altına alabilen bir yaşam biçimi yaratır.
Uyuşturucunun çok farklı türleri mevcuttur. Bazıları uyarıcı etki ederken bazıları ise serotonin arttırıcı etkisiyle kişiyi sakinleştiren, zihne acı veren düşünce ve duygularla baş etmenin dayanılmaz hale geldiği anlarda kişiyi geçici olarak “uyuşturan” türleri de vardır.
Klinik ortamlarda farklı, sokaklarda farklı isimleri olabilir. Başlıca türleri esrar, kokain, ecstasy, eroin, uçucu maddeler, halisünajen mantarlar, LSD, crack (taş), mekalin (kaktüs), Rohypnol (roş) gibi isimlere sahiptir.
Uyuşturucuyu bırakma sürecinde birçok düşünce ve inanç, tedavi sürecini sekteye uğratıcı cinstedir. Buna etki eden bazı düşünme hataları vardır. Bunların başında “ben iflah olmam, bırakamam”, “herkes içiyor”, “bana bir şey olmaz”, “ben kontrol edebilirim”, bir kereden bir şey olmaz”, “ben bağımlı olmam” gibi basmakalıp yargılar bulunmaktadır.
Uyuşturucu bağımlılığını tedavisi için kişinin önce uyuşturucuyu tamamıyla bıraktığı, detoksifikasyon denilen bir süreç vardır. Özellikle eroin gibi ağır uyuşturucular sonrası yoksunluk sendromları ağır bastığı için kişinin ilaç tedavisine başlaması öncelikli görünmektedir. İlaç tedavisinin yanı sıra, kişiyi uyuşturucu kullanımına götüren olumsuz yaşam olaylarının da kişinin zihinsel ve duygusal dünyasında yaratmakta olduğu tahribatları önlemek için mutlaka psikolojik yardım alınması gerekmektedir. İlaç ve psikoterapi süreçlerinden geçmeyen, uyuşturucuyu bırakma sürecinde konunun uzmanlarından yardım almayan bir bireyin uyuşturucuya yeniden başlama ihtimali son derece yüksektir.
Bağımlılık tedavisinin kişiye kattığı birçok farkındalık bulunmaktadır. Bu tedavi; kişinin kendini tanımasını, anlamasını ve değerlendirmesini sağlar. Tedavi kullanılan uyuşturucu madenin kişide yarattığı değişikliklerle ilgili kendini bir psiko-eğitim sürecine sokmasını, maddeye geri dönüşü önlemek için gerekli bilişsel ve duygusal donanıma sahip olmasını, duygusal süreçlerin kendisini madde kullanımına yönelttiği yönünde farkındalık kazanmasını sağlamaktadır.
Bağımlılık tedavisi zordur ama olumlu sonuç almak imkansız değildir. Eğer siz de bu sorundan muzdaripseniz veya yakın çevrenizde bu soruna sahip birileri varsa konunun uzmanı psikiyatristler ve psikologlardan yardım almaktan çekinmeyin. Daha mutlu yarınlar için her zaman umut vardır.
Erkin Ünalan, Klinik Psikolog ve EMDR Uzmanı - DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Yetişkin ve Aile Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Benzer İçerikler :
“Sporu yaşam tarzımızın vazgeçilmez bir parçası haline getirmek, bazen aşılamaz görünen mutsuzluklarımızın, endişelerimizin, öfke patlamalarımızın, panik ...
Panik Bozukluğu, her 75 kişiden birinde görülen ciddi bir rahatsızlıktır. Genellikle onlu yaşların sonu veya yetişkinliğin başlarında ortaya çıkar. Nedenleri ...
Son zamanlarda dünyanın sonu ve salgın temalı dizilere, filmlere ilginin arttığını görüyoruz. Vaka ve ölüm sayıları arttıkça, şimdilik sağduyusunu ...
Sınav Kaygısı; sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan, yoğun kaygı, ...
İlginizi Çekebilir :
Geçmişteki Kırgınlıkları Gidermeyi Öğrenmek ve Hayata Devam Etmek İçin 5 Yol Hepimiz incinmişizdir. Bugün, duygusal bir acı türünü deneyimlememiş bir...
Bayağı bir yıllar önce, seanslarda danışanlar burcumu sormaya başladılar. Önceleri umursamadım. Oğlak, dedim geçtim. Zamanla burcumun pek de makbul bir burç ...
1999 Marmara Depremi’nden sonra DBE Terapistlerinin de yer aldığı EMDR çalışması International Journal of Stress Management/Uluslararası Stres Yönetimi ...
Hamilelik, kadınlar için normal koşullarda birey için yeni ve bilinmez olmasının etkisiyle korkutucu olabiliyor. Anne adayları zaman zaman kendilerini endişeli ...









