Evlilikler Nasıl Başlar Nasıl Biter 3
Geçen hafta şöyle bir soru sormuştuk: Nasıl oluyor da insanlar uzun süreler ciddi mesailer harcayarak özenle seçtikleri eşleriyle bir zaman sonra karşılıklı olarak yaşamı birbirlerine zehir etmenin bir yolunu buluyorlar? Buna karşılık nasıl oluyor da bazı çiftler sorulduğunda, evliliklerinin tüm sorunlarına, stresine karşın mutlu olduklarını söylüyorlar?
Bu sorulara cevap verebilmek için araştırmacılar basit bir yöntem uygularlar: Yeteri sayıda iyi ve kötü giden evlilikleri alıp ne yapıyorlar diye bakarlar. Kötüler ne yapmamamızı, iyiler de ne yapmamız gerektiğini bize söyleyebilir.
Bu doÄŸrultuda araÅŸtırma yapanların içinden geçen yazıda da sözünü ettiÄŸim John Gottman’ı seçiyorum. Özellikle neredeyse 25 yıldır bu sorularla uÄŸraÅŸtığı ve iÅŸini bilimsel yöntemlere uygun götürdüğü için.
Evlilik Laboratuvarı
Gottman klinik psikolog ve iÅŸe 70’lerin başında Amerika’da, University of Washington’da baÅŸlıyor. O zamanlar geleneksel terapilerin evlilikleri toparlamaya yetmediÄŸini görmüş. Bunun nedeni de terapistlerin, çiftlerin yaÅŸadıkları sorunların nasıl aşılacağı ile ilgili önyargıları. ÖrneÄŸin, teorik eÄŸilimi ne olursa olsun, terapistler birbiriyle durmadan dalaÅŸan çiftlerin bir iletiÅŸim problemi yaÅŸadıklarını düşünürler ve doÄŸal olarak da iletiÅŸimi düzenlemeye çalışırlar. Bunun da yolu, tartışma sırasında, suçlanan tarafın iÅŸittiÄŸi sözlerden alınmaması, eÅŸinin duygularını iyi tanımlaması, anladığını belirtecek ÅŸeyler söylemesi olarak düşünülür.
Teknik olarak ‘aktif dinleme’ ve ‘karşımızdakinin duygularının geçerliliÄŸini belirtme’ denince anlaşılan da budur. Somut olarak da sizden beklenen; sizinle ilgili görüşlerini filtreden geçirmeden, icabında belden aÅŸağı vurarak dile getiren, bunu da sık sık yapan eÅŸinizi sakin bir biçimde dinleyerek, ‘anlıyorum bana çok kızgın ve öfkelisin’ demenizdir.
Terapistler bazan karşılarında çivisi çıkmış bir ilişkinin olduğunu görmezler ve karşılarındaki insanların Himalayalarda budist eğitimi aldıklarını varsayarlar. Terapist olarak böyle davranan danışanları bulursak hiç kaçırmıyalım ve onlara iletişim yöntemlerini öğretelim. Ama ne yazık ki, çarşı karıştığı zaman iletişim becerilerini kimse geliştirmek istemiyor.
İşlerini iyi yürüten çiftlere baktığımızda, sorunlarını hiç de öyle ‘aktif dinleme’ vs. kurallarına uyarak aÅŸmadıklarını görürüz. Kavgaysa kavga, tartışma, kızgınlık, öfke hepsi var. Yine de ‘biz mutluyuz’ diyebiliyorlar. Peki fark ne? Dramatik gerilimi arttırmak için hemen söylemeyeceÄŸim. Önce, boÅŸanmaya doÄŸru giden çiftlerin neler yaptıklarına bakalım.
Gottman şöyle bir yöntem izliyor. Çiftler bir eve hafta sonunu geçirmek üzere geliyorlar. Banyo ve yatak odalarında olup bitenler dışında, herşey videoya alınıyor. Bazen fizyolojik ölçümler için aletler de takılıyor bedenlerine. Bu süre içinde çiftlere, beraberliklerinde daha önce gündeme gelen ve çözüm bekleyen konuları tartışmaları öneriliyor.
Gottman yirmi küsur yıldır bu iÅŸi yapıyor. Binlerce çiftin kayıtları analiz edilmiÅŸ. Bunların içinde evlilikleri kötü giden, boÅŸanma arefesinde olanlar olduÄŸu gibi, mutlu olduklarını söyleyen çiftler ve yeni evliler de var. Gottman’ın 25 yıldır süren çalışmalarına baktığımızda, dört sorunun etrafında dolandığını görüyoruz:
- Evlilikleri kötü gidenler nasıl bir döngü içine giriyorlar. Onları, sorunlarını aşmak için kullandıkları hangi stratejiler başarısız kılıyor?
- Evlilikleri iyi gidenler, sorunlarını aşmak için hangi stratejileri uyguluyor ve başarılı oluyorlar?
- Buradan çıkan sonuçlar ölçü alınırsa, evlenmek üzere olan çiftlerin sorunları aşma yöntemlerine bakarak hangilerinin boşanacağını ya da boşanmanın kenarına geleceklerini önceden kestirmek mümkün mü?
- Evlilikleri iyi giden çiftlerin yaptıklarına bakarak, kötü gidenler için sistematik bir yaklaşım geliştirilebilir mi?
Garantili BoÅŸanma Taktikleri
Bundan sonrası, eşinden bir an önce kurtulmak isteyenler için altın kuralları ve taktikleri içeriyor. Ne de olsa çeyrek yüzyıla yakın bilimsel bir birikim söz konusu. Evet, dönülmez akşamın ufkunda boşanmaya doğru belki yavaş ama emin adımlarla ilerleyenler genellikle 5 ana strateji uyguluyorlar.
Devamı haftaya.
12.02.2006
Benzer İçerikler :
Hatırlarsanız geçen haftalarda sizlere zihnimizin çalışma prensiplerinden ve bugüne kadar kat ettiği mesafeden söz etmiştim. Son olarak da inançlarımızın ...
Mutluluğun, evrensel bir boyutu olmakla birlikte, kültürden kültüre, hatta kişiden kişiye değişen bir yanı da var. Öyle ki, psikolojinin gelişmekteki bir alt ...
Geçen haftaki yazımızda geleneksel ekonominin genellemeleriyle insanı standardize ettiÄŸinden ve “öngörülebilir” varsaydığından, bu yaklaşıma meydan ...
Geçen hafta ilaç araÅŸtırmalarını yapan bazı araÅŸtırmacıların, “rakamlara iÅŸkence” yaparak istatistikten anlamayanları nasıl kandırdıklarınÄ...
İlginizi Çekebilir :
Efendim malumunuz geçen hafta 14 Şubat Sevgililer Günü idi. Her yıl olduğu gibi çiçekler, böcekler, tek taş yüzükler alındı, rezervasyonlar yapıldı. Etra...
Son iki yazımızda, yaşamlarını geçmişte yaşadıkları travmatik süreçlerin etkisinde sürdüren, kendileriyle ilgili tanımlarını ve duygularını (ben sevilmem,...
Bir süredir, bir “korku kültürü”nde yaÅŸadığımızdan, korkunun yaÅŸamlarımız üzerinde çarpıcı bir belirleyiciliÄŸi olduÄŸundan bahsediyoruz. Önce, son ...
Geçtiğimiz haftalarda sizlere çocukluk döneminde fiziksel, duygusal ya da cinsel istismarların yetişkin yaşamına uzanan etkilerinden ve travmanın farklı...



