Emre Konuk

Hayatın Tuzakları 4

Bayağı bir haftadır travmalardan ve hayatın tuzaklarından söz ediyoruz. Son yazıda travmalarımızdan, hayatın tuzaklarından ve onların verdiÄŸi acıdan arındığımızda, yani yaÅŸamımızdan olumsuzu çekince, örneÄŸin korkularımızı aşınca, ille de bunun yerini “mutluluk ve doyum alır” diyemeyeceÄŸimizden söz ettik.

İhtiyaçlarımızı iyi tanımlamak, gıdamızın ne olduğunu, yani neyle beslendiğimizi bilmek ve bu ihtiyaçları doyurmak için seçenekleri oluşturmak, seçenekleri yaşama yansıtabilmek için uygun teknikler geliştirmek, yani mutluluğu planlamak gerekir. Hayatın Tuzaklarını elimine etmek bir aşamadır, ancak bu bize mutlu olmak için neye ihtiyacımız olduğunu söylemez.

Pek çoğumuz yaşamı rastgele yaşarız. Yani nereye gittiğimizin farkında bile değilizdir. Bu yüzden de belli bir yaşa geldiğimizde içimiz acımış bir halde, hayal kırıklıkları içinde oluruz. Ancak yaşamla ilgili hedefler koymaya başladığımızda hedeflerimize nasıl ulaşacağımızla ilgili adımları planlayabiliriz. Değişim ne yazık ki rastgele olamıyor. Değişime stratejik yaklaşmak gerekir ve bunun öncesinde kişisel bir vizyon oluşturmamız gerekir.

Yapılacak ilk iş; temel eğilimlerimizi ve mizacımızı yani bize doyum sağlayan ilgi alanlarımızı, ilişki tarzımızı, temel ihtiyaçlarımızı tanımak. Ne yazık ki, daha ufacıkken, doğal eğilimlerimizi yaşamayı değil, bize söyleneni yapmayı öğreniriz. Kendimizi değil başkalarını mutlu etmeye çalışırız. Yani sağlıklı bir bencillik içinde olmayı öğrenmemiz gerekir.

Belki de en çok ihmal ettiÄŸimiz ÅŸey iliÅŸkilerimizdir. ArkadaÅŸlarımız bizim deÄŸiÅŸik ihtiyaçlarımızı karşılar. Biri “çok iyi dosttur”, ötekiyle “çok iyi eÄŸlenilir”, diÄŸeri ise “çok ÅŸey öğrendiÄŸim” biridir. Bu seçimleri bilinçli yapmak ve bizi eteÄŸimizden çekecek, geliÅŸmemize katkısı olmayan, hiç deÄŸilse en azından keyif alamadığım insanlarla bir araya gelmemeÄŸe özen göstermeliyiz. Tabii buna eÅŸimiz de dahildir. Åžirketimize eleman alırken kılı kırk yararız ama 50 yıl birlikte yaÅŸayacağımız eÅŸimizi yıldırım hızıyla seçer, aynı hızla evleniriz.

Bir başka derin doyum kaynağı; birilerine, çocuklarımıza, eşimize, yakınlarımıza, arkadaşlarımıza, çevremize, ülkemize, dünyaya bir şeyler vererek yaşamaktır. Fark yaratmak, değer katmak, en azından birinin gülümsemesine katkıda bulunmak yoğun uğraş gerektirebilir ama alınan doyumun derinliği belki de başka hiçbir şeyle karşılaştırılamaz.

DeÄŸiÅŸim çok ender olarak yalnız başına gerçekleÅŸtirilebilir. KullanabileceÄŸimiz kaynakların başında yakınlarımız, arkadaÅŸ ve dostlarımız gelir. Onlar kararlarımızda ve belirlediÄŸimiz yönde gidiÅŸimize birinci derecede katkıda bulunabilirler. Çünkü onların bizim kör noktalarımıza sahip olma olasılığı azdır. Genellikle bizi “mantıklı ve gerçekçi” olmaya zorlarlar.

BaÅŸkalarından yardım ve destek istemekten söz ederken, bir terapistle çalışmayı da göz ardı etmememiz gerekir. Genelde böyle bir desteÄŸi istemek, aynı zamanda “ağır sorunları var” yargısını da peÅŸinden getirdiÄŸi için, bu destek pek istenmez. Hata edilir. Bu engel aşıldığında, “acaba zamanlaması doÄŸru mu” sorusu sorulur. EÄŸer yaÅŸadığımız sorun makul bir süreyi asmışsa, yani aşılamamışsa, kendimize ve baÅŸkalarına sıkıntı kaynağı oluyorsa, o zaman bir terapist arayışına girmek düşünülebilir.

Kaynaklar

David Burns. 1980. Feeling Good. New York: Henry Holt & Company.
Jeffrey Young & Janet Klosko. 1994. Reinventing Your Life. A Plume Book.

02.08.2009

Benzer İçerikler :

Akıldışının Cazibesi - VII

Geçtiğimiz hafta, empati ve empati ile ilişkili yardım etme davranışı üzerine konuşmuştuk. Her zaman, her durumda, herkese karşı aynı seviyede empa...

Hayatın Tuzakları 4

Bayağı bir haftadır travmalardan ve hayatın tuzaklarından söz ediyoruz. Son yazıda travmalarımızdan, hayatın tuzaklarından ve onların verdiÄŸi acÄ...

DeÄŸiÅŸim niye o kadar zordur? II

Çiftlerle uÄŸraşırken, kimin deÄŸiÅŸebileceÄŸi kimin deÄŸiÅŸemeyeceÄŸi konusu seanslarda kader gibi eninde sonunda gündeme gelir: “Bu yaÅŸtan sonra bir insan...

Günahlarımızdan Arınırken

Geçen hafta yazımızda 1 Mayıs “katliamında”, daha doÄŸrusu 12 Eylül’e giden yolda maÄŸdur olanların pek de öğle sütten çıkmış akkaşık...

İlginizi Çekebilir :

Egzersiz: Son Söz

Sizler de fark etmiş olmalısınız ki egzersiz bir nevi doğal enerji kaynağı. Yalnızca iyi olanı daha iyi hale getirmekle kalmıyor; aynı zamanda pek çok derde ...

Amerika'yı Anlamak

Åžu sıralar Amerika’yla ilgili iyi ÅŸeyler söylemek pek makbul bir ÅŸey deÄŸil biliyorum. Bugün bu suçu bilerek iÅŸleyeceÄŸim. YaÅŸamımın en verimli, en çok ...

Motivasyon - II

Geçtiğimiz hafta motivasyon konusuna giriş yapmıştık. Çarpıcı bilimsel çalışmalara rağmen onlarca yıldır meselenin doğru anlaşılamadığına, motivasyon hakkında ...

Yasamızı Çıkarır Hakkımızı Alırız

Geçen hafta, 1990’larda Özal’ın çıkarmaya çalıştığı SaÄŸlık Reformu Yasa Tasarısına rahatı bozulacak ve tabii gücü elinden alınacak olan...