İnternette Aşk 4
Geçen hafta, İnternette kurduğum ilişkilerin bana, günlük yaşamda kurduğum ilişkilerde yaşadığım pek çok zorluğu, kaygıyı aşma olanağı verdiğini ve ayrıca kolay, çabuk ve ucuz olmasıyla da bir hayli çekici olduğunu söylemiştik.
Günlük yaşamda ilişkiye ne zaman gireceğime, ne zaman çıkacağıma, ne zaman ilişkiyi keseceğime, neyi gizliyeceğime, ne kadar yakın olacağıma karar vermek için birçok faktörü düşünüp tartmam gerekir. Zaman zaman da çok güçlük çekerim. Oysa internette bu kararlar kolaylıkla alınır ve uygulanır. İnternette “Kimliğimi” saklayarak kendimi “olduğu gibi” ortaya koyabilirim.
Gizlilik ve Yakınlık
Yüz yüze yaşanan ilişkilerde kendimi ne ölçüde gizliyeceğim, neyi saklıyacağım, ne ölçüde kendimi açacağım, ne kadar yakın olacağım gibi çok önemli duygusal unsurlar sürekli çatışma halindedir. Online ilişkilerde kişilerin gizliliklerini istedikleri ölçüde koruyabilmeleri daha kolay olduğundan, bu çatışma en aza indirgenir.
İnternet ortamı kişiye, özel hayatını ve gizliliğini koruma fırsatı vermenin yanı sıra, duygusal yakınlığı ve açıklığı denetim altında tutmasını da sağlar. İnterneti her bireyin dışa vurmayı uygun gördüğü bilgileri kontrol altında tutmasını sağlayan bir ortam olarak da düşünebiliriz. Ancak ilgi çekici olan; bireyler böyle bir ortamda kendilerini tümüyle de gizlemezler. Hatta, paradoksal olarak kendini gizleyebilme özgürlüğü, bir şekilde kişilere normalde dışa vurduklarından çok daha fazlasını ortaya koyma cesareti verir. Yani bizim için tehlike yaratacağını düşündüğümüz bilgileri saklarken, başka konularda olabildiğince açık olabiliriz.
Online ilişkilerde, kendimi daha fazla gizlediğim halde, daha açık ve yakın bir iletişimi yaşayabilirim. Bu da yüz yüze ilişkilerde yaşanan açıklık ve gizlilik arasındaki tipik çatışmayı azaltır.
Dışardan baktığımızda online ilişkiler sanki ideal ilişki kavramına çok yakın gibi görülüyor. Öyle ya, ilişkimde beni rahatsız eden yanımı istediğim gibi saklıyabiliyorum, buna karşılık fantezilerimi ve hayal gücümü sonuna kadar işletip kendimi dilediğim gibi sunuyorum. Ancak pratikte online bir ilişki belli bir noktaya ulaştığında, çiftler bu ilişkiyi “bir tarafı eksik” olarak yaşıyor ve günlük ortama taşıyor. Bu noktada da yeniden “gizlilik – açıklık oyunu” oynanmaya başlanıyor.
Eksik Olan Ne?
Tabii “bir tarafı eksik” olan unsurun en başta; fiziksel olarak beraber olamamak olduğunu anlayabiliriz. Ancak sorun bununla sınırlı değildir. “Gerçek” bir ilişkide bize iki şey mutluluk verir: Bedenle ilgili zevkler (örn; cinsellik) ve temel ihtiyaçlarımızın doyumu. Temel ihtiyaçlarımız deyince de; güven, korunma, aidiyet, bağlanmak, önünü görmek, düzen, sayılma ve değer verilmeyi sayabiliriz. Ayrıca ilişkiyi “anlamlı” bulmanın da önemli bir doyum sağladığını söyleyebiliriz.
Daha önce de söylediğimiz gibi, yukarıda saydığımız temel ihtiyaçların neredeyse hiçbirini internette kurulan ve internette sürdürülen bir ilişkiyle sağlayamayız.
Peki, biraz abartarak da olsa soralım: İnterneti “ruh ikizimi” bulmakta kullanabilir miyim? Niye olmasın.
Haftaya devam.
14.10.2007
Benzer İçerikler :
Buraya kadar söylenenleri bir özetleyelim: 1. Nerede kronik hale gelmiş, aşılamamış bir sorun varsa orada sorunu aşmak için bulduğumuz çözümün ya da çarenin ...
Önümüzdeki haftalar sizlere zihnimizin nasıl çalıştığı, inançlarımızın algılarımızı, aldığımız kararları ve hatta hafıza süreçlerimizi bile nasıl etkilediği ...
Geçen hafta İstanbul’un yakın tarihinin terapiye nasıl yansıdığı üzerinde durduk. Hafif de kafa bulduk. Devam edelim. Evlilikle ilgili sorunların ...
Geçtiğimiz haftalarda, kolayca ikna olmamıza ya da bizden istenen bir şeyi yapmamıza neden olan temel ilkelerden söz etmiş ve altı başlık altınd...
İlginizi Çekebilir :
Geçtiğimiz hafta, irrasyonel tarafımız üzerine konuşmuş; hayatımızın pek çok alanında, mantığa aykırı biçimde hareket ettiğimizi söylemiştik. Kelimele...
Önce her zaman olduğu gibi bir özet yapalım. Mutlu kişiler mutsuzlara göre daha çok olumlu duygulara sahipler, yaptıkları şeylere kendilerini tümüyle ...
Önce geçen haftanın bir özetini yapalım: Bir sorunla karşılaştığımızda, o sorunun “neden ve nasıl ortaya çıktığı” ve “nasıl aşılacağı” ...
Scientific American Mind dergisinin editörü Mariette DiChristina, yaratıcılık konusunda farklı bakış açıları ve geçmişleri olan üç önemli uzmanla; Fordham...

