Marka EvliliÄŸi 3
Önce geçen iki haftanın kısa bir özetini yapalım.
Markanın bilinirliği onun iyi bir marka olduğunu garanti etmez. Çünkü hedef, markanın bilinir olması değildir. Hedef marka evliliğidir. Yani markaya tutkuyla bağlanmaktır.
AraÅŸtırmacılar, tüketicilere bir ürünü satın alma ya da satın almama “nedenlerini” sorar. Aslında sorulan, üründen alınan rasyonel faydadır. Müşteriler de rasyonel cevaplar verir: “Müzik ve servis çok iyiydi”. Bunlar müşteriyi memnun eden ÅŸeylerdir. Ama hepimiz biliriz; birinden hoÅŸlanmakla baÄŸlanmak arasında çok fark vardır.
Oysa tüketiciler, kullandıkları marka ile ilgili hem rasyonel hem de duygusal hikayelere sahiptir. Hem rasyonel hem de duygusal ihtiyaçlarını giderebilmenin yollarını ararlar.
Tüketicileri dinleyecek olursak, onların markaya verdikleri duygusal tepkileri de duyarız:
“Burada çok pozitif bir enerji alıyorum”
“Ruhum temizleniyor”
“Benim için özel olarak uÄŸraşıyorlar”
“BüyülenmiÅŸ gibi oluyorum”
Araştırmalarda bu yorumlar genellikle göz ardı edilir.
Bağlılığı Ölçmek
Gallup araÅŸtırmacıları, tüketiciler ve markalar arasındaki duygusal baÄŸların güvenilir ve doÄŸru bir ÅŸekilde anlaşılabileceÄŸini görmek için bir program baÅŸlattılar. Amaç, güçlü marka evliliÄŸini belirleyen duygusal baÄŸları sayısal olarak ifade etmek için standart bir metrik sistem oluÅŸturmaktı. Bu program aynı zamanda “yumuÅŸak” tabir edilen ölçümler ile çapraz-satış, satış sıklığı ve kar gibi önemli iÅŸ sonuçları arasındaki iliÅŸkiyi de araÅŸtırdı. Ayrıntılı analizler sonunda baÄŸlılık ve temel iÅŸ sonuçları arasındaki iliÅŸkiye dayanılarak “Müşteri BaÄŸlılığı ÖlçeÄŸi” geliÅŸtirildi. Bu ölçek ÅŸirket, marka ve onun tüketicileri arasındaki iliÅŸkinin gücünü gösteriyor ve ölçüyordu.
Ölçek, duygusal marka bağını oluşturan dört bileşeni ölçüyor. Bunlar, temeli oluşturan güven ve dürüstlük ile bunların üzerine kurulan gurur ve tutkudur. Bu dört bileşeni ölçmek amacıyla geliştirilen sorular şirketlere, kendi markalarının evliliklerinin sağlığını değerlendirme imkanı vermektedir.
Güven ve dürüstlük marka evliliÄŸinin temel taşı gibidir. EÄŸer tüketiciler markanın sözlerini tutacağı konusunda herhangi bir şüpheye düşerlerse, asla gerçek bir marka iliÅŸkisi olmayacaktır. DiÄŸer “marka baÄŸlılığı” hiyerarÅŸisinde daha da önemli iki unsur ise gurur ve tutkudur.
Tutkuyla BaÄŸlanmak
Markaya tutkuyla bağlanan müşteriler, bu markanın kendileri için mükemmel olduğuna kendilerini ikna etmişlerdir. Dahası, eğer bu marka bir şekilde ortadan kalkarsa dünyanın bir parçasının eksik olacağına inanırlar.
Bu markaların yeri doldurulamaz gibi görünür. Ekmek-su gibi olmazsa olmaz sınıfındadırlar. Aynı dünyevi nitelik taşıyan TV, cep telefonu, e-mail gibi… Onlar olmadan yaÅŸamayı düşünemeyiz.
Tutku, marka bağlılığı piramidinde en üst sıradadır. Her hangi bir marka ilişkisi için erişilebilecek en son duygusal noktadır. Müşteri artık kendini ona adamıştır. Bizi şaşırtacak alanlarda karşımıza çıkar. Yani, bu durumu sadece lüks oteller ya da lüks arabalar için değil, gaz istasyonları, margarin markaları için de yaşayabiliriz.
Zengin ya da fakir, yaÅŸlı ya da genç, kadın ya da erkek müşteriler arasında ve her ürün kategorisinde ve her kültürde tutku bulunmaktadır. Almanya’da, Japonya’da, Tayland’da ve Brezilya’da da bulunmaktadır. Kısacası, ÅŸimdiye kadar keÅŸfedilmemiÅŸ ve kimse tarafından görülmemiÅŸ olsa bile tutku oradadır.
Dört Farklı Müşteri Tipi
Analizler dört farklı müşteri tipi ve müşteri ilişkisi ortaya çıkarıyor:
1. Tamamiyle Bağlı Olanlar: Bu müşteriler markaya hem duygusal olarak çok bağlıdır hem de büyük bir sadakat gösterirler. Çok fazla harcarlar, fiyat artışına fazla duyarlılık göstermezler, kendilerini adamış gibidirler. Markayla mutlu ve tutkulu bir evlilikleri vardır.
2. BaÄŸlı Olanlar: Tamamiyle baÄŸlı olanlar kadar güçlü olmasa da, bu müşterilerin markayla duygusal bir baÄŸları vardır. Bazen fazla sadakat göstermeyebilir, almaya ya da kullanmaya devam etmeyebilirler. Markayla ilgili bir tatminsizlik yaÅŸamazlar fakat çeÅŸitli nedenlerle, kendilerini tamamiyle baÄŸlı hissetmezler. Marka ile evlidirler, fakat bu “tamamiyle baÄŸlı” olanlarınki kadar tutkulu ve anlaÅŸarak yürüyen bir evlilik deÄŸildir.
3. Bağlı Olmayanlar: Bu müşteriler markaya karşı nötr bir tutum izler ve markaya karşı minumum bir duygusal bağ hissederler. Marka onların gözünde binlerce markadan sadece biridir. Aynı markayı kullanmaya devam edebilir, fakat bu tutkuları ya da duygusal bağları yüzünden değil, alışkanlıkları ve onlara uygunluğu nedeniyledir. Bu sadece bir konfor evliliğidir.
4. Tamamiyle Serbest Olanlar: Bu müşterilerin markayla hiç bir bağlılıkları yoktur. Çoğu durumda, onları bir markaya bağlamak oldukça zordur. Bağlanmanın kolaylıkla olabileceği yerlerde, ilgisiz ve etkilenmemiş görünürler. Var olan bir ilişki hemen yara alabilir. Boşanma ihtimali en yüksek olan grup bu gruptur.
Bu dört grup markaya karşı olan hislerinde, niyetlerinde ve davranışlarında farklı davranırlar.
Haftaya devam.
26.12.2006
Benzer İçerikler :
Geçtiğimiz hafta, iknaya mahsus bir çifte standardı ele almış; başkalarını etkileyebilmenin, çok istenen ve uğrunda çok çaba sarf edilebilen bir ...
Bayağı bir haftadır travmalardan ve hayatın tuzaklarından söz ediyoruz. Son yazıda travmalarımızdan, hayatın tuzaklarından ve onların verdiÄŸi acÄ...
Bu dizide insan davranışlarını, duygularını ve düşüncelerini etkileme, yani değişiklik sağlama yöntem ve stratejileri üzerinde durduk. Beyin yıkama, yöntem ...
Daha önceki yazılarımızda, insanın tamamen rasyonel bir varlık olduğu varsayımı üzerine konuşmuş, bu varsayımın, bilimsel arka planının zayıflığından v...
İlginizi Çekebilir :
Bildiğiniz gibi, bir süredir, irrasyonel tarafımız üzerine konuşuyor; yaşantımızdan örneklerle, bu bilinmeyen tarafımızı keşfe çıkıyoruz. Hangi durumlarda, ...
Önce geçen haftanın bir özetini yapalım: Bir çalışan işyerinden memnun olabilir ama bu onun iş yerine bağlanmasını garantilemez. Aynı şekilde bi...
Geçtiğimiz hafta, hızlı tüketim gıdalarının, fiziksel sağlık ile olduğu gibi, psikolojik sağlık ile ilişkisi olduğuna dair bilimsel bulgulara ulaşıldığından...
Kaldığımız yerden devam edelim. Üç hafta önce bir soru sorduk ve cevap aradık: Tüm kültürlerde ortak, evrensel davranış kalıplarından, değerlerden,...

