Emre Konuk

Mutluluk Para Getirir mi? 1

Paranın geçici de olsa insanları mutlu ettiğini biliyoruz. Ama geçici. Acaba mutluluğun para getirdiğini söylemek mümkün müdür? Eğer bu olabiliyorsa, o zaman para yerine mutluluğun peşinden gitmekten söz edebiliriz.

Mutluluğun para getirmesi demek; iş dünyası söz konusu olduğunda satışın, verimin, karlılığın artması, işten ayrılmaların düşmesi, iş kazalarının ve ölümlerin azalması demek. Yani para demek. Bu ve önümüzdeki birkaç yazıda mutluluğun para, hem de ciddi para getireceğini araştırmalara dayanarak göstermeye çalışacağım. Şimdilik hayal gibi gelse de, kim bilir belki bir zaman sonra mutluluğu arttıracak programlar IK pratiğimize girer bakarsınız.

Daha fazla uzatmadan sorumuzu soralım: Mutluluğu tanımlayabilir miyiz? Aslında soru biraz anlamsız gibi, çünkü kime sorsak bize mutluluğun bir çeşit tanımını yapar ve çoğu zaman da bu tanımlar birbirinden farklı olur.

Keyifli YaÅŸam

O zaman soruyu belki şöyle sorabiliriz: Mutluluk araştırılabilir, yani bilimin alanına girebilir mi, yani ölçülebilir mi? Evet bu yapılabilir. Bir yol; araştırdığımız özelliğe, niteliğe, yetkinliğe üst düzeyde sahip insanları bulup ortak yanlarını belirlemektir. Örneğin, satış kadromuzda 500 çalışanımızın içinden en iyi 30 müşteri temsilcisini seçer, satış yaparken hangi yetkinlikleri kullandıklarına bakabiliriz. Çıkan profili modeller ve işe alacağımız müşteri temsilcisi adaylarını bu modele göre seçebiliriz. Depresyonu anlamak için, depresyon geçiren kişilere odaklandığımız gibi.

Mutluluk meselesine de aynı mantıkla yaklaşabiliriz. Örneğin çok mutlu olduğunu ve çok mutsuz olduğunu söyleyen insanları bulur, onların duygularına, düşüncelerine ve davranışlarına bakabilir, birbirlerinden nerelerde ayrıldıklarını görebiliriz. Bu yöntem bize ayrıca mutluluğun yollarını da gösterebilir.

Olumlu Duygular

O zaman bir sürü araÅŸtırmadan çıkan bir sonuçla iÅŸe baÅŸlayabiliriz: Mutlu olduÄŸunu söyleyen insanların sahip oldukları olumlu yaÅŸantıların sayısı olumsuz yaÅŸantılara göre çok daha fazla. ÖrneÄŸin; doyum, kıvanç, dinginlik, huzur, iyimserlik, umut, özgüven, orgazm, coÅŸku, neÅŸe, sıcaklık, rahatlık gibi. Bu duygulara sahip kiÅŸiler “keyifli bir yaÅŸam” sürdürdüklerini söylüyorlar. Bu yaÅŸantıların sayısı arttığında, süresi uzadığında ve yoÄŸun yaÅŸandığında yaÅŸamdan alınan keyif de artıyor. Peki, bu beceriyi edinmek mümkün mü? Evet mümkün.

Kendimiz Olmak

Olumlu yaşantıların bir çeşidi de doyumlardır. Doyumlar aldığımız zevklerin ya da olumlu duyguların tersine, duygularla ilgili değil, davranışlarımız ve eylemlerimizle ilgilidir: Okumak, dağa tırmanmak, dans etmek, briç oynamak, spor, iş, arkadaşlık gibi. Doyumlar, zamanı algılamamızı engeller, yaptığımız işe kendimizi tümüyle vermemize, bağlanmamıza yol açar.

Mutluluk yalnızca anlık yaÅŸantıların toplamı deÄŸildir. Mutlu olduÄŸunu söyleyen insanlar, “kendileri olduklarını, kendilerini gerçekleÅŸtirdiklerini” söylüyorlar. Kendimiz olmak, kendimizi gerçekleÅŸtirmek; sahip olduÄŸumuz güçlü yanlarımızın, yeteneklerimizin yaÅŸama geçirilmesiyle mümkündür. Yeteneklerimiz bizi doyuma götüren en doÄŸal yoldur.

Anlamlı Yaşam

Yaşamın anlamlı kılınması, bizim yaşama bağlanmamıza, kendimizi tümüyle, yoğun bir biçimde bir şeylere odaklamamıza önemli bir katkıda bulunur. Burada anahtar beceri; sahip olduğumuz yetenekleri ve güçlü yanlarımızı belirlemek ve kendimizden, yani aldığımız doyumlardan ve keyiflerden daha büyük, daha anlamlı bir şeyin hizmetine sunmaktır.

Özetleyecek olursak: Araştırmalara baktığımızda, çok mutlu olduğunu söyleyen kişiler, yaşamdan keyif aldıklarını, yaptıkları şeylere kendilerini tümüyle verdiklerini ve yaptıkları şeylerin onlar için anlamlı olduğunu, yani daha büyük bir amaca hizmet ettiğini söylüyorlar.

Bu yazının anlamlı olabilmesi için mutlulukla verim, karlılık, satış, düşük işten ayrılma gibi işyeri performans kriterleri arasında sıcak bir ilişki olduğunu göstermemiz gerekiyor. Bu da önümüzdeki haftanın konusu.

06.05.2007

Benzer İçerikler :

İnsanın Doğası 2

Geçen hafta tüm kültürlerde ortak, evrensel duygu ve davranış özelliklerinden söz edebilir miyiz diye sorduk. Bu soru önemliydi çünkü eÄŸer insan davranışınÄ...

Uzak Durulacak Kadınlar ve Erkekler

Okurlar bazı yazıları ısrarla kendilerine göndermemi isterler. Bu yazı en çok talep görenlerden biri. İki yıl önceye ait. İmbikten geçmiş uzman görüşü, bayram ...

Çalışanı Tanımak

Geçenlerde ekibiyle iliÅŸkisini düzenlemek amacıyla bir araya geldiÄŸimiz bir yöneticiyle “çalışan baÄŸlılığının” organizasyona katkısı üzerinde...

Popüler Psikoloji Mitleri - IV

Bildiğiniz gibi bir süredir sizlere popüler psikoloji endüstrisinin katkılarıyla üretilen ve toplumun büyük bir kesiminde gerçek olarak bilinen mitlerden ...

İlginizi Çekebilir :

Keşif Alanlarını Desteklemek

İnanması ne kadar güç olsa da, insanoğlunun dünyaya getirdiği minik insancıklar, hayatta kalmalarını sağlayan bir dolu refleks, duyu, dürtü, her yaşantıyı ...

Zihnimiz Bize Nasıl Kazık Atar 1

Önümüzdeki haftalar sizlere zihnimizin nasıl çalıştığı, inançlarımızın algılarımızı, aldığımız kararları ve hatta hafıza süreçlerimizi bile nasıl etkilediği ...

Ben Kimim?

İnsanların sosyal hayvan olduklarını ileri süren sosyal psikologlar, onlara elbette hakaret etmeye çalışmıyorlar. Sosyal ortamların, kitlelerin, grupların ve ...

Korku Kültürü

Her dönemin, makul sınırları olmaksızın yaygınlaşmış belli başlı korkuları vardır. Varoluşsal kökenlere sahip, doğal korkulardan değil; dış kaynakların ...