Bilgisayar Oynayabilir miyim Anne?
Bilgisayar başından kalkmayan, cep telefonuna adeta yapışık yaşayan, arkadaşlıklarını sanal ortamda arayan çocuklara aileler nasıl ayak uyduracak? Uzmanlara göre çocuklar internete anne baba gözetiminde ve ödevden sonra girmeli, okul öncesinde oyun kullanımı sınırı 15 dakika, ilkokulda yarım saat olmalı.
Aile içinde eleştirilen, yargılanan çocuk, sanal arkadaşlıklara sığınıp, sorunlarından uzaklaşıp o dünyada var olmak istiyorsa, ailelerin yaklaşımı ne olacak? Dijital çağda ailelere düşen yeni görevler neler? Nereye, ne kadar müdahale etmeli? DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Klinik Psikolog Şeyda Özdalga'ya dijital yaşam ve çocuk aile ilişkilerini sorduk: Anne-babalar, dijital dünyanın çocuklarına zarar verdiğine yönelik endişelilerse?
Bazı Anne Babalar, Çocuklarının Teknolojik Araçları Uygun Kullanmamasından Endişe Duyabilir
Sanal oyunların esiri olan, arkadaşlarıyla bir aradayken birbirleriyle mesajlaşan, bir arada ama ilişki, iletişim kurmadan ellerindeki telefon ve tabletlere dalmış çocuklar, indirdiği videoyu izleyip müziği dinleyen, oyun oynayıp ailesinin yanına gelmeyen odasına kendini kapatan gençler ailelerini kaygılandırıyor. Çocuklar neredeyse cep telefonu, tablet ve bilgisayarla yapışık yaşıyorlar.
Bu Konuda Neler Yapılmalı?
» Durumun teknoloji bağımlılığı olarak değerlendirilmesinin en önemli kriteri onsuz olmamadır. Teknolojik aletler mi çocuğu yönetiyor, çocuklar mı teknolojik aletleri yönetiyor? Çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri neler? Bunlar değerlendirilmeli. Çocuğun davranışları birer sonuçtur. İçe dönük, öfkeli, kaygılı, sorunlu ebeveyni olan ya da çatışmalı aile ortamı içinde bulunan, eleştirilen, yargılanan, kıyaslanan, engellenen, ihmal edilen, kendini başarısız bulan, sosyal sorunları olan çocuk için bilgisayar oyunları, sanal arkadaşlıklar çocuğun sığındığı, sorunlarından uzaklaştığı, kendini yeterli, değerli, başarılı hissettiği bir ortam olabilir. Öncelikle bu yaklaşımların varlığı değerlendirilip düzenlenmeli.
Gerçekle Sanalı Karıştırabilir
Yaş sınırı olmalı mı?
» Çocuk ve aile ilişkileri yararına kullanımın yaşlara göre sınırlandırılması gerekir. Okul öncesi dönemdeki bir çocuğun bilgisayar, internet veya oyun kullanımı oldukça sınırlı olmalı ve iyi bir şekilce denetlenmelidir. Aksi takdirde gerçek yaşam ile fantezi arasındaki farkı yakalayamadığı için oyunlardaki kahramanların yaptıkları davranışları arkadaşları üzerinde denediğinde, korkular ve kaygılar geliştirebilir. Okul öncesi dönem için bu materyallere ayrılacak zaman ortalama olarak günlük 15 dakikayı aşmamalı ve anne babanın gözetiminde olmalıdır. Bu dönemde, anne ve baba ile oynayacakları kutu oyunları, evcilik, resim yapma, kesme yapıştırma, hikâye dinleme ve anlatma, vs. daha çok vakit ayrılması gereken aktivitelerdir.
Hürriyet / 18.12.2012
Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
İlişkiye başlarken aldığımız sevgili paketinin içinde karşımızdaki kişinin geçmişte kurduğu ve bugüne dek getirdiği arkadaşlıkları da yer alıyor. Bunun bir ...
TÜİK'in Verilerine Göre 2010'da 572 bin 677 kişi evlenirken, 116 bin 369 kişi boşanmış. Uzmanlar, çalışan kişilerin evliliklerini sağlıkl...
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü, Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF Türkiye) tarafından 3-4 Mayıs 2016 tarihlerinde düzenlenecek 5. Koçluk...
Bahar depresyonu, içinde bulunduğumuz aylarda pek çoğumuzun yaşadığı bir sıkıntı. Peki, bahar aylarında yaşanan depresyon hangi faktörlere bağlı olarak...
İlginizi Çekebilir :
Tıpkı büyükler gibi çocuklar da zaman zaman yalan söyler. Sadece onların nedenleri daha masumanedir. işte küçüğünüzün yalanları altında yatan ...
Günlük hayatta nispeten masum görünebilen dedikodunun iş yerine taşınınca zararları profesyonelleşiyor. Özellikle zam, kriz ve yönetim değişimi dönemlerinde ...
Senin de zaman zaman yaşadıkların karşısında özgüvenin azalıyorsa ve ne yapacağını bilemiyorsan bu yazıyı okumadan geçme! Mutluluğun ve başarının anahtarı olan ...
Geçen hafta, 30'lu yaşlardaki kadınların anneleriyle olan mesafeli ve çekişmeli ilişkilerine dair hikâyelerini paylaştığım bir yazı yazmıştım. Konuyu ...









