Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile İlgili Bilinmesi Gerekenler – 2

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile İlgili Bilinmesi Gerekenler – 2

DEHB’in Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite (Aşırı Hareketlilik) ve Dürtüsellik olmak üzere üç tane belirtisi vardır. Amerika Psikiyatri Birliği’nin (2013) oluşturduğu Tanı Ölçütleri Başvuru El kitabına (DSM-5) göre DEHB’in hiperaktivite/dürtüsellik, dikkat eksikliği ve birleşik tip olmak üzere üç alt tipi vardır. Bu belirtilerin çocuğun yaş gelişimine uygun olmaması gerekmektedir. Örneğin 2 yaşındaki bir çocuğun aşırı hareketli olması normalken, 10 yaşındaki bir çocuk için bu durum uygun değildir. Hiperaktivite (aşırı hareketlilik) /dürtüsellik alt tipi; aşırı hareketlilik, sırayı beklemede zorluk çekme, başkaları konuşurken onları bölme ve bir yerde uzun süre oturamama gibi belirtileri kişinin gelişimsel seviyesine ya da yaşıtlarına göre fazla sergilemesini içermektedir. Dikkat eksikliğinde temel sorun çocuğun bir şeye odaklanamaması değil o sırada içinden gelen başka bir şey yapma isteğine engel olamamasıdır. Dikkat eksikliği alt tipinde; verilen bir görevi tamamlamada zorluk yaşama, yönergeleri takip edememe, dinlemiyormuş gibi görünme, eşyalarını kaybetme, sakarlıklar, zihinsel çaba gerektiren etkinliklerden hoşlanmama ya da kaçınma, dikkatsizce hatalar yapma ve detaylara dikkatini verememe gibi gelişimsel seviyesine ya da yaşına uygun olmayan belirtiler görülmektedir. Birleşik alt tipi ise, her iki alt tipinde kişide mevcut olmasını içerir.

Amerikan Psikiyatri Birliği’nin tanı ölçütlerine göre, DEHB tanısı konulabilmesi için belirtiler 12 yaş öncesinde başlamış olmalıdır.

Bebeklik Dönemi: DEHB’in kalıtımsal sebebiyle, anne karnından itibaren belirtilerini göstermeye başlar. Özellikle DEHB olan çocukların anne karnındayken de çok hareketli olduğunu biliyoruz. Özellikle bebeklik döneminde gözlemlenen belirtiler; huzursuzluk, çok ağlama ve zor sakinleşebilme, ses ışık gibi dış uyaranlara aşırı tepki verme, uyku sorunları ve aşırı hareketli olma şeklindedir. Ancak bu belirtiler sadece DEHB olarak düşünülmemelidir. Bu belirtilerin başka sebepleri de (duygusal ya da fiziksel sebepler) mutlaka araştırılmalıdır. 

Okul Öncesi Dönem: Okul öncesi dönemde (3-5 yaş) genellikle çocukların dikkat süreleri kısadır ve hareketlidirler. Ancak çocuğun hareketliliği ve dikkat sorunları kendi yaşıtlarına göre farklılık gösteriyorsa DEHB düşünülebilmektedir. Bu noktada önemli olan sadece ev ortamındaki davranışlar değil kreşteki öğretmenlerin gözlemleri de büyük önem taşımaktadır. Örneğin, evde devamlı hareket halinde olma, sürekli zıplama, isteklerini erteleyememe, tutturmalar, çok konuşma, sakarlıklar, sürekli soru sorma, bir oyunda dikkatini verememe ve hemen başka oyuna geçme ve okulda sırasını bekleyememe, başka çocuklara zarar verme (vurma, itme, ısırma vb.), sandalyede oturamama, kıpır kıpır olma, kurallara uymama, çok konuşma, hareketli oyunları tercih etme, aktiviteleri sürdürememe gibi belirtiler DEHB olasılığını düşündürebilir.

İlkokul Dönemi: İlkokul döneminde ise artık DEHB belirtileri daha net bir şekilde görülmektedir. Özellikle sınıf öğretmenlerinin sınıf içi gözlemleri çok önemlidir. Ancak unutulmamalıdır ki sadece evde ya da sadece okulda bu belirtilerin gözükmesi DEHB olduğuna işaret etmektedir. Mutlaka her iki ortamda da çocuğun bu belirtileri gösteriyor olması gereklidir. İlkokul döneminde görülen belirtiler; sandalyede oturamama, kıpır kıpır olma, ders sırasında yerinden kalkma ve sınıf içinde dolaşma, dersi dinlemekte zorluk, sırasını bekleyememe, sorunun tamamını dinlemeden yanıt verme eğilimi, sınavlarda ve ödevlerde dikkatsizce hatalar yapma, okul başarısının kendi potansiyeliyle uygun olmaması ve dengesiz olması, arkadaş ilişkilerinde zorluk (dışlanma), dağınıklık, defter düzeninin olmaması, unutkanlıklar, eşyalarını sıklıkla kaybetmesi gibi. Özellikle aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtilerinin daha sık görüldüğü erkek çocuklarının sınıf içindeki davranışsal problemleri öğretmenler tarafından daha kolay fark edilmekte ve aileleri bir uzmana yönlendirmeleri konusunda teşvik edicidirler. Ancak yapılan araştırmalara göre özellikle kız çocuklarında dikkat eksikliği alt tipinin daha yaygın olduğu dikkate alınırsa, bu alt tipin daha çok içedönük belirtilerinin aile ve/veya öğretmenler tarafından tanınmaması ya da gözden kaçması daha olasıdır. Bu nedenle, özellikle dikkat eksikliği olan kız çocuklarının bir uzmana yönlendirilmedikleri için erken müdahale şanslarını yitirmelerine neden olabilir.

Ergenlik Dönemi: DEHB yaşam boyu devam eden bir rahatsızlık olması sebebiyle erken tanı ve tedavi önemlidir. Çocukluk döneminde tedavi edilmeyen bir DEHB, ergenlik döneminde de sorunlar yaşatmaktadır. Ergenlik dönemi; fiziksel, hormonal, duygusal olarak değişimin olduğu genç için her anlamda zor olan bir süreçtir. DEHB olan gençte aşırı hareketlilik bu dönemde azalsa da dikkat sorunları ağır basmaya başlamaktadır. Dersi dinlemekte ve odaklanmakta zorluk yaşarlar. Akademik başarıda belirgin bir düşüklük olur. Öğretmenleri ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde ve iletişiminde zorluk yaşarlar. Riskli ve tehlikeli davranışlar artabilir. Özgüven düşüklüğü ve depresif belirtiler görülebilir. 

Klinik Psikolog Ece ERYILMAZ
DBE| Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi

İçeriği Paylaş:

Benzer İçerikler :

Çocuk ve Yalan

“Pınar o sabah annesi ile birlikte bir çocuk filmi seyretmişti. Film bir oyun parkında geçiyordu. Başrol oyuncusu olan çocuk, birçok farklı oyuncağa ...

ÇOCUKLARA VE BABALARA SARILMA FIRSATI

İçinden geçtiğimiz sıradışı dönem aile içi ilişkiler açısından çeşitli tehditler ve fırsatlar barındırıyor. Bu dönemde çocuklar, annelerinden olduğu kadar ...

Sözlerin Gücü

Bir bebeğin doğumundan itibaren dış dünya ile iletişiminin en önemli parçalarından biri sözlerdir. Araştırmalar anne karnında dahi bebeğin konuşulanları...

Tatil Psikolojisi ve Sorumlulukları Geliştirme

Çocukların psikososyal gelişimi, sağlam kişilik yapısı, okul ve derslerdeki başarısı ana babanın yaklaşım ve ilgisiyle de yakından ilgilidir. İletişime açık,...

İlginizi Çekebilir :

Çocuklar İçin İstanbul’da Gezilebilecek Müzeler

Çocuklar İçin İstanbul’da Gezilebilecek Müzeler Çoğu öğrencinin yoğun okul temposuna ara vermek için dört gözle beklediği yarıyıl tatili 18 Ocak ...

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN AYRILIK KAYGISI

“Yapılan araştırmalar, çocukların yaklaşık %4.1’inde ayrılma anksiyetesi görüldüğünü ve doğru zamanda tedavi edilmediği takdirde bu  ...

Çocukları Tehlikelerden Korumak

Tehlikeyi çocuğa öğretmenin en önemli etkenlerinden biri, çocuğun ‘kural’ tanıyor olmasıdır. Çünkü çocuğu tehlikeden korumak için ona bazı şeylerin ...

Anaokulu ve İlkokul Rehberi

Okul öncesi eğitimin önemi nedir? Okul öncesi eğitim çocuğun ruhsal ve akademik olarak okula hazır olmasına yardımcı olan bir olgudur. Okul öncesi eğitim ...