Hala peltek peltek konuşuyor...

Hala peltek peltek konuşuyor...

Her gittiğimiz yerde peltek konuşmasıyla dikkat çekiyor. Herkesin pek bir hoşuna gidiyor... İnsanların beğendiğini gördükçe bizimki bülbül kesiliyor, konuşuyor da konuşuyor... Ama artık okula başlayacak olması beni kaygılandırıyor... Çocuklarda belli bir yaşa kadar normal sayılabilecek peltek konuşma, çocuğun yaşı büyüdükçe hem sosyal hem de akademik problemleri beraberinde getirebiliyor. Peltek konuşma birçok farklı faktöre bağlı olarak ortaya çıkabiliyor: 2-3 yaş çocuğu henüz konuşma açısından bir geçiş dönemi yaşadığından doğru sesleri çıkaramıyor ve bazı harfleri eksik veya yanlış söylüyor olabilir. Hala emzik kullanıyor olmak da peltek konuşmaya yol açan diğer bir faktördür. Çocuğunuz kendisini rahatsız eden ve direkt olarak dışa vuramadığı bir olayı veya durumu dolaylı olarak anlatmaya çalışıyor olabilir. (Örneğin, yeni dünyaya gelen kardeş, ülke değişikliği, kayıp...vs.) Peki ne yapmalı? Eğer çocuğunuz dil becerisi açısından gelişim sürecindeyse çok fazla paniklemeye gerek yok. Zaman içinde doğru sesleri çıkarmayı öğrenecektir. Emziği ağzındayken konuşması anlaşılmıyor ise, şifre çözmeye çalışmayın. Ne dediğini anlamadığınızı söyleyin ve emziğini çıkararak tekrar etmesini isteyin. Çocuğunuzun peltek konuşuyor olması her ne kadar hoşunuza gitse de bunu ona hissettirmeyin. Çünkü, bu durum devam ettiği takdirde özellikle okula başladığında okumayı öğrenme sürecinde oldukça zorlanacaktır. Anne ve babaların veya diğer kişilerin zaman zaman düştüğü diğer bir yanlış çocuğun peltek konuşmasını taklit etmektir. Oysa onun doğru konuşmayı öğrenebilmesi için, çevresindekilerin doğru koşuyor olması gerekli. Çocuğunuzla, aynı karşınızda bir yetişkin varmış gibi konuşun. Özellikle kendini küçük bir bebekmiş gibi hissetmesine neden olacak ifadeleri kullanmamaya özen gösterin. Örneğin; “Hadi kıjım, atta didiyoruz” veya “Eveeett mamma zamanı deldi” gibi konuşmalardan kaçının. Çocuğunuzu peltek konuştuğu için, özellikle diğer kişilerin bulunduğu ortamlarda, eleştirmek yerine doğru konuştuğu zamanlarda bunun ne kadar hoşunuza gittiğini söyleyip onu doğru konuşması için teşvik edebilirsiniz. Ayrıca, ona bol bol kitap okumak dil becerisi açısından yararlı olacaktır. Tüm bunlara rağmen çocuğunuz ilkokula başlama çağına erişti ve hala konuşmada problem yaşıyor ise bir uzmana (konuşma terapisti) başvurmak yararlı olacaktır.

Açelya Şahin Fırat, Uzman  Klinik Psikolog DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Benzer İçerikler :

Tatil Mevsimi

Uzun ve yorucu bir kış mevsiminden sonra çocuklar tarafından en çok beklenilen, özlem duyulan ve bir adı da “tatil mevsimi” olan yaz aylarındayız....

EBEVEYNLER ARASINDAKİ İLETİŞİMİN ÇOCUKLARA ETKİSİ

Anne ve babaların çocuklarıyla açık ve etkili iletişim kurabilmeleri çok önem taşımaktadır. Fakat kendi aralarında kurdukları iletişim ile çocuklarına örnek...

Çocuklarda Korku ve Kaygı

Bizi Arayın ÇOCUKLARDA KORKU Çocuklarda korku ve kaygı, çocuğun gelişiminin bir noktasında, belirgin bir nesneye ya da duruma karşı tepki...

Sosyal medyada bir çocuğun neleri yayınlanmaz?

Günümüz anne babası sosyal medyada sadece kendi fotoğraflarını değil çocuklarının da fotoğraflarını paylaşıyorlar. Doğum günü partileri, okul gösterileri, ...

İlginizi Çekebilir :

Çocukluk Kahramanlarımız

Çocuklar yaşantılarından bir şeyler öğrenip, gelecekteki acılardan korunmak için çaba gösterdikçe daha da gelişirler. İlk nefesimizi almaya başlamadan önce ...

OKULDA ZORBALIĞA NASIL ENGEL OLUNUR?

Zorbalık, kasıtlı şekilde yapılan saldırgan davranışlardır. Kişinin, güç dengesizliğinden faydalanarak karşısındaki kişiye sözel veya fiziksel şekilde...

Şiddet ve Çocuklarınız, Etkilenmemeleri İçin Neler Yapabilirsiniz?

Araştırmalar şiddete ve saldırganlığa yönelik davranışların yaşamın erken dönemlerinde öğrenildiğini göstermektedir. Ancak, yine araştırmalar, çocukların ...

Olumsuz Çocukluk Yaşantılarının Tıbbi ve Psikolojik Etkileri

“Çocukken maruz kalınan bu travmaların sayısına ve yoğunluğuna göre; kalp ve damar hastalıkları, kanser, diyabet, obezite ve bağışıklık sistemindeki ...