Kariyere Ailenin Etkisi
Bir insanı diğer insandan ayıran bedensel, duygusal ve zihinsel etkinliğe çevrenin verdiği değerlerle tanımlanan kişilik gelişimi doğumundan itibaren başlar. Genetik özellikleri, bedensel nitelikleri, zekası, yaşam gereksinimlerinin karşılanması, iç ve dış uyaranları, iletişim ve etkileşimi ile şekillenerek duygu, düşünce, davranış, tutum ve eylemleri ile kendini gösterir.
İnsan yaşamının uzun bir bölümünü eğitim süreci, sonraki bölümünü de mesleki yaşamları etkiler. Mesleki kararların oluştuğu dönem ergenlik dönemi ile çakışmaktadır. Bu döneme ait gelişim özellikleri doğal olarak genci zorlarken, geleceğe ait karar verme konusunda güvenli davranamamaktadır. Gencin kendini tanımasında yaşanan güçlüklerin temel nedeni gelişimi devam ederken kendi istek, beklenti, ilgi ve yeteneklerini farklı algılayabilmesidir.
Kendini mesleki olarak konumlandırma konusunda aileden kazandıkları önemlidir. Ailenin eğitim düzeyi, verdiği toplumsal ve kişisel değerler, çocuklarına yaklaşım ve tutumlarıyla gelişen kişilik özellikleri seçeceği mesleği başarısını etkiler.Başarılı, eğitimli anne babaları olan çocukların onlar gibi olmaları istendiğinden kaygıları yüksektir. En iyi okullarda okunmuş, bunun için çok çalışılmış, bir çok bedel ödenmiş ve başarıya ulaşılmış olma bilgisi çocuklara sürekli iletilir. Onlar hatasız bir model çizerken, farkında olmadan çocuklarına da iddalı bir yol çizerler. Eğer çocuğun akademik ve kişisel becerileri yeterli değilse sorun çıkmaya başlar. “Onlar gibi olamama kaygısı” ilerlemelerini engelleyebilir. Bu nedenle bu ailelerin kendilerinin günlük basit hatalarını ya da bu süreçteki hatalarını çocuklarına aktarmaları önerilir.
Çocukların seçecekleri meslekte ailenin verdiği sorumluluklar, ilgi, sevgi ihtiyacını karşılama, beceri alanlarını geliştirme, verdikleri değerler önem taşır. Aile, çocuğun yaşadığı dünya hakkında fikir sahibi olduğu ilk duraktır. Örneğin ailenin, toplumsal konular hakkındaki duyarlılığı, çocukları da bu konulara daha duyarlı hale getirecektir. Mahalledeki bir aileye yapılan bir yardım, bağış, komşuya sunulan bir kek, çocuğun oyuncağını arkadaşıyla paylaşması, yaz aylarında aile bütçesine katkıda bulunarak çalışması, evde kardeşlerine bakarak aldığı sorumluluk, eğitim yaşamındaki otokontrolün kendisinde olma bilinci iç motivasyon sağlar, başarma isteğini pekiştirerek, kişiyi olgunlaştırır.
Kişisel hedefler hep daha iyiye, güzele, başarılı olmaya doğrudur. Kimse ilkokul mezunu olayım, az kazancı olan bir işim olsun diye düşünmez. Bunu sağlayansa yetiştiği ortamdır. Yetişkinlerin içindeki çocuk bile her zaman kendilerini ailelerine beğendirmek, onlardan övgü almak ister. Daha da başarılı olmak için bu onurlandırmalar, övgü ve beğeniler, hayır duaları adeta ödüldür. Bunun için de onlardan fazlasını yapmak yeterlidir. Yeterli, değerli hissetme, başarılı olma isteği bunlardan yoksun yetişenlerin bu durumun üstesinden gelme çabası da olabilir. Bu eksikliği düzeltmek için daha çok çalışmak, daha çok eğitim almak ihtiyacı yaşamları boyunca sürer.
Şeyda Özdalga, Uzman Psikolog - DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Benzer İçerikler :
İletişim araçları arasında belki de en önemli yeri kaplayan bilgisayar, her yaştan bireyi birçok bilgiye kısa sürede ulaşmalarına vesile olan İnternet ile...
Çocuklar yaşantılarından bir şeyler öğrenip, gelecekteki acılardan korunmak için çaba gösterdikçe daha da gelişirler. İlk nefesimizi almaya başlamadan önce ...
Okul öncesi eğitimin önemi nedir? Okul öncesi eğitim çocuğun ruhsal ve akademik olarak okula hazır olmasına yardımcı olan bir olgudur. Okul öncesi eğitim ...
Kariyer; sözlük anlamı “Bireyin yaşamının üretken yıllarını kullanarak geliştirdiği ve genelde çalışma hayatının sonuna dek sürdürdüğü iş ya da ...
İlginizi Çekebilir :
"Çocukların Çizdiği Resimler İç Dünyalarını Yansıtır." İnsanlık tarihine baktığımızda resmin ilk zamanlardan beri ne kadar önemli bir araç...
Josh McDowell’a göre, çocuklarımızı takdir ettiğimiz zaman, onlara önem verdiğimizi göstermiş oluruz. Takdir etme, çocuklarımızla aramızdaki bağı ...
Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden uzman psikolog Şirin Hacıömeroğlu çocukluk çağında görülen inatçılığın ve tutturma özelliğinin, obsesif kompulsif ...
Yapılan çeşitli araştırmalar, her ne kadar babalık rolü anlayışında bir değişim yaşandığını gösterse de erkeklerin yüzde yirmi, yirmi beşi babalığı, meslekleri ...









