Sevginin Ölçüsü Ne Olmalı?
Çocuklar anne babaların hayatlarındaki en önemli varlıklardır. Uzun süren bir bekleyiÅŸin ardından kavuÅŸtukları çocuklarına ellerinden gelen ne varsa vermeye, imkanlarını onlar için seferber etmeye hazırlardır. Bazen ebeveynler kendi çocukluklarından kalan hayallerini, eksikliklerini, yaÅŸayamadıklarını da çocuklarına sunarak bir nevi telafi etme hevesi içinde olabilirler. Bütün bu hayaller ve yoÄŸun duygular içinde yaÅŸarken anne babalar çocuklarına sundukları sevgi ve ilginin ölçüsü hakkında kafa karışıklığı da yaÅŸayabilirler. Toplumun içerisinde var olan “Çok sarılma, şımarmasın”, “Biraz sert ol ki her istediÄŸini yaptırabileceÄŸini sanmasın” gibi birbirinden deÄŸiÅŸik düşünce temelli mesajlar da ebeveynlerin kaygılarını arttırabilir. Özellikle anne ve baba olma modelleri de oldukça yerleÅŸmiÅŸtir toplumumuzda. Anneler daha toleranslı ve izin veren, babalar ise kuralları koyan ve sözü dinlenen bir rol üstlenir çoÄŸu zaman. Halbuki çocuÄŸa gösterilecek sevgi boyutu ve ÅŸekli o denli karmaşık deÄŸildir.
Çocukların doğdukları andan gelişimlerinin devam edip birer yetişkin oldukları yıllara kadar önemsenmesi gereken iki temel kural vardır:
- İlki çocukların sevgiye ve ilgiye ihtiyaç duyduklarıdır. Anne karnında son derece güvende ve sakin bir ortamda yaÅŸarken doÄŸumla birlikte hiç tanımadığı yüzlerin, seslerin olduÄŸu bir dünyaya merhaba der. Bu durum çocuk için yeteri kadar zordur. Gördüğü ve deneyimlediÄŸi her ÅŸey onun için yenidir. Bu adaptasyon döneminde çocuÄŸun ihtiyacı olan en önemli güç “güvenme” duygusudur. Çocuk, neye güvenip neye güvenemeyeceÄŸini öğrenmeye çalışır. Bu dönemde anne ve babanın onun ihtiyaçlarına karşılık vermesi ve sevgilerini hissettirmeleri çok önemlidir.
- İkincisi ise, çocukların sınırlara ve kurallara ihtiyaç duyduklarıdır. Çocuğun belirsizliğin içinde sınırlarını tanıması oldukça zordur. Neyi nereye kadar yapabileceğini bilmek çocuğun davranışlarını organize edebilmesi açısından önemlidir. Kimi zaman ebeveynler çocuklarına sınır koymanın onu herhangi bir şeyden mahrum etmek manasına geldiğini düşünebilirler. İmkanları varken çocuklarına her şeyi sunmak niyetinde olduklarını da söyleyebilirler. Fakat unutmamalıdır ki, çocuğun ihtiyacı olan şey sonsuz vericilik değil, verilenle neler yapabileceği becerisidir.
Ebeveynler çocuklarına olan sevgilerini ölçme kriteri olarak onlara ne kadar düşkün olduklarını ifade ederler. Öncelikle aşırı düşkün olmakla çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılayacak ilgi ve sevgi verme arasındaki farkı tartışmak gerekiyor. Bir anne veya babanın en önemli sorumluluklarından biri çocuğunun tıpkı fiziksel ihtiyaçları gibi duygusal ihtiyaçlarını da karşılamaktır. Çocuk, aç kaldığında beslenmesi gerekiyorsa, sevgiye aç olduğunda da sevgiyle beslenmelidir.
Anne ve babası için özel ve deÄŸerli olduÄŸu hissetmek çocuÄŸun özgüvenini destekleyen bir durumdur. Fakat bu düşkünlük çocuÄŸun bireysel alanının içine girmeye baÅŸlıyorsa, o zaman özgüveni desteklemekten ziyade kösteklemeye baÅŸlar. ÖrneÄŸin parkta diÄŸer çocuklarla beraber kaydıraktan kaymak isteyen bir çocuÄŸu düşünelim. ÇocuÄŸuna “çok düşkün” olan anne çocuÄŸun düşmesinden, zarar görmesinden kaygılanarak yalnız gitmesine izin vermez ve çocukla beraber park alanına gider. DiÄŸer çocuklar tek baÅŸlarına özgürce koÅŸup oynarken onu koruyan annesiyle birlikte çocuk bir türlü gruba tam olarak dahil olamaz çünkü her adımında annesi arkasında olduÄŸundan bir süre sonra diÄŸer çocuklar kendi aralarında koÅŸturmaya baÅŸlarlar. Bu örnekte de olduÄŸu gibi kimi zaman, çocukları gereÄŸinden fazla koruma çabasında olmak çocuÄŸa zarar verir bir boyuta gelebilir. Önemli olan sevgi ve ilgiyi verirken çocuÄŸa aynı zamanda hareket alanları da bırakmaktır. Aksi taktirde aşırı korumacı anne babalar çocuklarının bireyselleÅŸmelerini geciktirmiÅŸ olurlar.
Neler Yapılabilir?
- Çocuğunuzu koruma konusunda kendinizi frenleyin. Bazen öğrenmesi için düşmesi gerektiğini unutmayın.
- Bireyselleşmesi için ona imkan tanıyın. Ona küçük sorumluluklar verin.
- Her şeyi onun adına yapmayın. Bırakın, kötü de olsa bazı şeyler o kendi başına yapsın.
- Arkadaşlarıyla bir anlaşmazlık yaşadığında, taraf olmayın. Sadece dinleyin ve çocuğunuzun olayı farklı açılardan bakmasına yardımcı olun.
- Kimi zaman başarısızlık yaşamasına izin verin. Böylece gerçek hayatla tanışmasını sağlayın.
- Problemleri onun yerine çözmektense, onun kendi problemlerini çözmesi için fırsatlar tanıyın.
- İhtiyacı olduğunda her zaman yanında olacağınızı hissettirin. İhtiyacı olduğuna siz onun yerine karar vermeyin.
- Ona sevginizi sunun; fakat sevginiz onun bireysel hareket etmesini engelleyecek boyutta olmasın.
Unutulmamalıdır ki, anne babaların çocuklarına çok düşkün olmaları sadece çocuklar açısından değil kendileri açısından da olumsuz sonuçlar doğurabilir. Sınırsız fedakarlık sunan ebeveyn bir süre sonra tükenmişlik hissine, kendi özel hayatının yok olduğu hissine kapılabilir. Ebeveyn ve çocuk birbirine yapışık tek vücut haline gelmektense ayrı ayrı ama ahenkle bir arada bulunan vücutlar halinde yaşamayı amaç edinmelidir.
Cemre Soysal, Uzman Klinik Psikolog - DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Benzer İçerikler :
Çocuklar doğumlarından yetişkinliğe kadar farklı hız ve yapıda değişim ve gelişim içindedirler. Fiziksel, sosyal, zihinsel gelişimleri birbirleriyle ilişki ve ...
Adından da anlaşılacağı üzere aile terapisi, dile getirilen sorunların, ait olduğu bireye atfedilerek değil de, ailenin tümü göz önüne alınarak aşılmasına ...
Öfke; çocuklarda zaman zaman kabul edilebilir olarak görülen ve çocukları alarma geçiren bir duygu olarak bilinir. Çocuklarda öfke, kendilerinin yanlıÅ...
Tehlikeyi çocuğa öğretmenin en önemli etkenlerinden biri, çocuğun 'kural' tanıyor olmasıdır. Çünkü çocuğu tehlikelerden koruyabilmek için ona bazı...
İlginizi Çekebilir :
Çocuk yetiştirirken en çok zorlanılan konulardan biri de onlara disiplini öğretmektir. Ailede disiplin, aile üyelerinin belli bir düzene uygun yaşamasıdır. ...
“Yönetici İşlev” kavramını ilk duyduÄŸunuzda aklınıza dünya çapındaki holdinglerin liderlerinin sahip olacağı bir özellik gibi geliyor olabilir, ...
“Stres, yetiÅŸkin, çocuk ve ergenlerde zorlu ya da rahatsız edici bir durum ile baÅŸa çıkamama sürecinde meydana gelen, bireylerin günlük hayatlarını ...
Okul çağı çocuklarında, Dikkat EksikliÄŸi ve Hiperaktivite BozukluÄŸu (DEHB) yaygınlık oranı dünya genelinde %3 ile %7 arasında deÄŸiÅŸmektedir. DEHB’in...









