Emre Konuk

Beyin Yıkama, Propaganda, Etkileme

Bu dizide insan davranışlarını, duygularını ve düşüncelerini etkileme, yani değişiklik sağlama yöntem ve stratejileri üzerinde durduk. Beyin yıkama, yöntem olarak zorlamayı ve korkuyu kullanıyordu ve seçme özgürlüğümüz elimizden alınıyordu. Ayrıca öğrenme teorisi açısından pek verimli bir yaklaşım da sayılmazdı. Bu nedenle, tekniği bir miktar rafine ederek kullanan terörist gruplar ve ülkelerle sınırlı duruma geldi.

Üzerinde duracağımız bir baÅŸka kavram; propaganda olabilirdi. Yapmadık, çünkü kavram eskimiÅŸti ve yöntem olarak kullanılsa bile artık pek seksi bulunmuyordu. Çünkü ya Hitler’i ya da Komünistleri çaÄŸrıştırıyordu. Etkileme çok daha ‘medeni’, ilkeleri açısından ve nasıl kullanıldığına baÄŸlı olarak çekici bile olabiliyordu. Ne de olsa çocuÄŸumuzu etkilemeden eÄŸitip iyi vatandaÅŸ olmasına katkıda bulunamıyorduk.

Geçen yazımızda televizyon kanallarının kitleleri etkilemek için kullandıkları bazı taktiklerden bahsettik ve akış içinde farkında olmayabileceÄŸimiz kimi bilgiler sunduk. Televizyon izleyicilerinin, aktif seyirci olmaları, gizli mesajlara karşı dikkatle yaklaÅŸmaları ve her habere körü körüne güvenmemeleri gerektiÄŸini dile getirdik. Bu ÅŸekilde, bizi etkilemek amacıyla  uygulanan bir sürü stratejiyi gündelik hayatımızda gözlemlemek mümkün:

1. Süpermarketler: Marketteki raflarda yer alan ürünler bilinçli olarak en çok satışı sağlayacak şekilde diziliyorlar. Oyuncak, şeker ve çocukların sevdikleri ürünler çocukların göz hizasına yerleştiriliyor.

2. AlışveriÅŸ Merkezleri:  DinlediÄŸiniz müziÄŸin alışveriÅŸ eÄŸilimlerinizi etkileyebildiÄŸini tahmin etmiÅŸ miydiniz? Genelde yavaÅŸ müzik çalan maÄŸazalarda %38 daha çok alışveriÅŸ yapılırken,  tatlı, turunçgilli (citrus) aromalar da kiÅŸilerde aynı harcama eÄŸilimini tetikleyebiliyor. Yanlışlık yok: YavaÅŸ müzik.

3. Stadyumlar ve Spor: Maçın en heyecanlı anından hemen sonra araya giren bir anons veya büyük ekranda beliren bir sponsor, duygularımız-fizyoloji doruktayken bizi daha fazla etkileyebileceÄŸinin farkında olan “bilinçli reklamcının” marifeti. Tabii koyduÄŸu reklam golün tekrarını izlemeyi engelliyor ve küfrü reklamcı deÄŸil ürün yiyor o da baÅŸka.

Burada bir paradoksun altını çizmek gerekiyor. Ekonomiler varlıklarını sürdürebilmek için büyümek zorunda. Bunu da ürün ve hizmetleri durmadan çeÅŸitlendirerek ve yenileyerek yaparlar. Yani tüketimi teÅŸvik ederler. Bu, bireyin daha çok kazanmak için uÄŸraÅŸ vermesi demektir. Yani eÅŸime yeni çıkan bir kokuyu alamazsam, arabamı pek de “gereÄŸi yokken” deÄŸiÅŸtiremezsem, çocuÄŸumuz markette göz hizasına konan oyuncağı görüp istemezse ve alamazsa, hastalandığında hastanede MR’ı ve uzman hekimi de bulamayacak demektir. Zurnanın zırt dediÄŸi yer de burasıdır. Bu yüzyıl son analizde bu paradoksu aÅŸmaya çalışmakla geçecek.

Yukarıda da söyledik; etkilemeyi, kişilerin düşüncelerini, duygularını, tutumlarını ve davranışlarını belirli bir amaca yönelik olarak değiştirmek için uygulanan iletişim tekniği olarak adlandırmak mümkün. Kişileri tüketime yöneltme dışında, toplumda olumlu fark yaratmak amacıyla eyleme geçmeleri için de kullanılmakta.

Sigara paketlerinin arkasında yer alan hasta bebek ve çürümüş ciÄŸer resimleri sigarayı bırakmaları için insanların duygularını harekete geçiren bir “propaganda” olarak adlandırılabilinir.  Ã–zellikle bazı Avrupa ülkelerinde alkol ve madde bağımlılığından, emniyet kemeri takmaya kadar önemli toplumsal meseleler, rahatsız edici reklamlar olarak yayınlanıyor. Bir reklamda, süpermen kostümü giymiÅŸ bir çocuÄŸu binanın tepesine tırmanırken görüyorsunuz. Çocuk herkesin ÅŸaÅŸkın bakışları arasında, birÅŸey kurtaracakmış gibi atlıyor ve bir anda yere çakılıyor. Çocuk, kaldırımın üstünde kanlar içinde yatarken “Alkollüyken yenilmez olduÄŸumuzu düşünürüz” mesajı çıkıveriyor. Bir baÅŸka reklamda emniyet kemerini takmayan çocuk, ani bir frende annesinin kafasına kafa atarak annesinin ölümüne neden oluyor. Ekranda beliren mesaj:“Ölüm bazen en yakınlarımızdan gelir” oluyor.

Bu tip rahatsız edici ve duyguları uyaran mesajların, insanları daha olumlu şeyler yapmaya teşvik etmek için kullanıldığını görebiliriz. Bütün madalyonların iki yüzü olduğu gibi, insanları etkileme stratejilerini de bu şekilde değerlendirmek gerekiyor.

19.08.2010

Benzer İçerikler :

Egzersizin faydaları I

Çoğumuz spor ve egzersiz yapmak deyince, ya kalp krizini önlemeyi ya da zayıflamayı anlarız. İşte egzersizin faydaları. Egzersiz ve Bağışıklık...

Eğitimde Dönüşüm - IV

Geçen yazımızda psikolojik gelişim ile ilgili önemli bir konuyu gündeme getirmiş; genetik ve çevresel unsurların rolleri üzerine konuşmuştuk. Belli bir genetik ...

Hayatın Tuzakları 4

Bayağı bir haftadır travmalardan ve hayatın tuzaklarından söz ediyoruz. Son yazıda travmalarımızdan, hayatın tuzaklarından ve onların verdiÄŸi acÄ...

Liderlerin Kolundaki Altın Bilezik: Güven, Şefkat, İstikrar ve Umut

Birkaç haftadır sizlere liderleri lider yapan özelliklerden bahsediyorum. Hatırlayacağınız üzere, yapılan araştırmalar liderlikte güçlü yanlara odaklanmanın...

İlginizi Çekebilir :

Uzak Durulacak Kadınlar ve Erkekler

Okurlar bazı yazıları ısrarla kendilerine göndermemi isterler. Bu yazı en çok talep görenlerden biri. İki yıl önceye ait. İmbikten geçmiş uzman görüşü, bayram ...

Emin Olmak

Bir düşünün: Kaç kere bir başkasıyla, çatışan inanışlarınız sebebiyle, yapıcı veya yıkıcı, sonu gelmeyen bir tartışmaya girmişsinizdir? Kaç kere bir başkasının ...

Çalışanı Kim Memnun Eder

Çalışan memnuniyetini ve bağlılığını belirleyen faktörleri artık iyi biliyoruz. Çalışan bağlılığına odaklı bir kurum kültürü, yönetim anlayışı ve yönetici ana ...

Motivasyon

Motivasyon...Bugünün dünyasında gerek kişisel, gerek sosyal, gerekse profesyonel anlamda baş köşeye oturmuş bir mesele; üzerine sayısız kitap yazılan, eğitim ...