Çocuk Nasıl Öğrenir
Çocuk dediğiniz şey, zamanla hepimizde yok olan bir güzel özellikle doğar. Bu özellik, çocukların hiç anlamadığımız hareketler yapmasına, hiç durmadan oradan oraya hoplayıp zıplamasına, bir bardağı alıp durup dururken yere fırlatmasına, nereye gitseniz sizden uzaklara gitmesine, birine durup dururken tokat atmasına, bir gece kendini dolaba kilitlemesine, bir sümüklüböceği alıp eve getirmesine neden olabilir. Kızdığımız davranışların nedeni çoğu zaman bu özelliktir: Merak.
Çocukları anlamak kolay değil, çünkü en büyük farkımız davranışlarımızın sonuçlarını biliyor olmamız. Bize anlamsız gelen her şey, onların öğrenmelerine yani hayattaki büyük misyonlarına katkıda bulunuyor. Bizim defalarca görmüş olduğumuz birçok şey onlar için birer mucize.
Buraya kadar oldukça normal geliyor, ÅŸaşırmıyoruz deÄŸil mi? ÇoÄŸumuz çocukların yetiÅŸkinlerde pek rastlamadığımız kadar büyük bir merak ve içten gelen, yani ödülü dışarıdan gelmeyen bir öğrenme isteÄŸi ile doÄŸduÄŸunu biliyoruz. Buna “içsel motivasyon” diyoruz çünkü herhangi bir ödül almak için öğrenmeye çalışıyor deÄŸiller, en doÄŸal en dürtüsel, en içten tavırlarıyla, sadece meraklarını gidermek için yapıyorlar ne yapıyorlarsa.
Biz nerede yanlış yapıyoruz?
Her çocuk, tamamen kendine has yeteneklerle doğar. Her çocuk kendine has bir konu ile kendine has bir biçimde, doğal olarak ilgilenir. Peki, biz ne yapıyoruz da onların bu doğal isteklerini köreltiyoruz?
Büyürken salt öğrenmenin hazzını yaÅŸayabileceÄŸimiz durumlar giderek azalıyor. Sevgi ve onay ihtiyacımız koÅŸullara baÄŸlı olarak karşılandıkça, içsel motivlerimiz sonucu elde ettiÄŸimiz yüksek seviyeli haz anlamsızlaşıyor. Bir diÄŸer deyiÅŸle, yaÅŸamımızın baÄŸlı olduÄŸu “diÄŸerleri tarafından onaylanma isteÄŸimiz” bunun yerini alıyor.
Çocuklar bu kadar “merak” ederken, biz de onlara bu kadar “öğretmek” isterken, bu konuda sorun yaÅŸamamız oldukça ilginç. Öğrenmeye en aç ve bunu en doÄŸal biçimiyle her saniye yapan çocuklar, nasıl oluyor da biz onlara bir ÅŸeyler öğretmeye çalışırken sorun yaşıyorlar? İşte çocuÄŸumuzun ruhunu budamanın yolları:
1. Ne öğretmek istediğimiz konusunda diretiyoruz:
Çocukların zaten öğrenmek istediklerini ve en iyi öğrendiğimiz şeyin merak ettiğimiz şey olduğunu unutmamalıyız. Merak etmediğiniz bir şeyi ne yaparsanız yapın kendiniz maledemez, sindiremez, unutursunuz. Hayatta bir yere koyamaz, uygulayamaz, bir işe yaratamazsınız. Bu nedenle çocukların merak ettikleri şeyleri gözlemlemek ve bunları öğrenmelerine yardımcı olmak gerekiyor. Öğrettiğimiz şeyin hayatla bağlantısını göstermediğimiz zaman, ilgi yok oluyor ve zorla öğrenme başlıyor. Not: Merak aynı zamanda çocuğun işlenirse geliştireceği yeteneklerinin ipuçlarını da verir.
2. Nasıl öğretmek istediğimiz konusunda diretiyoruz:
Deneyimleyerek, yaşayarak kendi başına öğrenmek isteyen çocuğumuza, anlatarak öğretmek istiyoruz. Yaşayarak öğrendiğimiz şeyi unutmayız, ne anlama geldiğini biliriz, hayata uygularız.
3. Ne zaman öğretmek istediğimiz konusunda diretiyoruz:
İçsel motivasyona ayak uydurmak zor. Elbette her istediğini hemen yapmasına izin veremeyiz, fakat keşfetmek isteği ve merak duygusu ne yazık ki öngörülemiyor. Bu zamanları fırsat olarak değerlendirmek, kaçırmamak gerekiyor.
İçsel motivasyonu ne beliriyor?
Araştırmalar, içsel motivasyonu belirleyen temelde üç faktör olduğunu ortaya koyuyor: Otonom olmak, yani kendi isteği ve inisiyatifi doğrultusunda hareket etmek, yaptığı işte yeterli hissetmek ve bulunduğu ortama bağlı hissetmek (Ryan and Deci, 2000). Yani işin özeti anne babalara düşen; çocukların kendi inisiyatifleri ile yöneldikleri alanlarda onları teşvik etmek ve onlarla pozitif bir ilişki içerisinde olmak. Aksi takdirde ne yapmaktan keyif aldığını, neyi gerçekten sevdiğini bilemiyor, bilse de yönelemiyor çocuk. Doğarken var olan öğrenme isteğini kaybetmesine izin vermemek, onu destekleyerek belki yönlendirmek, seçenek sunmak gerekiyor.
Bununla ilgili baÅŸlangıç noktası çocuÄŸunuzla oyun oynamaktan geçiyor çünkü her çocuk önce oyunla öğreniyor. Artık ÅŸaşırmayı unutmuÅŸ yetiÅŸkinler olarak, daha her ÅŸeyin başında bir çocuk ile, onun öğrenme arzusunu köreltmeden nasıl oynayabiliriz? Haftaya bu konuya deÄŸineceÄŸiz…
Kaynaklar
Fox, J. (2008). Your Child’s Strengths. New York: Penguin Group.
Ryan, R. and Deci, E. (2000). Self-Determination theory and the facilitation of intrinsic motivation, social development, and well-being. American Psychologist, 55(1), 68-78.
20.05.2010
Benzer İçerikler :
Birkaç haftadır ‘Hayatın Tuzaklarından’ söz ediyoruz. Önce kısa bir özet: Bütün tuzaklarda olduÄŸu gibi, hayatın tuzaklarında da, istemeden içinde ...
Kalite ve Verim İçin İş Yeri Tasarımı Ergonomi, çalışanların iÅŸ yeri ile uyumunu inceleyen bir bilim dalı. Bu kelime Yunanca ‘ergon’ yani ...
Bizim meslek, yani terapi iÅŸi bir garip iÅŸtir. İnsanlar ne kadar çok mutsuz olurlarsa biz de o kadar çok para kazanırız. Yani Red Kit’in cenaz...
Geçen hafta ilaç araÅŸtırmalarını yapan bazı araÅŸtırmacıların, “rakamlara iÅŸkence” yaparak istatistikten anlamayanları nasıl kandırdıklarınÄ...
İlginizi Çekebilir :
Nedeni Yanlış Anlamak! Birkaç haftadır size zihnimizin oynadığı oyunlardan söz ediyorum. Son olarak, geçen hafta sizlere insanların sebep-sonuç ilişkileri ...
İstersek biz de deneyebiliriz. Yarından baÅŸlayarak bir iÅŸi olan tanıdıklarımıza, çalışma arkadaÅŸlarımıza ÅŸu soruyu sorabiliriz: “Son bir yıl içinde,...
Beynimizin gerek psikolojik, gerekse beden sağlığımızı korumak için elinden geleni yaptığını ve daha pek çok işlevi ne denli muhteşem bir orkestrasyon...
Toplumsal Kanıt İlkesi Bundan 30 yıl kadar önce, İnsan Tarikatı adlı bir tarikatin üyeleri, San Fransisco’dan kalkıp Güney Amerika’daki bir ...

