Emre Konuk

İyiyi Referans Almak

Pozitif Psikoloji

Klinik Psikoloji özellikle 2. Dünya Savaşından sonra, tıbbı kendine model olarak aldı ve ağırlıklı olarak hastalıklarla, yani iyi olanla değil, bozuk gidenle uğraştı. Tıp, yakın zamanlara kadar yaşamı boyunca bir kez bile hastalanmayan insanları bir araya getirip, bu insanların diğerlerinden nasıl ayrıldıklarını araştırmadı. Aynı travmaları, yıkımları, kayıpları, zorlukları yaşadıkları halde, nasıl oluyor da bazı insanlar başından beri ayakta kalabiliyor, sağlıklı, hatta mutlu bir yaşam sürdürebiliyorlar? Bu ve buna benzer soruları klinik psikoloji yeni yeni soruyor. Bu alan ne yazık ki insanların ihtiyaçlarını çok iyi okuyan ve hiç bir bilimsel temeli olmayan yolları öneren gurulara, her an sahne almaya meraklı, bazısı iyi, çoğu kötü niyetli kişilere kalmış durumda.

Psikiyatrinin ve Klinik Psikolojinin bu temalarla ilgilenmemesi, ele almaması, sorun yaşayan kişilerle yaptığı çalışmalarda aldığı çok değerli sonuçları engellemedi. Bu çalışmalar sayesinde, 50 yıl önce ne yapacağımızı bilemediğimiz pek çok psikolojik sorunla bugün pekala baş edebiliyoruz. Bunu Klinik Psikolojiyle ve Psikiyatri ile ilgili temel araştırmaları yapan, uygulamaya sokan, öğreten bilim insanlarına ve terapistlere borçluyuz. 1950’lerde bir tek ilacın piyasaya sürülmesiyle, akıl hastanelerinin büyük kısmı boşalmış, oralarda hapsolmuş yaşayanlar ailelerinin yanında yaşamaya başlamışlar, toplum içine girmişler ve hiç değilse çevrelerine ve kendilerine zarar vermeden yaşama olanağını bulmuşlardır.

Hasta İnsan

Bu yaklaşımın faydaları yanında, ciddi bedeller de ödendi. En kötüsü; zamanla yerleşen hastalıklı, bencil, zayıf, kırılgan, vursan dökülecek insan modeliydi. Kendi kendimize kalsak, yaşadığımız ya da yaptığımız için kendimizi çok iyi hissedeceğimiz pek çok yaşantı, cinsel ya da saldırganlık güdülerinin saptırılmış hali olarak görüldü. Birilerine yardım elini uzatmak bile “suçluluk duygularımı bastırma” operasyonu diye yorumlanabildi.

Pozitif Psikoloji “hastalıklı insan” modelini yıkmaya çalışır. Mutluluk, keyif, doyum, iyi karakter, cesaret, liderlik, dayanıklılık, dürüstlük, olgunluk, bilgelik, vericilik, sevebilmek, adil olmak, alçak gönüllülük ve daha pek çok yaşantı ve özellik en az “akıl hastalığı” veya “kişilik bozukluğu” kadar gerçektir. İnsanlarda olumlu olarak algıladığımız bu yaşantılar ve özellikler araştırılabilir, modellenebilir, haritası oluşturulabilir, öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Bu yaklaşımın kişisel ve iş yaşamımıza yansımalarını önümüzdeki zamanlarda sık sık gündeme getireceğiz.

Böyle bir program, okul sistemine, fizik, kimya, tarih gibi rutin ders programı olarak yerleşse... Fazla mı uçuyoruz?

Kaynaklar

  • Cameron, K.S., Dutton, J.E., Quinn, R.E. (2003). Positive Organizational Scholarship. San Francisco: Berrett-Koehler Publishers, Inc.
  • Seligman, M.E.P. (2002). Authentic Happiness. New York: Free Press

Benzer İçerikler :

Jön Thai’lar, “Handsome” Jane ve Tsunami

Tsunami’nin vurduğu bölgelerden yalnızca biri olan Khao Lak’ta “örgütlenmemizi” tamamladık sayılır. Eğer “ekipler bölgeye intikal ...

Mutluluk Para Getirir mi? 1

Paranın geçici de olsa insanları mutlu ettiğini biliyoruz. Ama geçici. Acaba mutluluğun para getirdiğini söylemek mümkün müdür? Eğer bu olabiliyorsa, o zaman ...

İnsanın Doğası 1

Acaba bir insan doğasından söz edebilir miyiz? Eğer bunu yapabiliyorsak, şunu iddia etmiş oluruz: Yer yüzündeki tüm insanlarda ve kültürlerde ortak olan çok ...

İletişim Kuramı Ve İlişkiler

Davranışlarımızı açıklarken iki farklı kategoriye başvururuz. Birincisi, ‘derimizin altında” olan bitene atıfta bulunuruz: Duygularımız ...

İlginizi Çekebilir :

Yeteneği Performansa Dönüştürmek

Geçen hafta başarılı yöneticilerin 4 anahtar kullandığını ve bunlardan işe alımlarda kişileri yeteneğine göre seçmek olduğunu söylemiştik. Sıra ikinci anahtara ...

İletişim Kuramı Ve Hipnoz - II

Geçtiğimiz hafta, iletişim kuramı perspektifinden hipnozu ele almıştık. Atlamış olanlar için, öncelikle, hipnozun klinik bir yöntem olarak kullanılmasının, ve ...

Döngüleri Kırmak 4

Önce kısa bir özet: Nerede kronik hale gelmiş, aşılamamış bir sorun varsa orada kısır bir döngünün oluştuğunu görebiliriz. Yani sorunu aşmak için bulduğumu...

İnternette Aşk 2

Geçen hafta internette kurallarını, yasalarını anlamakta ve yorumlamakta güçlük çektiğimiz bir ilişki tarzının, hatta yeni bir sosyal fenomenin oluştuğundan...