Bayramı Yaşayan Çocuk Daha Güçlü
Nerede O Eski Bayramlar...
Hemen hemen her bayramda, genç-yaşlı demeksizin birçoğumuzun kullandığı bir özlem cümlesi bu...
Özlüyoruz heyecanla alınan bayramlıkları, kırmızı ayakkabıları giymek için sabahı sabırsızlıkla beklediğimiz, alacağımız harçlıklarla hayaller kurduğumuz çocukluk günlerimizi...
Aileyle bayramlaşmanın ardından 'koparılan' izinle gerçekleşen arkadaş buluşmalarının verdiği gençlik neşesini...
Yaş derledikçe çocukları mutlu ederek mutlu olmayı, onların ziyaretleriyle gururlanmayı, dostakraba-komşu ziyaretleriyle bayramı bayram gibi yaşamayı...
Özlüyoruz hep...
Şimdilerde 3 günlük bayram izinleri 'güneye kaçmak' için bir fırsat gibi beklenir oldu. Son günlerde bir turizm firmasının reklam filminde olduğu gibi "Bir bayram tatilleri var yavrularımın. Gezsinler tabii... "Dönüşte uğrarlar nasılsa" dedirtiyoruz annelerimize, babalarımıza... Ağlatıyoruz onları. Bayramları gururla hatırlayacakları günler olarak değil, hüzün günleri olarak yaşatıyoruz; onlar göçüp gittiğinde, onların yaşına geldiğimizde daha acı gözyaşı dökeceğimizi düşünmeden...
Hâlbuki biliyor musunuz ki, bayramlaşmalar, alınacak bayramlıklar, büyüklerden alman harçlıklar, oyuncaklar, şekerler gibi geçmişten gelen bayram âdetleri, çocuklarda aidiyet duygusunun gelişmesine, kendine güven hissinin artmasına vesüe olan en önemli anılar... Bunu uzmanlar da söylüyor.
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsünden Uzman Klinik Psikolog Ece Eryılmaz, çocukların bu gelenekleri sevinç, heyecan, coşku gibi duygular aracılığıyla 'içselleştirdiğine' dikkat çekiyor. Yılmaz'a göre her bayram ailece kutlamalar sadece o an değil, gelecek yıllar için de mutlu anlar oluşturmaya fırsat sağlıyor. Küçüklerin büyükleri ziyaret etmesi, büyüklerin 'eski bayramları' anlatması çocuklarda kuşaktan kuşağa aktarılacak en önemli mirasın oluşmasını sağlıyor: sevgiyi...
Türkiye Gazetesi / 26.06.2017
Haberi PDF Formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Tercih döneminin sağlaması niteliğindeki psikometrik testler, gençlerin ilgi duydukları ve başarılı oldukları alanları tespit ederek gelecekte yaşanacak ...
Okulu kırma ile okula gitmeyi reddetme davranışlarını ayırt etmek gerekiyor. Kaygı temelli okul reddi, genellikle okula başlama senesinde veya 10-13 y...
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün, düzenli olarak gerçekleştirdiği online eğitim programı DBE Webinarlar, Eylül ayı itibariyle yenide...
Kurum kültürünü oluşturmaya çalışan şirketler, yaşadıkları çalışan sirkülasyonu ile birlikte amaçlarına ulaşmakta zorlanıyor. Eleman göçünü aza indiren...
İlginizi Çekebilir :
Teknoloji 2000 yılından sonra doğan 'Z Kuşağı' çocuklarının yaşam biçimini oluşturuyor. Fakat çok az bir kısım genç teknolojiyi hayatında olması ...
Serbest Geçen Bir Yaz Döneminden Sonra Çocukların Tekrar Okul Düzenine ve Disiplinine Hazır Olmalarını Sağlamak İçin Neler Yapılmalı? Klinik Psikolog Gülşah ...
Televizyon, çocukların da hayatının parçası. Dahası onların düşünce ve hayallerini şekillendiren etkili bir öğretici... DBE Davranış Bilimler...
'Günümüz insanı konuşmasında da, davranışlarında da son derece rahat olmak istiyor. Bu kadar rahatlığın karşısındakini rahatsız edeceğini düşünmüyor ...









