Basında Dbe

İş dünyasının Z kuşağı ile imtihanı

İş dünyasının Z kuşağı ile imtihanı

Y kuşağından farklı davranış şekillerine sahip olan Z kuşağı, sabırsız, aceleci ve sıkılgan. Bu kuşak iş dünyasına yavaş yavaş girerken şirketler de bu neslin dinamiklerine ayak uydurmaya çalışıyor. Önlerinde zorlu bir yol var...

Pek Çok Şey Aynı Anda

DBE Kurumsal Gelişim Merkezi Yöneticisi, Psikolog ve PLC Profesyonel Koç Ayşegül Horozoğlu, bu kuşağı aynı zamanda tatminsiz, kararsız ve doğuştan tüketiciler olarak tanımlıyor. Oyuncak yerine tablet bilgisayarla oynayıp teknoloji ile birlikte büyüdükleri için çabuk tüketen bir nesil. İnternet ile her türlü bilgiye çabuk ulaşabilme, bu bilgileri işleyebilme ve birden fazla şeyle aynı anda uğraşabilme becerileri çok gelişkin. Bu neslin el, göz, kulak gibi motor beceri senkronizasyonu çok yüksek olduğundan pek çok şeyi aynı anda yapabiliyorlar. Ancak bu avantajlar, dikkat ve konsantrasyon zorluklarıyla dezavantaja da dönüşebiliyor. Yaratıcılığa izin veren aktivitelerden hoşlanıyor, durağanlığı kabul etmiyorlar.

Daha Özgür Çalışma Koşulları

Yapılan araştırmalar, özgür ruhlu Z kuşağının yüzde 70'inin kendi işini kurmak istediğini gösteriyor. Hiyerarşiden hoşlanmayan bu kuşak, girişimciliğe ve inovasyona yatkın, kendine güvenen, hedef odaklı, dinamik ve gerçekçi bir nesil.

Bu kuşağı iş hayatında bekleyen bir başka dinamik ise değişen iş ortamı. Ayşegül Horozoğlu, "Bu kuşaklakiler iş yaşamına atıldıklarında karar vermelerini gerektiren her şey, sistemler tarafından yapılıyor olacak. Yaşamlarında otorite kavramının pek önemi kalmayacak. Çok diplomalı, uzman ve buluşçu olacaklar."

Bu nedenle yeniliklere açık olan bu kuşağın çalışma şartlan, çalışma ortamı çok daha farklı olabilecek. Y kuşağından itibaren aslında alışmaya başladığımız esnek çalışma şartları ve ortamları, Z kuşağı için daha da artarak devam edecek. Organizasyon yapıları ve hatta belki de tek bir yere bağlı çalışma şekilleri değişip daha özgür çalışma koşulları mümkün olabilecek.

Para / 02.10.2016

Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.

Benzer İçerikler :

Ne! Anne mi olacağım?

Fiziksel olarak 20-30 yaş arası anneliğe en uygun yaşlar olsa da işin psikolojik boyutu biraz farklı. Kadınlar anne olmak için yeterli duygusal olgunluğa...

Aklımı Tutamadım Kafatasımda Uçtu Uçtu

Kolumuz kırılsa hemen doktora koşuyoruz, değil mi? Peki ya ruhumuz kırılınca? Ruhumuzdaki kırıklar da tedavi edilmezse yanlış kaynıyor, sonra başımıza bel...

İdeal Erkek Kime Denir?

"İdeal erkek, psikolojik, fiziksel ve imaj olarak nasıl olmalı? " sorusunu, psikolog Emre Konuk, plastik cerrah Prof. Dr. Akın Yücel ve im...

Tükeniyoruz

Çalışma hayatı, stres, rekabet, büyük şehir yaşamı hepimizi tehdit ediyor. Tükenmişlik sendromu şu sıralar herkesin dilinde. Medya sayesinde kavram...

İlginizi Çekebilir :

Ebeveynin Hayali Çocuğun Mesleği Olmasın!

Her yıl 23 Nisan'da çocuklarımızı makamlara oturtuyor, onların gelecekteki meslekleri ile ilgili temennilerde bulunuyoruz. Peki, çocuklara gelecekleriyle ...

Patrondan Kurtulma Sanatı

Sinemayla ilgileniyorsanız duymuşsunuzdur, "Horrible Bosses" (Korkunç Patronlar- Patrondan Kurtulma Sanatı) filmi dünyada olduğu gibi Türkiye'de ...

Evdeki Çocuklar için Adım Adım Kaygı Azaltma Rehberi

Eve kapanan ve uzaktan eğitim almak zorunda kalan çocuklarda doğal olarak kaygı bozukluğu yaşanabiliyor. Ailelerin zorlu sınavı ise çocuklarını ders için ...

Yaz tatili bitiyor okul başlıyor

Serbest Geçen Bir Yaz Döneminden Sonra Çocukların Tekrar Okul Düzenine ve Disiplinine Hazır Olmalarını Sağlamak İçin Neler Yapılmalı? Klinik Psikolog Gülşah ...