Pandemiden sonra sosyal hayat... Bugünlerin ‘intikam’ını alacak mıyız?
Yale Üniversitesi’nden Prof. Nicholas Christakis ‘Apollo’nun Oku’ adlı kitabında pandemi sonrası hedonizm patlaması yaşanacağına dair bir öngörüde bulundu. Christakis’e göre salgın sona erdiğinde insanlar yarın yokmuşçasına ‘partilemek’ isteyecek. Virüs tamamen ortadan kalktığında ne gibi sosyal değişikliklerin bizi beklediğini, ülkemizden alanında uzman isimlere sorduk. “Şu an birçok dürtümüze ket vuruyorsak bu, sonrası için bir süreliğine patlama yaratabilir” diyen de var, “Hedonizm sadece fiziksel hazlarla ilişkili değil. Aşırıya kaçmadan, dengeli bir yaşam sürmek de haz verebilir” diyen de...
KARA SENARYOLARIN ÖNEMLİ BİR KISMININ KALICI OLMAYACAĞINI ÖNGÖRÜYORUM
Klinik psikolog Emre Konuk, Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurucu Başkanı
Christakis kitabında, koronavirüsün yaşamın pek çok alanında kalıcı etkisi olacağını dile getiriyor. Bu değişimlerin gerçekleşebilmesi için insan doğasının köklü bir dönüşüme uğraması gerek. Her kültürdeki ortak temel ihtiyaçlar ve buna bağlı temel korkular; güvenlik ihtiyacı, aidiyet duygusu ve istikrardır. Salgın sona erdiğinde yaşamın ‘mevsim normallerine’ döneceğini düşünebiliriz. Bu inanç büyük ölçüde insanların temel ihtiyaçlarının değişmediğine, dolayısıyla farklı yaşam tarzlarının oluşmayacağına dayanıyor. Christakis’in öngördüğü kara senaryoların büyük kısmının kalıcı olmayacağını düşünüyorum. İnsanların pandemide dine sarıldığına dair bir araştırma yok bizde. Dine sarılmanın toksik bir etki yaratacağını sanmıyorum. Tasarrufun ciddi biçimde kalıcı bir alışkanlık haline geleceğini de hiç sanmıyorum. Keşke böyle bir şey olsa da bir miktar tüketim toplumu olmaktan çıksak. Öngördüğü cinsellik ve hedonizm konularında belki geçici olarak bir artış olur ancak istatistik olarak anlamlı farklılıkların olacağını sanmıyorum.
Haberi Hürriyet Gazetesi Sitesinde okumak için tıklayınız.
Haberin devamını JPEG formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Y kuşağından farklı davranış şekillerine sahip olan Z kuşağı, sabırsız, aceleci ve sıkılgan. Bu kuşak iş dünyasına yavaş yavaş girerken şirketler de bu neslin ...
Koçluk, Türkiye'de resmen meslek kabul edildi. DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurumsal Gelişim Merkezi Proje Yöneticisi ve Eğitmeni, Uzman Endüstri ve...
Pratiği olmayan teori pek bir şey ifade etmez. Yani gerçek anlamda harekete geçmeyip yine de duyarlı bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız, bu da pek bir şey ...
ICF Türkiye'nin "Koçlar Buluşması" etkinliğinde bir araya gelen koçlar, bir kavram olarak mesleklerinin durumunu masaya yatırdı. İkinci kez...
İlginizi Çekebilir :
Bebek sahibi olmak ebeveynler için mutluluk ve heyecan verici bir yandan da stresli bir deneyim. Ancak toplumda idealize edilmiş annelik rolü ve anne olmakla ...
Depremde hasarlı olduğu halde yıkılmayan evlerin insanlar üzerinde travmatik etkisi var. Depremin meydana geldiği bölgelerde 14 yıldır yıkılamayan hasarlı ...
Üst düzey yöneticiler için öğrenmenin de öğrenciliğin de sonu yok. Son dönemde en sık katıldıkları eğitimlerse bireysel yönetici koçluğu, çalışan bağlılığını ...
Binlerce genç hayatlarının belki de en önemli süreçlerinden biri olan üniversiteye başlıyor. Sorumlulukların arttığı bu dönemde öğrenci ve ailelerini başta ...









