"UNUTMAK İSTİYORUM" diyorsanız...
Geçmişe dair korkularınız, fobileriniz varsa, geçirdiğiniz bir kaza nedeniyle uçağa ya da gemiye binemiyorsanız bu yazımız tam da size göre. Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurucu Başkanı Emre Konuk, geçmişe ait olumsuz anıların çözülmesini sağlayan EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) tekniğini anlattı.
Depresyon Tedavisinde Uygun
EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), savaş stresi, taciz, doğal afetler, çocukluk döneminde yaşanan üzücü olaylar, yaşadığımız herhangi bir psikolojik sorun veya rahatsız edici yaşam deneyimlerinin neden olduğu duygusal sorunların yanı sıra, korkular, kaygı bozuklukları, depresyon, performans kaygısı, panik bozukluk, beden algısının bozukluğu, çocuklarda travma belirtileri, vas, kronik ağrı ve başka sorunların tedavisinde kullanılan bir psikoterapi yaklaşımıdır.
EMDR, psikodinamik, bilişsel, davranışsal ve danışan merkezli yaklaşımlar gibi çok iyi bilinen farklı yaklaşımların öğelerini bir araya getiren bir yöntemdir. Yani; daha önceki dönemlere ait olumsuz anıların çözülmesini sağlama, rahatsız edici uyarıcıların duyarsızlaştırılması, gelecekte daha iyi işlev gösterilebilmesi için uygun duyguların, tutumların, becerilerin ve arzu edilen davranışların yerleştirilmesi sürecidir.
Uçağa mı Binemiyorsunuz?
Örneğin, bir kişi kaza geçiriyor. Kazanın üzerinden yıllar geçmesine rağmen arabaya, uçağa ya da gemiye binemiyor; kazaya dair görüntüler, sesler ya da düşünceler kontrol edemediği bir şekilde aklına geliyor. Bu danışanla kaza anısını EMDR yöntemiyle çalışıyoruz. Böylece, tekrar o kaza anma baktığında kişinin rahatsızlık derecesi büyük ölçüde azalıyor. İlgisiz gibi gözüken zamanlarda aklına kazayla ilgili sahnelerin gelmesi de aynı şekilde azalıyor. Kişi, tekrar oralara gidebiliyor ve arabaya binmeye başlayabiliyor.
İlişkinizi Daha İyi Yönetebilirsiniz
Bugün yakın ilişkilerini yürütmekte güçlük çekmekte olan bir kişi var diyelim. Bu kişiyle çalışmaya başladığımızda, geçmişinde ihmal, terk, dışlanma gibi bugün dönüp baktığında halen kendisini rahatsız eden anılar olduğunu görebiliyoruz. Bu anılardan hangisiyle çalışacağımızı belirliyor ve bu anıyı EMDR yöntemiyle çalışıyoruz. Bu süre içinde, anı bugün artık kişiyi eskisi kadar rahatsız etmemeye; o resme baktığında kendisinde eskisi kadar yoğun duygular yaratmamaya başlıyor. Bugünkü ilişkilerini de daha iyi yönetebilir hale geliyor. Ayrıca. EMDR'nin başta, yaygın ve inatçı kas ağrılarıyla sabahları vücutta tutukluk, yorgunluk gibi yakınmalara neden olan bir hastalık olarak bilinen ve Türkiye'de 1,3 milyon insanı etkileyen Fibromiyalji olmak üzere, kronik ağrı, migren, kronik yorgunluk ve diğer somatoform bozuklukların tedavisinde de etkili olduğu gözlemlendi.
Akşam Gazetesi / 12.04.2015
Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
İlk Regli Anlatın Ergenlikle birlikte her iki cinsiyette de cinsel organlarda değişim ve kıllanma gözlenir. Kızlarda göğüslerde, erkeklerde ise sest...
Yaz tatiline yaklaştığımız şu günlerde çocukları ve ebeveynleri tatlı bir telaş sardı. Ebeveynler eve getirilecek karne ile çocuğunun başarı seviyesinin ne ...
Aileye yeni bir bireyin katılımıyla başlayan babalık keyfi, sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Baba olmaya karar vermeden önce bebek bakımının getireceği ...
Şu sıralar çok duyar olduk onları. Aseksüel değiller. Yani seks güdüleri var. Vaginismus da değiller. Cinsel ilişki sırasında ağrı, sızı yaşadıkları için de...
İlginizi Çekebilir :
Çalışanlar, her yıl olduğu gibi bu yıl da 2013'teki kariyer hedeflerini belirlemek için liste yapacak. Uzmanlar ise doğru olmayan listelerin çalışanlara ...
Kıskançlık insanın doğasında olan bir duygu; azı karar çoğu zarar, özellikle de iş dünyasında. Kararında kıskançlık iş yerinde motivasyonu artırırken, abartılı ...
Sosyal fobi, bir tip kaygı bozukluğu. Gençlerde 14 ile 20’li yaşlarda sıklıkla yaşanıyor. Tanımadık insanların arasında olunduğunda korku, yoğun kaygı ve ...
Kuşkusuz baba figürü tüm kültürlerde güven ve otorite anlamına geliyor. Ancak babaların kız çocuklarına sergiledikleri tutumlarla erkek çocuklarına olan...









