Öfkeyi Yaşamak

Öfkeyi Yaşamak

Yaşam boyu herkes çeşitli engellenmelerle karşılaşır: Trafik, işlerin zamanında yetişmemesi, çalışanların işe gelmemeleri, randevularına zamanında gelmeyenler, sis nedeniyle kalkmayan uçaklar gibi sorunlar veya yaşanan hayal kırıklıkları, hakkımız olanı alamadığımız, incinip gereksinmelerimizin ya da isteklerimizin doğru şekilde karşılanmadığı, işlerin yolunda gitmediği ve yaşantımızda önemli bir duygusal sorunla karşılaştığımız zaman yaşanan duygu ÖFKE’dir.

Genel olarak öfke duygusal bir tepkidir ve yine diğer duygular gibi, son derece doğal ve evrenseldir. Ancak iletişimin işlevsel ve yapıcı olabilmesi, duyguların sağlıklı olarak ifade edilebilmesine bağlıdır. Kontrol edilemeyen yıkıcı ve saldırgan tepkilere dönüşebilen aile içi şiddet, çocuk taciz ve istismarlarında, terör olaylarında, sokak kavgalarında ve trafikte yaşanan sözel ve bedensel şiddet olaylarının arkasında sağlıklı ifade edilmeyen, edilemeyen öfke duyguları yatar.

Birçok insan öfke ve benzeri duygularını bastırmaya, inkar etmeye ve yok saymaya çalışır. Bu anlamda sıkıntılarını kabul edip yardım almayı da reddeder. Öfke kişiler arası iletişimi bozar. Evlilikler, aile içi iletişim ya da işyerlerinde yönetilemeyen öfke, patlamalara ve krizlere neden olur. Uygun yollarla ifade edilemeyen öfke, saldırganlık ve düşmanlık duyguları kişilerde ciddi sağlık problemlerine dönüşür. Kronik kalp ve damar hastalıklarına, baş ağrısına, yüksek tansiyona ve mide rahatsızlıklarına yol açtığı gibi öfke ile etkin bir biçimde baş edememe sigara ve alkol, madde bağımlılığı ve yeme bozukluklarına da neden olabildiği araştırmalarla kanıtlanmıştır. (Friedman ve Rosenman, 1974; Tavris, 1989). Üniversitenin ilk yıllarında öfke ve düşmanlık duyguları yüksek olan bireylerin 20 yıl sonra yüksek kolestrollü, daha çok alkol ve sigara tüketen, aşırı kilolu yüksek tansiyon gibi hastalıkları olan daha çok sağlık sorunları yaşayan kişiler olduğu görülmüştür.

Tokat atma, tekme atma, vurma, yüksek sesle konuşma, küfür etme, tehdit etme, aşırı eleştirel olma, hata arama, tartışmacı ve saldırgan tavırlar içinde olma, isim takma, suçlama, alay etme, dedikodu yapma, şüphecilik, önyargıyla yaklaşma öfke nöbetleri geçirme gibi açıkça kişinin başkalarını incitmeyi ya da çevreye zarar vermeyi istediğini gösteren sözel ve fiziksel tacizler genellikle öfkenin doğrudan görülebilen belirti ve işaretleri olarak tanımlanabilmektedir (Madlow, 1972).

Başkalarından uzak durma ve onlarla işbirliğini reddetme, sessizlik, unutkanlık, psikosomatik hastalıklar, depresyon ve suçluluk duyguları, kazaya yatkınlık, işbirliğine karşı direnç, bağımlılık davranışları, aşırı alttan alma, çekingen davranma, ağlama, şiddete ve suça yönelik fantaziler içinde bulunma, yoğun bir rahatsızlık ve stres içinde olma duygusu, mutsuzluk ve gerginlik, güceniklik ve ruhsal acı çekme duygularının varlığı gibi belirtiler ise ÖFKE’nin dolaylı olarak ifadesini içeren belirti ve işaretlerdir.

Öfkesini hiç ortaya koymayan, devamlı bastıran kişinin de psikosomatik ya da depresif bazı sorunları ortaya çıkabilir. Öfkeyi yerinde ve zamanında dışa vurmak sağlık açısından faydalıdır. Olaylar ya da insanlar karşısında gösterilen içsel ve dışsal tepkilerin kontrol edilmesi, onların yapıcı şekilde yönetilmesi önemlidir. Gevşeme tekniklerinin uygulanması ve düşüncelerin yeniden yapılandırılması gerekmektedir (Cautin & Goetz, 2001).

Kişiler, öfke ile başa çıkmak için onu bastırmak yada saklamak değil, tanımak, kabul etmek ve baş etmeyi istediklerinde öfkelerini yönetebilir ve öfkesinin zararlı etkilerinden kurtularak onu kendileri için yapıcı bir şekilde ifade edebilirler.(Kellner & Bry, 1999).

Kaynakça

  • Friedman, M., Rosenman, R.H. (1974) Type A Behavior and Your Heart, Knopf, New York, NY, Tavris, C. (1989). Anger: The misunderstood emotion. New York, NY: Simon & Schuster.
  • Madlow, L. (1972). Anger: How to recognize and cope with it. New York: Schribners. Madow, L Kellner, M. H., Bry, B. H., & Colletti, L. (2002). Teaching anger management skills to students with severe emotional or behavioral disorders. Behavioral Disorders, 24

Benzer İçerikler :

Eski Eş Sendromu

Boşanan çiftten, birinin ya da ikisinin aradaki bağı koparamaması ve serbest olamaması durumudur. Eğer kişi yaşamının herhangi bir alanında eski eşi tarafından ...

Stockholm Sendromu

‘’Stockholm sendromu, çok büyük duygusal ve psikolojik baskı anlarında ortaya çıkmaktadır. Cismen esir edilen birey, bu süreçte artık ruhen de esir ...

EMDR ve Ego Durum Terapisi

EMDR ve Ego-Durum Terapisi ile Kompleks Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tedavisi Özet 2002’nin Mayıs ayında Frankfurt/Almanya’da...

TRAVMA İNKÂRI NEDİR? NASIL ANLAŞILIR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?

İnkâr, sizi duygusal acılardan koruyan ve zaman zaman hepimizin kullandığı bir savunma mekanizmasıdır. Fakat bazen iyileşmeye engel olabilecek kadar ...

İlginizi Çekebilir :

Yaratıcılık Nedir?

Yaratıcılık en basit şekliyle orijinal, sosyal faydalılığı olan ürünler veya fikirler yaratabilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Fakat bu tanım tam bir cevap ...

“Anne Beyni” Farklı Mı Çalışır?

Hamilelik sırasında kadınların beyinlerinde, onları anneliğe hazırlamaya yardımcı olacak önemli değişiklikler meydana gelir. Odaklanma güçlüğü, unutkanlık gibi ...

Arkadaşlarımızın Yaşamımızdaki Rolü

Önce Geçen Haftanın Bir Özetini Yapalım Bir çalışan iş yerinden memnun olabilir ama bu onun iş yerine bağlanmasını garantilemez. Aynı şekilde bir müşteri ...

Uçak Korkusu ile Baş Etme Teknikleri

Fobi terimi Yunanca “phobos”tan gelir. Phobos ‘uçmak, panik, terör’ anlamlarını taşır. Phobos adlı Yunan tanrısı, düşmanında korku ve ...