Çocuklar Kitaptan Ne Bekler?
GeçtiÄŸimiz günlerde Tüyap Kitap Fuarı sona erdi. Fuarın her yıl olduÄŸu gibi bu yıl da okurlardan büyük ilgi gördüğü haberlerini okuduk. Ülkedeki kitap okuma alışkanlığının günde ortalama 1 dakika olduÄŸu verisine bakacak olursak Kitap Fuarı’na gösterilen bu yoÄŸun ilginin ÅŸaşırtıcı olmakla beraber umut verici yanları da bulunuyor. Özellikle fuara toplu halde yapılan okul ziyaretleri çocuklar için oldukça heyecan verici bir deneyim oluyor.
Kitap fuarında çocukların stantların arasındaki o koşturmaları görülmeye değerdir. Kitabını okudukları bir yazarla karşılaşmak, kitaplarını imzalatmak ya da bir fotoğraf çektirmek onlar için adeta büyülü bir an gibidir. Hafif utangaç, ne söyleyeceğini tam kestiremeyen ama konuşmayı da çok isteyen o mahcup halleri fuarın en güzel sahneleri olabilir. Fuar, çocukların kitapla birebir ilişki kurdukları en özel yerlerden biridir.
Bizler yetişkinler olarak çocukların dünyasına dair birçok kesin ve doğru fikre sahip olduğumuzu varsayarız ama gerçekte bu her zaman da mümkün olmayabilir. İşte çocukların kitaplarla ilişkisi de yine onların gözünden keşfetmemiz gereken alanlardan bir tanesidir.
Türk Edebiyatı’nda çok uzun yıllar boyunca çocukların okuması için seçilen kitaplar onların dünyasına özellikle duygusal açıdan ağır gelen içeriklere sahipti. Yıllar içinde ülkemizdeki çocuk edebiyatı anlayışı da deÄŸiÅŸti ve ÅŸu anda birçok yayınevinin çocuklara yönelik kitaplarının basıldığına ÅŸahit oluyoruz.
Anne babalar ya da eÄŸitimciler sık sık iyi bir çocuk kitabının nasıl olması gerektiÄŸini sorarlar. Bu sorunun cevabını edebiyat dünyasındaki kiÅŸilerin sözlerinde bulmak mümkündür. Birçok çocuÄŸun ve hatta yetiÅŸkinin dünyasına girmiÅŸ Narnia Günlükleri’nin yazarı C. S. Lewis bu soruya “Çocukları sadece eÄŸlendiren bir çocuk hikayesi, iyi bir çocuk hikayesi deÄŸildir” diyor. C. S. Lewis çok da haksız sayılmaz. Hangi yaÅŸta olursak olalım Pal Sokağı Çocukları’ndaki Nemeçsek’in sözleri yüreÄŸimizi burkar ya da Küçük Prens’in gülü hepimizin belleÄŸinde iz bırakmıştır.
Çocukların kitaplardan beklediÄŸi de bizlerin beklentisinden farklı deÄŸildir. Onlara tesir eden kitapları sever çocuklar. Düşünün ki sizinle ilgili neredeyse her ÅŸeye yetiÅŸkinlerin karar verdiÄŸi, kuralları onların koyduÄŸu bir dünyada yaşıyorsunuz. Böyle bir dünyada yaÅŸarken sahip olabileceÄŸiniz en güzel özgürlüklerden bir tanesi, okuyacağınız kitabı gönlünüzce seçme hakkı olacaktır. “Okunması gereken” listesine baÄŸlı kalmaksızın sadece öyle istediÄŸiniz için bir kitabı okumanın zevki bambaÅŸkadır. Çocuk, kitabı kendi isteÄŸine göre seçtiÄŸinde kitapla birebir iliÅŸki kurma imkanı saÄŸlıyor. Odasında okuyor, dışarı çıkarken çantasına koyuyor, serviste kaldığı yerden okumaya devam ediyor. Bir çocuÄŸu okumaya zorladığınızda ise bunların gerçekleÅŸmesinin çok zor olduÄŸunu tahmin edersiniz.
Çocukların tercih ettiği kitaplara baktığımızda bizim tahminlerimizin biraz dışına çıktıklarını görebiliriz. Öncelikle belirtmek gerekir ki çocuklar onlara nasihat eden kitaplardan hoşlanmıyorlar. Neden hoşlansınlar ki? Biz büyükler her daim neyi nasıl yapmamız gerektiğini anlatan kitapları mı okuyoruz? Edebiyatın varoluş sebebi kişilere ders vermek değil anlatmak istediği konuyu okura hissettirmektir. Edebiyat, bir bakıma hikayenin içine dahil olup, yazarın yazım serüvenine ortak olmaktır. İyi bir çocuk kitabının, okuruna vaat ettiği de budur. Kitabın çocuklar için yazılmış olması edebi özelliklerinden ödün vermesini gerektiren durumlardan biri değildir.
Kitaplarda çocukların hoÅŸuna giden bir diÄŸer özellik de kitabın onlara kendilerininkine benzer bir hikaye sunmasıdır. Okudukları kitapta sınavlarda çuvallayan bir çocuk, annesiyle babasının kavgası arasında kalmaktan yılmış bir çocuk ya da hayalleri büyükler tarafından ciddiye alınmadığı için hayal kırıklığına uÄŸramış bir çocukla karşılaÅŸtıklarında “Bu sadece bana ait bir dert deÄŸilmiÅŸ.” diyebiliyorlar. İdealize edilmiÅŸ aile yapıları, istenen baÅŸarıyı gösterip gurur kaynağı olan çocuklar, sorunları ÅŸipÅŸak çözen arkadaÅŸ grupları çocuklara pek de gerçekçi gelmiyor. Ayrıca, kitaplarda aradıkları yalnızca kendilerine benzer sorun alanlarını görmek deÄŸil aynı zamanda kendileri gibi eÄŸlenen, maceraya atılan birilerine denk gelmektir. Road Dahl kitaplarında ya da Sempé’nin çizimleriyle klasikleÅŸen Goscinny’nin Pıtırcık serisinde çocukları hayran bırakan kendilerini o hikayeye ortak hissetmeleridir.
Önemli edebiyatçılarımızdan Mehmet EroÄŸlu, kitaptaki bir karakteri gerçek hayatta tanıyor gibi hissediyor, “O olsa ÅŸimdi şöyle davranır” diye kafanızda canlandırabiliyorsanız o kitap karakterinin baÅŸarılı olduÄŸundan bahseder. Bu durum çocuk kitapları için de aynen geçerlidir. Kitabın karakterleri gerçeÄŸe yaklaÅŸtıkça çocuklar kitabı daha da sahiplenir. Bu noktada akıllara fantastik edebiyatın öğeleri gelebilir. EÄŸer çocuklar gerçeÄŸi kendilerine yakın görüyorlarsa Harry Potter’ın büyülü dünyasında ne bulacak diye düşünülebilir. Aksine, çocuklar o dünyada onları heyecanlandıran dünyayı bulurlar. İdealize edilmemiÅŸ; duygularla, hayallerle ve hayal kırıklıklarıyla, sürprizlerle bezenmiÅŸ bir dünya. Tıpkı hepimizin gerçek dünyası gibi. Fantastik edebiyatın öğeleri hiç de hafife alınmayacak derecede “gerçek”tir aslında.
Bilimkurgu ve fantezi edebiyatının en önemli isimlerinden kabul edilen Ursula LeGuin’in “Bence olgunluk kabuk deÄŸiÅŸtirmek deÄŸil, serpilip geliÅŸmektir. YetiÅŸkin bir insan ölü bir çocuk deÄŸil, yaÅŸamayı baÅŸarmış bir çocuktur…” sözleriyle ortaya koyduÄŸu yetiÅŸkinlik - çocukluk iliÅŸkisi kiÅŸilerin edebiyat yolculuklarında da benzer bir yol izler. Çocuklukta okunmuÅŸ iyi edebiyat eserleri yetiÅŸkinlikte de bizi bırakmayan birer yol arkadaşı gibidir.
Edebiyat sayesinde çıktıkları yolculukta, tüm çocukların birbirinden farklı yol arkadaÅŸlarıyla tanışmaları dileÄŸiyle…
Cemre Soysal, Uzman Klinik Psikolog - DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Benzer İçerikler :
Adından da anlaşılacağı üzere aile terapisi, dile getirilen sorunların, ait olduğu bireye atfedilerek değil de, ailenin tümü göz önüne alınarak aşılmasına ...
Çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi günlük hayatlarında birçok durumla ve duyguyla baş etmek zorundadırlar. Sınıf arkadaşlarına uyum sağlamak, zor bir ders ...
Josh McDowell’a göre, çocuklarımızı takdir ettiÄŸimiz zaman, onlara önem verdiÄŸimizi göstermiÅŸ oluruz. Takdir etme, çocuklarımızla aramızdaki bağı ...
Öfke; çocuklarda zaman zaman kabul edilebilir olarak görülen ve çocukları alarma geçiren bir duygu olarak bilinir. Çocuklarda öfke, kendilerinin yanlıÅ...
İlginizi Çekebilir :
Amacı ve Özellikleri Grup Terapisi; bir lider psikoterapist yönetiminde, bir grup katılımcının, bir arada psikoterapi aldığı formattır. Gruplar genel olarak ...
Karne zamanı yaklaştı. Öğrenciler genellikle notları iyi de olsa kötü de olsa karnelerini heyecanla beklerler. Notları iyi olan öğrenciler ve aileler, karne...
Ülkemizde her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. Öğretmenler; insanları eğitmek, öğretmek rehberlik etmek, her konuda yön vermek ve yaşama...
Günümüzde çok tartışılan ve konuşulan bir konu olan şiddet sadece ülkemizde değil birçok toplumda da aynı şekilde gittikçe büyüyen bir sorun haline gelmiştir. ...







