Ergenlerde Sosyal Medya ve “Güzellik Algısı”

Sosyal medya gün geçtikçe daha çok kullanıcı kazanan bir platformdur. Gençler arasında daha çok popüler olan ve her gün saatlerce zaman geçirdikleri bir sürü farklı içerikle karşılaştıkları bir alandır. Ancak bu platformlarda insanlar genellikle fotoğraflarını olduğu gibi değil, Photoshop’layarak ya da fitre kullanarak paylaşmaktadır. Photoshop kullanan kişiler kendilerini oldukları gibi değil olmak istedikleri kişi gibi göstermek isteyen kişilerdir çünkü Photoshop kullanıcılarına idealize ettikleri dış görünümü sağlamaktadır. Bu kişilerin kendilerini oldukları gibi daha az kabul ettikleri varsayılmaktadır. Photoshop’lama sürecinde kişiler kusurlarına daha çok dikkat etmekte ve kusursuz olmaya çalışmaktadır.  Bu durum insanları “en iyi” ve “en güzel” olma çabasına sürüklemektedir. Gün geçtikçe filtrelerin gerçekçiliği ve Photoshop kalitesi arttığı oranda güzellik algısının çıtası da yükselmektedir.  Bu da sosyal medya kullanıcılarında olumsuz/gerçek olmayan bir vücut imajı oluşmasına, sosyal medyadaki fotoğraflarla kendilerini karşılaştırmalarına yol açmaktadır. Kendilerini toplumun dayattığı güzellik algısıyla karşılaştıran kişiler o güzellik algısına ulaşmak için Photoshop kullanmaktadır. Bu karşılaştırmanın sonucunda kazanan hep bellidir çünkü sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar gerçekleri, yüzdeki, bedendeki kusurları yansıtmamaktadır. Bu gerçeklikten uzak olan güzellik algısına ulaşma isteği kişilerde düzensiz beslenme, özgüven ve benlik saygısında düşüklüğe yol açmaktadır.

Sosyal medya, kullanıcılarını “ideal” vücut tipine ve güzelliğine maruz bırakarak onların kendi beden algılarını değiştirmektedir. Kişiler “ideal” güzelliğe ulaşamadıklarını fark ettikçe bedenleri ile ilgili endişeye kapılmakta ve vücut şekilleri, ağırlıkları ve fiziksel görünümleri ile ilgili kendilerini mutsuz hissetmektedirler. İdealize edilmiş kas oranına sahip olamamak, yeteri kadar ince ve kıvrımlı olamamak kişilerde endişe oluşturmaktadır. Aynı zamanda, bir anlamda insanın doğasında var olan beğenilme arzusu sosyal medya ile tetiklenmektedir. Paylaşılan fotoğraflara çok sayıda beğeni ve yorum almak kişinin kendini değerli hissetmesine olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda, bireyler kendilerini güzellikleriyle onay almış ve takdir edilmiş hissetmektedirler. Bu nedenle sosyal etkileşiminin fazla olmasını isteyen insanlarda filtre ve Photoshop kullanımı daha çok görülmektedir. Ancak bunun tam zıttı yaşandığında ise birey kendini değersiz hissetmektedir. Aynı zamanda sosyal medya üzerinden olumsuz yorumlara maruz kalması ve kişisinin kendisine model aldığı biriyle sosyal karşılaştırma yapması ergenlerde benlik saygısını azaltmaktadır (Scott ve ark., 2016).

Sosyal medyanın vücut imajı üzerindeki etkilerini azaltmak için sosyal medyada gezinirken kötü hissettiğiniz noktada uzaklaşmak, sosyal medyaya ara vermek kişiye iyi gelmektedir. Bir araştırmaya göre sosyal medyaya bir hafta ara vermek mutluluk, depresyon ve kaygı açısından olumlu gelişmeler sağlamaktadır (Lambert ve ark., 2021). Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların gerçekliği yansıtmadığının bilincinde olmak ve o fotoğraflarla bireyin kendisini karşılaştırmaması sanal/çarpık güzellik algısı oluşmasını engelleyebilmektedir. Aynı zamanda kişiyi rahatsız eden, tetikleyen veya kötü hissettiren içerikleri paylaşan hesapların takip edilmemesi kişinin kendisini karşılaştırma eğilimin azalması, vücut algısının bozulmaması için önerilmektedir.

Son olarak, Thompson ve Stice (2001), yeme bozuklukları geliştirme riskinin, zayıflığı yücelten medya mesajlarını ve görüntülerini içselleştirme veya kabul etme derecesi ile doğrudan ilişkili olduğunu öne sürmektedir (Durand ve ark., 2017, p.292). Aynı zamanda Grabe, Ward ve Hyde (2008), 77 çalışmayı inceleyerek, zayıf-ideal bedeni yansıtan medya görüntülerine maruz kalma ile beden imajı endişeleri arasında güçlü bir ilişki olduğunu bulmuştur (Durand et al., 2017, p.292). Bu nedenle çocuğunuzun vücut şekilliyle aşırı derece ilgilendiğini, kilo alma korkusunun olduğunu ya da aşırı derecede kilo verme isteğinin olduğunu, kalori alımını kısıtladığını, bozuk vücut imajının olduğunu, kendi değerini vücut şekli ile belirlediğini ve bunlara bağlı ruh hali bozukluğunun olduğunu fark edilmesi durumunda psikolojik destek alınması önerilmektedir.

Benzer İçerikler :

Sosyal Fobi

Aynı zamanda "sosyal kaygı" adı da verilen "sosyal fobi", günlük sosyal ortamlarda ortaya çıkan ve insanı tamamen etkisine alan bir kaygı ...

Bağlanma Teorisi

Her birimiz biyolojik olarak doğuştan itibaren bir bağlanma sistemi ile dünyaya geliriz ve bu sistem yaşam boyu çevremizdeki diğer insanlarla bağ kurmamızı...

Çocuklarda Bilgisayar, İnternet ve Oyun Konsollarının Güvenli Kullanımı

Çocuklar bilgisayar, tablet ve buna bağlı olarak internet ile doğdukları anda tanışıyorlar. Onların ilk fotoğraflarını sosyal paylaşım sitelerine koyuyoruz, ...

Karne Neyi Ölçer?

Karne Neyi Ölçer? Sevgili anne ve babalar, karnesini sevinçle bekleyen öğrenciler olduğu gibi karne nedeniyle stres olan hatta depresif semptomlar ...

İlginizi Çekebilir :

Hayal Gücünün Gelişim Süreçleri

Günümüz koşullarında çocuklar daha erken yaşta okula gitmekte, teknolojik araçlara daha kolay erişim sağlamaktadır. Hal böyle olunca çocukların tek başlarına ...

Zor Olan Baba Olmak Değil, Babalık Yapabilmektir...

Yapılan çeşitli araştırmalar, her ne kadar babalık rolü anlayışında bir değişim yaşandığını gösterse de erkeklerin yüzde yirmi, yirmi beşi babalığı, meslekleri ...

ERGENLİK DÖNEMİ

Ergenlik dönemi  11-12 yaşında başlayan ve 20’li yaşlara kadar devam eden bir süreçtir. Bazen ebeveynler bu dönemde çocuklarını anlamakta zorluk...

Ani Bebek Ölümü Sendromu Nedir ve Ne Zaman Yaşanır?

Görünürde sağlıklı olan bir bebeğin 1 yaş öncesi hiçbir ön belirti göstermeden ve başka tıbbi nedenlerle açıklanamayacak bir biçimde uyku sırasında beklenmedik ...