İnatçı Çocuk Takıntılı Yetişkin Demektir
Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden uzman psikolog Şirin Hacıömeroğlu çocukluk çağında görülen inatçılığın ve tutturma özelliğinin, obsesif kompulsif bozukluktan farklı olduğunu söylüyor ve durumu psikolojik açıdan iyi değerlendirmek gerektiğine dikkat çekiyor. Çocuktaki tutuma ve inatçılığın disiplinle ilgili bir konu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hacıömeroğlu takıntılardan bahsedilen durumlarda ise belirli davranış ya da düşüncelerin söz konusu olduğunu dile getiriyor.
Anne Risk Faktörü Oluşturuyor
Çocuklukta takıntılarla ilgili yapılan araştırmalar takıntılı davranış ve düşünce sorunu olan çocukların annelerinde de aynı soruna rastlandığını gösteriyor. Uzman Psikolog Şirin Hacıömeroğlu bu annelerin çocuklarının sadece model olarak değil genetik açıdan da aynı sorunu yaşama risklerinin bulunduğunu söylüyor.
Örneğin evin içinde sürekli aynı davranışları sergileyen evin düzen ve hijyeninden tatmin olmayan çocuğu defalarca banyo yapması için yönlendiren bir annenin çocuğu zaman içinde takıntılı davranışlar geliştirebiliyor. Buna karşın çocuklarda bazen tersi sonuçlar veren tepkisel durumlar da söz konusu olabiliyor. Örneğin annesini sık sık ellerini yıkarken gören bir çocuk aynı yere defalarca dokunmaktan veya defterindeki yazıları silip tekrar yazmaktan büyük keyif alabiliyor.
Kaygıların Dozu Artıyor
Psikolog Şirin Hacıömeroğlu annelerinin kaygılarından dolayı günlük yaşamları ve sosyal hayatları kısıtlanmış çocukların hem sosyal ilişkileri zayıf olduğuna hem de problem çözme becerilerinin yeterince gelişmediğine dikkat çekiyor. Bu ve yaşanan diğer olumsuz deneyimler çocukta ortaya çıkan kaygı dozunun artmasına neden oluyor. Bu durumda çocuk nedenini bilmediği kaygılarla başa çıkabilmek için annesininkine benzer bir takım takıntılı davranışlar geliştirmeye ve göstermeye başlıyor. Bu durum tedavi edilmediğinde kaygılı ve takıntılı çocuk, ileride kolaylıkla kaygılı ve takıntılı bir yetişkin haline gelebiliyor.
Benzer İçerikler :
Çocuklar yaklaşık üç yaş civarında kendilerini ifade etme becerilerinde oldukça ustalaşmışlardır. Bu yaşlar çocuğun oldukça aktif ve meraklı olduğu...
Üzerinde yaşadığımız dünyayı paylaştığımız hayvanlarla kurduğumuz iletişimin ruh sağlına pek çok faydası bulunmaktadır. Özellikle çocuklar bir hayvana bakım ...
Depremin etkilerini en yoğun biçimde yaşadığımız şu günlerde, ebeveynlerin en temel endişesi kendilerini ve çocuklarını olası bir depreme veya doğal afete...
Sömestr tatilinin başlamasına sayılı günler kala ailelerin aklında en sık beliren sorulardan bir tanesi yarıyıl tatilinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğidir. ...
İlginizi Çekebilir :
Çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerinde “oyun”un rolünden ve onlarla nasıl oyun oynamak gerektiğinden söz etmiştik. Oyun oynarken...
“Ağlama” Demek Yerine Çocuğunuzun Ağlamasına İzin Verin! Araştırmalar ağlama gerçekleşmediğinde birçok problem yarattığını, ağlamanın ne kadar ...
Anaokuluna başlayacağı için pek bir mutlu gözüküyordu... Herkese “Ben artık okula gideceğim... Büyüdüm...” diyordu... Fakat, o gün öğretmeni ile...
Stres günlük olarak etrafımızı kuşatır. Trafik yoğunluğundan işteki projelerimize, finansal veya sağlık endişelerimize, ve dünyada gelişen yeni olaylara kadar ...









