Sınav Kaygısı ve Başetme Yolları

Sınav Kaygısı ve Başetme Yolları

OKS ve ÖSS yaklaşıyor. Hem sınavlara girecek olan gençler hem de aile ve öğretmenleri bir heyecan almış gidiyor. Ortadaki belirsizlik, kaygının oluÅŸmasına zemin hazırlayan faktörlerin başında. “Bizimki çok sinirli, her ÅŸeye parlıyor”, “Dokunsan aÄŸlayacak”, “Geçen gün dershanedeki denemeye giderken bir baktım elleri buz gibi”, “Anne, sınavlardan önce kalbim aÄŸzımdan fırlayacak gibi oluyor, diyor”...  Bu ve benzeri cümleler, duygular, düşünceler, fiziksel belirtiler size tanıdık mı geldi? İşte sınanma duygusunun verdiÄŸi rahatsızlıktan dolayı birçok genç ve ailesinin sık sık karşı karşıya kaldığı durumlar... Sınavların yaklaÅŸması ile daha da sık bir hale geliyorlar... Bu duygu ile nasıl baÅŸa çıkarız, kaygının olumsuz etkilerini nasıl lehimize çeviririz diye düşünüyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun.

Sınanma duygusu ile başa çıkmada ilk adım, ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmek, onu tanımaktır. Sınanma kaygısı, psikolojik bir tanı grubu olan kaygı bozukluklarının bir alt başlığı olarak düşünülebilir. Kaygı, kişinin bir uyaranla (bu bir olay ya da obje olabilir) karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık halidir.

Günlük dilde OKS ve ÖSS ‘ye hazırlanan birçok gençte sınav korkusu olduÄŸu söylenir. Bu noktada, çoÄŸu zaman eÅŸ anlamlı olarak kullanılan “kaygı” ve “korku” kavramlarının farklarından bahsetmek doÄŸru olacaktır. Korku, kaygının daha yerleÅŸik bir biçimidir. Korku yaÅŸanan ortamda, gerçekçi bir fiziksel tehdit söz konusudur. ÖrneÄŸin; yılandan kaygılanmayız, korkarız. Bunun aksine, kaygı yaÅŸanan durumlarda yorumlara dayalı, benliÄŸe yönelik sanal bir tehdit vardır. Bilgimizin sınandığı sınavlardan ya da yeni bir iÅŸ baÅŸvurusunun ardından insan kaynakları uzmanı ile yaptığımız görüşmeden korkmayız, kaygılanırız. Tüm bunlara ek olarak, korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir, biz sadece bildiÄŸimizi zannederiz. Korku, kaygıdan daha kısa sürelidir. Yani, korku duygusuna vesile olan durum ya da obje ortadan kalktığında kiÅŸi rahatlar. Fakat, kaygı daha genel bir durumdur, uzun süre devam eder.

Peki Sınav Kaygısı Ne Demektir?

Bir öğrencinin eÄŸitim-öğretim hayatı boyunca biriktirdiÄŸi bilgiyi, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve baÅŸarısının düşmesine yol açan yoÄŸun kaygıdır. Buradaki önemli nokta, kaygının performans üzerinde olumsuz bir etki yaratmasıdır. Yoksa, sınava girecek bütün herkes kaygı yaÅŸar ki belli bir seviyeye kadar olan kaygı yararlıdır, uyanıklık saÄŸlar, koruyucudur, dikkati toplamaya yardımcı olur ve öğrencinin motivasyonunu arttırır. Kaygının hiçbir zaman “0” düzeyine inmesini istemeyiz, çünkü uyanıklığı ve motivasyonu yok eder. “Amaaaaan boÅŸver, alt tarafı bir sınav” diyen birçok gencin tutumlarının altında yatan ve bu boÅŸvermiÅŸliÄŸi pekiÅŸtiren kaygı düzeyinin düşüklüğüdür.

Çocuğumuzun Sınav Kaygısı Yaşadığını Nasıl Anlayabiliriz?

Çocuğunuzun sınav kaygısı ile başa çıkamadığını anlama konusunda yapacağınız bazı gözlemler size yardımcı olacaktır. Sınav kaygısı yaşayan gençlerin gösterebileceği belirtileri 4 ana grupta inceleyebiliriz:

  1. Zihinsel belirtiler: Dikkat dağınıklığı, konsantre olamama, sınavın sonucu ile ilgili olumsuz öngörülerde bulunma (Olmayacak, kazanamayacağım, .... gibi).

  2. Duygusal belirtiler: Gözlemlenebilir düzeyde huzursuzluk, endişe, sinirli bir birey haline gelme, kolaylıkla ağlama, korku, çaresizlik, panik.

  3. Davranışsal belirtiler: Sınavlardan kaçınma, sınav sırasında dona kalma.

  4. Fiziksel belirtiler: Baş ağrısı, sabahları kendini yorgun ve halsiz hissetme, uyumakta zorlanma, mide ve bağırsak sistemine ait sıkıntılar, iştahsızlık, kalbin hızlı çapması, ellerin soğuk ve terli olması.

Tüm bunlara ek olarak öğrencinin başarı düzeyindeki dalgalanma ya da ani düşüşler sınav kaygısı ile ilişkilendirilebilir.

Yukarıda bahsi geçen belirtilerden birçoÄŸu ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Fakat, hatırlatmalıyım ki; bu belirtilerden sadece birkaçına sahip olmak, sınav kaygısının varlığına iÅŸaret deÄŸildir. Dozunun, sıklığının ve kiÅŸiye verdiÄŸi rahatsızlığın bir uzman tarafından deÄŸerlendirilmesi gerekir. Bu tür bir deÄŸerlendirme yapılmadan bazı varsayımlarda bulunmak yanlış olabilir.

Sınav Kaygısının Sebepleri Nelerdir?

Sınav kaygısının en genel sebebi, sınava gencin ya da ailesinin farklı anlamlar yüklemesinden ileri gelmektedir. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne baktığımızda sınavın ÅŸu ÅŸekilde tanımlandığını görürüz: “Öğrencilerin veya bir iÅŸe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test.” Sınav kaygısı yaÅŸayan bireylerin ise, sınava aileye bir borç ödeme, nasıl bir insan olduÄŸunu ölçme, kendini ispat etme, iyi bir evlat olduÄŸunu kanıtlama gibi birçok farklı anlam yükleyerek kaygılandıklarını gözlemleriz. Oysa sınav, kiÅŸiliÄŸin bir deÄŸerlendirilmesi deÄŸil, sınava giren bireyin bilgi birikiminin deÄŸerlendirilmesidir. Sınavdan düşük puan almak o kiÅŸinin gerekli bilgiyi biriktiremediÄŸine, yüksek puan almak bilgi birikiminin yeterli olduÄŸuna iÅŸaret eder, iyi veya kötü evlat olduÄŸuna deÄŸil.

Sınav kaygısının en çok karşılaşılan sebebi ise, sınava yeteri kadar hazırlanmamış olmaktır. Bireyin kaygısının, sınav tarihi yaklaştıkça arttığını, konuları yetiştiremediğinden sürekli hayıflandığını gözlemleriz. Aslında bu durumda çözüm çok açıktır: Paniklemeden, elinden geldiği kadar bilgi birikimini arttırmak ve hissettiği kaygıyı azaltmasında kişiye yardımcı olacak çalışma stratejileri kullanmaktır. Sınav kaygısının bu tipi oldukça yaygındır ve çoğunlukla kısa sürede üstesinden gelinebilir.

Fakat, bu sebeplerden daha yerleşik ve aslında hayatın bütününe yayılmış, kişinin duyguları, deneyimleri ve inançları ile ilişkili olan başarısızlık korkusu, çaresizlik hissi ve sınavı kendilik değerine karşı bir tehdit olarak görme daha uzun süreler üzerinde çalışma gerektirebilir.

Bunlara ek olarak, eğer birey başarısızlıkların abartıldığı, başarıların küçümsendiği, sürekli başka yaşıtları ile karşılaştırıldığı, belirli bir düzeyin altındaki başarısının başarısızlık olarak görüldüğü bir ortamda yaşıyor ise sınav kaygısı geliştirme riski oldukça fazladır.

Kısacası, sınav kaygısının ortaya çıkması hem bireyin kendisine hem de çevresine bağlı olan bir dizi faktöre bağlıdır. Aynı koşullarda olan iki bireyden birinin sınav kaygısı yaşarken diğerinin yaşamadığını da gözlemleriz. Bu durumu da kaygıya olan biyolojik yatkınlık ile açıklayabiliriz.

Peki Ne Yapmalıyız?

Sınav kaygısının oluşumu düşüncelerimizle, aklımızdan o sınav ile ilgili olarak geçirdiklerimizle ilişkilidir. Dolayısıyla sınav kaygısı ile başa çıkmanın ilk bölümü sınava zihinsel bir hazırlık yapmaktır. Bu hazırlığı basamaklara ayırabiliriz:

  • Ailece sınava yüklediÄŸiniz anlamı gözden geçirmek

  • Gerçekçi hedef oluÅŸturmak

  • Kendi öğrenme modelini tanımak ve çalışma planlarını bu doÄŸrultuda oluÅŸturmak

  • Uygulanabilir çalışma planları yapmak

  • Henüz hiç kimsenin bilemeyeceÄŸi sınav sonucu ile ilgili olumsuz senaryolar yazmak yerine sınav hazırlığına konsantre olmak

  • Olumsuzu bir kenara bırakıp olumluya odaklanmak

  • Öğrencilerin kendi kendilerine içlerinden söylediÄŸi cümleleri gözden geçirmesi ve bunların yerlerine olumlularını koymaları (“Kazanamayacağım”, “Sınavdaki herkes benden daha iyi”, “Ne kadar çalışsam da olmuyor”, “İstediÄŸim okula giremeyeceÄŸim”, “Ailemin bunca emeÄŸini boÅŸa çıkarmış olacağım” yerine “Kazanacağım”, “BaÅŸarabilirim, elimden geleni yaptım”, “Çalıştığım zaman puanlarım yükseliyor” gibi cümleler)

Biraz önce belirttiğimiz gibi, sınav kaygısında olumsuz düşüncelere eşlik eden bir takım fiziksel belirtiler vardır. Buna sınav kaygısının fizyolojik tarafı diyebiliriz. Sınav kaygısının fizyolojik yüzü ile başa çıkmada en önemli materyal gevşeme egzersizleridir. Bu egzersizleri öğrenmenin ve sistematik olarak uygulamanın kaygıyı azaltmada etkili olduğu araştırmalar tarafından da desteklenmektedir. Zihin ve beden bir bütündür ve birindeki değişiklik diğerini etkiler. Bu egzersizlerin amacı, zihnin beden üzerindeki denetimini arttırmak, gerginlik ve gevşeme durumları arasındaki farkı göstermek ve kaygı nedeni ile oluşan gerginlik esnasında nasıl gevşeyebileceğinizi öğretmektir.

Sınav kaygısı ile baÅŸa çıkmada etkili olan bireysel önerilerimizi uygulamanıza raÄŸmen henüz istediÄŸiniz gibi bir geliÅŸme gözlemleyemiyorsanız; profesyonel yardım almak doÄŸru olacaktır. Okuldaki ve/veya dershanedeki rehber öğretmenlerin sınav kaygısı konusunda yürüttüğü bireysel ya da grup çalışmalarına katılması için çocuÄŸunuzu teÅŸvik edebilirsiniz. Bizim ülkemizde, öğrencilerin genel olarak rehberlik servisleri ile ilgili olumsuz inançları vardır. Birçok öğrenci rehberlik servisine “sorunlu ve/veya yaramaz çocukların” gönderildiklerini düşündüklerinden rehber öğretmenlerden yardım almayı reddedebilirler. Siz ailelere düşen görev, rehber öğretmenler ile iÅŸbirliÄŸi yaparak sınav kaygısı yaÅŸayan çocuÄŸunuzu çalışmalara katılması için cesaretlendirmektir. Zaman zaman rehberlik çalışmaları ile istenen geliÅŸmenin saÄŸlanamadığı ne yazık ki bir gerçek. Bu durumda sınav kaygısı konusunda uzmanlaÅŸmış psikolog veya psikolojik danışmanlardan yardım isteyebilirsiniz. Böyle bir yardım almaya karar verdiÄŸinizde sizi aÅŸağı yukarı nelerin beklediÄŸini merak ediyor olduÄŸunuzu düşünüyorum. Genellikle bu süreç ÅŸu ÅŸekilde iÅŸler: Genç ve ailesi ile yapılan, hedeflerin belirlendiÄŸi bir öngörüşmenin ardından, öğrenci deÄŸerlendirme sürecine alınır. Bu deÄŸerlendirme aÅŸamasında, çeÅŸitli test ve mesleki yönelim envanterleri uygulandıktan sonra gencin ihtiyacına uygun bir plan hazırlanarak çalışmalara baÅŸlanır ve çalışmaların ne zaman sonlandırılacağına psikolog, genç ve ailesi hep beraber karar verirler.

Son olarak, sınav kaygısı öğrencilerimizin %65-70’nin çeÅŸitli dozlarda karşı karşıya kaldığı bir durumdur. Bu rakam ABD’de %20 civarındadır. Bizdeki oranın bu denli fazla olmasında, OKS ve ÖSS’nin varlığı bir dış etken olarak düşünülebilir. Oranlara bakıldığında sınav kaygısı ile baÅŸa çıkma becerilerinin kazandırılması bizim ülkemiz için oldukça büyük önem taşımaktadır.

Açelya Şahin, Uzman Klinik Psikolog - DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Benzer İçerikler :

Sevginin Ölçüsü Ne Olmalı?

Çocuklar anne babaların hayatlarındaki en önemli varlıklardır. Uzun süren bir bekleyişin ardından kavuştukları çocuklarına ellerinden gelen ne varsa vermeye, ...

ÇOCUKLARDA ÖFKE KONTROLÜ VE OLUMLU DAVRANIŞ KAZANDIRMA

Öfke; çocuklarda zaman zaman kabul edilebilir olarak görülen ve çocukları alarma geçiren bir duygu olarak bilinir. Çocuklarda öfke, kendilerinin yanlıÅ...

Çocuğumla Nasıl Oyun Oynayacağım?

Oyun Nedir? Oyun, çocukların dünyayı algılamalarını, hayal ile gerçek dünya arasında köprü kurmalarını sağlayan en önemli süreçlerden biridir. Bir çocuğun ...

Kariyer Planlamasına Okul Öncesi Dönemde Başlamanın Amaçları

"Kendini tanıyan, ailesi ve çevresi ile uyumlu, isteklerini gerçekleştiren mutlu ve başarılı öğrenciler yetiştirmek." Kariyer gelişimi süreci okul ...

İlginizi Çekebilir :

Bizimki Okulun Şamar Oğlanı Oldu!

Eren, o gün yine kolunda diş izleri ve bacağındaki morluklarla geldi eve... Bu durumu gören annesi ne yapacağını bilemedi... Bir ara babasını aramayı düşündü ...

Okula İlk Defa Başlayacak Çocukların Adaptasyonunda 10 Altın Kural

1. Çocuklardan önce velilerin sakin ve gerginlikten uzak olmaları çok önemli. Çünkü ebeveynlerin duygu durumu bir şekilde çocuklarına yansıyor. Bu noktada...

AKILLI (SMART) Hedef Metodu Hedef Belirleme Konusunda Çocuklara Yardımcı Oluyor

  YetiÅŸkinler olarak üzerine çalışmak istediÄŸimiz ya da deÄŸiÅŸtirmek istediÄŸimiz ÅŸeyler hakkında hedef belirleme konusunda iyi tutumlarımız...

Çocuk ve Gençlerde Beslenmenin Duygusal Yolu

Çocuk ve gençlerin beslenmeyle ilgili deneyimleri onların duyguları üzerinde de rol oynar. Bu hem onların ruhsal olarak da beslenmesi ile hem de kontrol ve...