Emre Konuk

Aldatma ve İhanet 4: Terapiye Yansıyanlar

Efendim hayat biter ihanetler bitmez. Söz, bugün bu dosyayı kapatıyoruz. Bugün, aldatayım derken kendimizi nasıl yakalatıyoruz meselesini irdeleyeceğiz.

Bunların içinde en hüzün vereni, eşinden bir türlü istediğini alamayanlar oluşturur. Aldatan kadınsa yakalanmaz. Erkekse mutlaka yakalanır. Durum acıdır çünkü bütün operasyon aslında eşinin ilgisini çekebilmekle, bunu alamayınca da yaşanılan kızgınlıkla ilgilidir. Annesinin sevgisini arayan, bulamayınca olmadık davranışlar gösteren, bunun sonucu bir ton dayak yiyen, yedikçe daha beter şeyler yapan çocuğun yaşadığına çok benzer. Çocuk kendisine sevgi gösterene yaklaşır, ama anneyi de terk etmez.

İlişki kurulan kişi genellikle olmayacak biridir. Ya “çok çirkindir/şişmandır/zayıftır” ya da eğitim/kültür/ekonomik durum/yaş açısından hiç uygun değildir. Yakalanmak için tüm deliller “dalgınlıkla” ortaya saçılır. Restoranda yenen yemeğin fişi ceket cebinde unutulur. Oysa pek ala bilinir ki eşi her gün giysilerinin ceplerini boşaltıp asmaktadır. O güne kadar hiç okuma adeti yokken, Playboy dergisi tuvalette bırakılır. Gece sevgilisiyle “chat’leştikten” sonra bilgisayar kapatmadan yatılır. Ve bir bahar akşamı yakalanılır. Ender durumlarda eş yakalamayı göze alamaz. Büyük olasılıkla sonuçlarını göze alamadığı için. Bu durumda çaresiz kalan günahkarımız tarihi hatasını yapar ve suçunu itiraf eder. Bunu yaparken de karısından aferin alacağını sanır. Bu açılma/içini dökme/itirafın maliyeti çok ağırdır. Hasar da büyüktür. Neticede iş terapiye yansır. Daha başında bu yola baş vurulsa iş çok daha acısız halledilecekken, bize bir ton iş çıkar. Çekilen acılar da cabası.

Cümlelerin akışından sevgili okurum anlamıştır: Bu olayın kahramanı erkektir. Kadınlar böyle yollara başvurmaz. Onlar aynı nedenlerle aldatabilir ama yakalanmaz. Hem aldattığı kişi ile, hem de eşiyle cinsel ilişkisini sürdürmez. Eşini aldattığı zaman genellikle eşiyle işini bitirmiştir. Evlilik sürebilir ama bu artık duygusal ve çoğu zaman da cinsel açıdan kopuk bir yaşamdır. Aldatan kadınsa ilişkiyi toparlamak bu yüzden çok zordur. Erkekse çok daha kolaydır. Ama sonuçta evlilik ve çift terapisine en iyi cevap verenler bu kategoriye girer.

Bu guruba giren hem cinslerim bende hep hüzün yaratmıştır. Onun için izninizle onlara bir kaç uyarıda bulunacağım. İşte özellikle bekarlar ve tabii birbirlerini aldatan veya aldatmayı düşünen kişiler için imbikten geçmiş know-how:

Canım Kardeşim,
Eşinle sorunlarını çözebilmek için, eşini önce aldatıp, sonra kendini yakalatmak, sonra da terapisti boylamak çok yıpratıcı ve maliyeti yüksek bir stratejidir. Bu stratejiden tek faydalanan taraf terapisttir. Hayatı basitleştir.
Aşkın büyüklüğü, mutluluğu garanti etmez. Hatta bazı İslam tefekkürlerine bakılırsa toksik etkisi vardır, yani kontrendikedir. Aşıkken evlenme. Anneannenin sözünü dinle ve “soyu soyundan, köpeği mandıradan” al.

  • Birisinden hoşlanıyor olman o kişiyle yatmanı gerektirmez. Eğer duhul vaki olmamışsa henüz pek aldatmış sayılmazsın. Bu kadarıyla eşin daha çabuk affeder. Ayrıca daha az terapi ücreti ödeyeceğini söyleyebilirim
  • Birisinin senden hoşlanıyor olması, o kişiyle yatmanı hiç gerektirmez. Beğenilmenin ve seçilmenin tadını çıkar. Az bir flörtle yetinmeyi öğren. İştah açar. Kimseye de bir zararı yoktur. Eşinle ilişkinin gereksinimi olan hararetin ilk kıvılcımı dahi olabilir.
  • Senden şüphelenen eşini sakın aldatma. Çünkü aldatamazsın. Yani er veya geç yakayı ele verirsin.
  • Yakalananların büyük çoğunluğu cep telefonuyla yakayı ele veriyor. Televizyonu açamayan eşinin bir haftada elektronik uzmanı olacağını unutma. Telefon şirketlerinde ciddi bir “kadın dayanışması” mevcut. Fatura dökümleri anında eşinin elinde olacaktır. Eşinin yeteneklerini küçümseme.
  • E-maillerini sil. Çin’den program indirip kocasının iş yerindeki bilgisayarına giren hatunu görsen, bu işleri yapabileceğini kesinlikle düşünmezsin.

21.08.2005

Benzer İçerikler :

Zihnimiz Bize Nasıl Kazık Atar 1

Önümüzdeki haftalar sizlere zihnimizin nasıl çalıştığı, inançlarımızın algılarımızı, aldığımız kararları ve hatta hafıza süreçlerimizi bile nasıl etkilediği ...

Mutluluk ve Başarı

Temel sorumuz şuydu: Başarıyı; kıyaslamanın ve yarışın tuzağına düşmeden, örselenmeden ve yıpranmadan yani tadını çıkararak ve mutluluğu ıskalamadan yaşamak...

Mutluluk ve Yarış

Son iki yazımızda soruyu şöyle sormuştuk: Yarışmaya, statüye ve kıyaslamaya odaklanmayan bir yaşam kurmak bir fantezi midir? Başarıyı; kıyaslamanın ve yarışın ...

Kenya'nın Melekleri

Hizmet aşkıyla tutuşan milletvekillerimizi, Başbakanımızı ve Reisi Cemhuriye’mizi, (Swahili dilinde öyle deniyor) kazasız belasız seçip işleri düzene ...

İlginizi Çekebilir :

Dostlara Dair V

Geçen hafta iş yerinde dostluk ilişkileri konusunu ele almıştık. Kısaca hatırlatacak olursak, iş yerinde gerçekten yakın bir arkadaşa sahip olmanın kişiye pek...

Mutluluk Para Getirir mi? 1

Paranın geçici de olsa insanları mutlu ettiğini biliyoruz. Ama geçici. Acaba mutluluğun para getirdiğini söylemek mümkün müdür? Eğer bu olabiliyorsa, o zaman ...

Eğitimde Dönüşüm - III

Geçen hafta, eğitim sistemine yönelik beklenti ve ihtiyaçlara dikkat çeken bazı bilimsel çalışmalardan bahsetmiş ve eğitimin ne olması gerektiği üzerinde...

Çalışanı Tanımak

Geçenlerde ekibiyle ilişkisini düzenlemek amacıyla bir araya geldiğimiz bir yöneticiyle “çalışan bağlılığının” organizasyona katkısı üzerinde...