Emre Konuk

Evlilikler Nasıl Başlar Nasıl Biter 5

Geçen hafta beraberliğini bir an önce bitirmek isteyenler için uygulayabilecekleri, bilimsel temeli sağlam, garantili teknikleri sırasıyla anlatmaya başlamıştım. Kaçıranlar için kısa bir özet yapayım:

1. Eşinle girdiğin tartışmalara kaba ve sert bir biçimde başla:

Tartışma daha başında ile başlarsa buna ‘tartışmaya sert başlamak’ diyoruz.

2. Ayrılığı garantilemek için Mahşerin Dört Atlısını yardıma çağır:

Yani tartışırken eşini durmadan suçla, aşağıla, saldırıyorsa kendini savun ve bütün bunlar fazla geliyorsa içine kapan-duvarını ör. Boşanmaya doğru giden çiftler böyle yapıyor. Tabii sıklık önemli bir faktör. Yani iş edinmeniz gerekiyor. Aslında bu kadarı boşanmayı ya da paralel bir yaşamı garantiliyor. Ama biz yine de eklemelerimizi yapıp kamuyu bilgilendirme misyonumuzu tamamlayalım. İşin boşanmaya doğru gittiğini gösteren ek işaretler:

3. “Boğuluyorum” hissi:

Taraflardan biri bazan diğerinin gırtlağına sarılabilse de burada kastedilen, eşlerden birinin eleştiri, suçlama, küçük görme, hatta savunmalar karşısında kendini “artık dayanamaz-nefes alamaz”, hissetmesidir. “Duvarını örme” aslında kişinin “artık dayanamıyorum” dediği ve kendini savunamaz hissettiği noktada ruhunu kurtarma operasyonu. Yapabileceği tek şey; oyunu terketmek, ilişkiden de duygusal olarak istifa etmektir.

4. Fizyolojik işaretler:

Kendini artık iyice sıkışmış, dayanamaz hisseden tarafın fizyolojisi de köklü bir biçimde değişiyor. Kalp atışları 100’ün üzerine, bazan 165’e kadar çıkıyor. Bol adrenalin salgılanıyor. Bu da ‘vur veya kaç’ tepkisini tetikliyor. Kan basıncı yükseliyor. Boşanma, iki nedenden ötürü kaçınılmaz hale gelebilir. Birincisi, bu durumu yaşayan kişinin çok rahatsız olması ve kendini çaresiz hissetmesi, ikincisiyse iş bu hale geldiğinde yaşanan sorunların aşılmasının olanaksız olmasıdır. Tartışmalar artık sorunları daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Evliliklerin %85’inde duvarı ören ve kapanan erkek oluyor. Bu durum erkeklerin karakter yapısıyla değil, büyük olasılıkla evrimle ilgili. Çocuğu olanlar bilir, sütün düzenli ve bol gelmesi annenin huzuruyla yakından ilgilidir. Yani, türün devamı annenin çok heyecanlanmaması ve heyecanlanırsa da bir an önce kendini toparlamasına bağlı. Evrim erkekten farklı bir tepki bekliyor. Milyon yıl önce erkek avcılar çabuk uyarılırlarsa ve bu durumu daha uzun süre sürdürürlerse hayatta kalabiliyorlardı. Yani adrenalini hemen ve bol miktarda salgilayan ve çabuk rahatlamayan erkeklerin yaşama şansı daha yüksekti.

Bu nedenlerden ötürü, yapılan ölçümlerde erkeklerin nabzı çok daha çabuk hızlanıyor ve stress yaşadığında durulması daha geç oluyor. Aynı olgu kan basıncı için de geçerli. Berkeley Üniversitesinden Levenson ve Carter’ın, Alabama Üniversitesinden Zillman’ın yaptığı çalışmalar Gottman’ın sonuçlarını doğruluyor. Erkeklerin genellikle bir 20 dakikaya gereksinimleri oluyor rahatlıyabilmek için. Kadınlarsa çok daha çabuk toparlanabiliyorlar. İlgi çekici bir bulgu; eğer kadınlar geri çekilmeye zorlanırlarsa kan basınçları yine yükseliyor. Erkekler bu süre içinde olumsuz düşüncelerle rahatlamalarını geciktiriyorlar: “Tanrım bunları hak etmek için ben ne yaptım? Bu kadarı da fazla” gibi. Kadınlarsa kendilerini rahatlatacak sözleri tekrarlıyorlar. Kısacası ilişkiyle ilgili sorunlarda, yukarıda dile getirilen koşullar oluştuğunda erkekler daha çabuk havlu atabiliyorlar. İş boşanmaya gitmese bile evlilik paralel bir evliliğe dönüşüyor.

Doğal olarak yukarıda söylenenler tüm kadınları ve erkekleri kapsamıyor. Ancak Gottman’a göre, genetik fark genellikle geçerli. Belki de bu nedenlerle, yani kadınların stresi daha iyi tolere etmesinden ötürü, evlilikle ilgili duyarlı konuları genellikle kadınlar gündeme getiriyorlar. Çiftler bir problem çözme formatı oluşturamamışlarsa, erkek kendini kapatıyor. Kapattıkça kadın üsteliyor. Üsteledikçe erkek kaçıyor.

İlişkide bu döngünün oluşması ille de çiftleri boşanmaya veya ilişkiden soğumaya götürmüyor. Önemli olan Mahşerin Dört Atlısı ne yoğunlukta ve sıklıkta evin içinde dolanıyor. Yoğunluk ve sıklık bir çok durumda olduğu gibi burada da önemli.

Haftaya devam.

26.02.2006

Benzer İçerikler :

Her Rolde Kahramanlar Yaratmak

Bu hafta başarılı yöneticilerin kullandığı dördüncü ve son anahtara geldi sıra. Çalışanlar zamanla merdivende hep bir basamak daha yukarı çıkmak, daha fazla ...

Eğitimde Dönüşüm - V

Geçtiğimiz hafta, ideal yaklaşımı benimseyen öğretmen ve okulların uygulamada kullandıkları yöntemlerden bahsetmiş ve yaklaşımlarının, geleneksel yaklaşıma...

İşim, Eşim, Kişiliğim 2

Geçen hafta sizlerle Davranış Bilimleri Enstitüsü’nde meslektaşlarımla birlikte cevabını aradığımız soruları ve araştırma sonuçlarını paylaşmıştım. Temel ...

İyimser Çocuklar Yetiştirebilmek 2

Son yazımızda, iyimser ya da kötümser olmamızın iş yaşamında, okulda, yakın ilişkilerde, ruh sağlığında ve genel olarak sağlıkta çok şey fark ettirdiğini...

İlginizi Çekebilir :

Çocuğunuzun Güçlü Yanları - 2

Geçtiğimiz hafta, çocukların güçlü yanlarının alıştığımızdan farklı bir sınıflandırmasını yapmıştık. Biraz daha içerikten bağımsız, biraz daha yol, yöntem ile ...

Döngüleri Kırmak 4

Önce kısa bir özet: Nerede kronik hale gelmiş, aşılamamış bir sorun varsa orada kısır bir döngünün oluştuğunu görebiliriz. Yani sorunu aşmak için bulduğumu...

Aldatma ve İhanet 2: Terapiye Yansıyanlar

Aldatılan Neler Yaşar? İnsan canlısının yaşayabileceği en büyük acının sevdiği birinin ölümüyle yaşandığı söylenir. Bu yüzden de matem tutulur. Matem de ...

Kalabalıkların Mantığı - I

Geçen yıl yurt dışındaki bir kongrede “Stres ve Felaket Anında Liderlik” başlıklı bir çalıştaya katılmıştım. Diskotek yangınlarından, 11 Eylül New ...