Kültler ve Tehlikeli Kapalı Gruplar
Önce son iki haftanın özetini yapalım: Eğer kişide bir davranış değişikliği olur ve bu da değerleriyle ve inançlarıyla çelişirse, o kişi rahatsızlık yaşar. Bundan kurtulmak için de inançlarını ve duygularını davranışlarına uydurmak için değiştirir. Şöyle de diyebiliriz: Eğer bu üçünden biri değişirse diğerleri değişecektir. Bu işin kült ve tehlikeli gruplarla nasıl bir ilişkisi var diye soracak olursak, çok yakın bir ilişkisi olduğunu görebiliriz. Kültler ve tehlikeli gruplar önce "müritlerinin" davranışlarını değiştirirler. Eğer satanistseniz veya dini yanı ağır basan bir gruba girmişseniz, önce giyim kuşam değişir. Sonra ritüelleri birlikte uygularsınız. Kimlerle birlikte olacaksınız belirlenir. Bunun gibi pek çok davranış değişikliği sizden beklenir. Bunun ardından da kişiler, davranışlarını rasyonel bir hale getirmek için, yani çelişkiyi ortadan kaldırabilmek için düşüncelerini ve duygularını değiştirmek zorunda kalır. Kültlerde ve tehlikeli gruplarda bu çelişki, kişiyi kontrol altında tutmak ve sahip olduğu inançları ve değerleri değiştirmek amacıyla bilerek yaratılır. Mürit, gruba girip diğerleri gibi davranmaya başladığında yaptığı ilk iş; kendisiyle tutarlı olabilmesi için ailesini, arkadaşlarını, geldiği kültürü dışlamak, inkar etmek, küçük ve değersiz görmek zorunda kalır. Bu süreç lider ve üyeler tarafından desteklenir.
Ne zaman tehlikeli?
1. Grup üyeleri lidere, bir misyona kendini adıyor ve aşırı bağımlılık varsa
2. Grup, liderinin amaçlarını yerine getirmek için oluşturulmuşsa
3. Ailesinden, arkadaşlarından, yaşam tarzından uzaklaştırılıyorsa
4. Davranışları kontrol amacıyla, suçluluk duygusu kullanılıyorsa
5. Eleştiri yasaklanmışsa
6. Gruptan ayrılanlar suçlanıyor, aşağı görülüyor veya engelleniyorsa
7. Lidere grubun değerleri ve amacıyla ilgili eleştirel soru sorulamıyorsa
8. Alternatif bir inanç sistemi savunulamıyorsa
9. İlişkilerde korku ön plana çıkıyorsa
Çocuğumu nasıl korurum?
Tehlikeli gruplar çocuğa genellikle bir arkadaşları, akrabaları ya da İnternet aracılığıyla ulaşıyorlar. Bu riski hiçbir zaman sıfırlayamayacağımızı bilmemiz gerekir. Bir köyde yaşıyor olsaydık risk neredeyse sıfır olurdu. Metropol yaşamı ne yazık ki buna olanak vermiyor. Her metropolün değişik risk alanları için bir kotası vardır. Yani tüm metropollerde belli oranlarda hırsız, katil, akıl hastası, alkolik, madde bağımlısı, tecavüzcü ve "sapığın" her çeşidi bulunur. Ana ilke; çocuğumuzun ilişkilerini, üslup ve tarzımıza çok dikkat ederek yakın izlemeye almak ve denetim altında tutmaktır. Metropolde ailelerin sitelere taşınmasının, dolayısıyla kendi cinsinden bir cemaatin içinde yaşamayı seçmesinin ana nedeni budur. Ve de gerçekçi bir karardır. Şehir bütün bir yaz mahalleye bırakılmayan, güneş yüzü göremeyen, soluk benizli çocuklarla doludur. Bana göre çocuğun mahallede, diskotekte, Beyoğlu'nda veya neresi riskliyse orada yaşamını sürdürebilmesine ve kendini korumayı öğrenmesine fırsat vermek gerekir. Metropolde bunu erken yaşlardan başlayarak öğrenemeyen çocuk, ilerde özgürlüğünü iyi kullanamayabiliyor. Geçen yaz Sabah'ın yaptığı "Gençlik Araştırması" bize neye dikkat edeceğimizi söylüyordu. Gençlerin risk altında olup olmadıkları:
1. Gencin kimlerle ilişki içinde olduğu ile
2. Aile ilişkileri ve anne - babanın çocukla ilişkisinin kalitesi ile
3. Ailenin çok sıkı veya hiç denetim yapıp yapmadığı ile yakından ilişkiliydi.
Yine de "enseyi karartmanın" alemi yok. Yukarıda saydığımız riskler, Batı toplumlarıyla karşılaştırdığımızda devede kulak kalıyor. Daha bir seri katil bile çıkaramadık.
Kaynaklar
Dawson, L. (1998). Comprehending Cults: The Sociology of New Religious Movements. Oxford University Press. Ex-cult Resource Center.
​18.02.2007
Benzer İçerikler :
Başarılı yöneticilerin nasıl güçlü iş yerleri yarattıklarına dair bugüne kadar sayısız kitap yayımlandı. Son 20 yıl içersinde birbirinden farklı yaklaşık 9000 ...
Biliyorsunuz bir süredir köşemizde motivasyon kuramını gözden geçiriyoruz. Geçen hafta, performansı arttırmak için başvurulan ödül veya cezaların belli...
Bu köşeyi sıklıkla takip eden okurlarımız bilirler, bilinmeyenlere ve yanlış bilinenlere değinmeyi kendimize vazife edinmişizdir. Geçen haftalarda popüler ...
Geçen hafta konuyu şöyle bağlamıştık: 1. İnternette kurduğum ve sürdürdüğüm ilişkide, bir yandan kendimi istediğim ölçüde gizlerken, öte yandan fantezilerimi ...
İlginizi Çekebilir :
Bazı okurlar anımsarlar; geçtiğimiz senelerde, egzersizin beyin üzerindeki çok çeşitli etkilerini konuşmuştuk. Birçoğumuzun kolunu kıpırdatmakta güçlük çektiği ...
Geçen hafta sosyal bağlardan ve ilişkilerden beslenen mutluluktan, sosyalleşmeye ayrılan zamanın etkilerinden ve iş ortamında kurulan arkadaşlık ilişkilerinden ...
İnsanların sosyal hayvan olduklarını ileri süren sosyal psikologlar, onlara elbette hakaret etmeye çalışmıyorlar. Sosyal ortamların, kitlelerin, grupların ve ...
Bayağı bir haftadır travmalardan ve hayatın tuzaklarından söz ediyoruz. Son yazıda travmalarımızdan, hayatın tuzaklarından ve onların verdiÄŸi acÄ...

