Çalışanlarınız Memnunsa Siz de...
İşletmelerin varlık amaçları kâr etmek ve sürdürülebilirlik olarak ele alındığında, bu amacı somutlaştıran çalışanların memnuniyetleri birincil derecede önem taşıyor.
Çalışan memnuniyeti genel olarak, çalışanın iş yerine karşı gösterdiği duygusal ve fiziksel tepkiler olarak değerlendiriliyor. Sosyal Psikolog Lilly M. Berry çalışan memnuniyetini, "bireyin çalışma ortamına karşı olan reaksiyonu" olarak nitelendirirken, bu gerçeği ifade ediyor. Çalışan memnuniyeti olgusunun, son yıllarda özel ve kamu şirketleri tarafından önemsenmeye başlandığı görülüyor. İş yeri, insanlar tarafından oluşturulan ekonomik olarak tanımlandığında, o kurumun başarısında, temel işlevi olan çalışanların davranışları, yaklaşım ve tutumları belirleyici bir rol oynuyor. Modern işletmeler için, ulusal ve uluslararası pazarda rekabet edebilme zorunluluğu; verimlilik, kurumsal kültür, ileri teknoloji kullanımı, pazarlama ve iletişim gibi unsurlar açısından bakıldığında, çalışanların bu karmaşık iş süreçlerine bütünüyle kendilerini uyarlamaları gerekiyor.
Zihinsel, Bedensel ve Sosyal Bütünlük Önemli
Bilginin rolü, hız, zaman yönetimi, yüksek motivasyon zorunluluğu gibi işlevler, günümüz iş dünyasında çalışanların dikkat, kontrol ve uyarlanma gibi psikolojik etmenleri sürekli canlı tutmalarını zorunlu tutuyor. Bu durumda yapılan iş ister beden gücüne isterse zihinsel güce bağlı olsun, çalışanların zihinsel ve bedensel sağlıklarına etki ediyor. Aşırı yorgunluk, stres, kaygı gibi işin yapılma biçiminden ve iş ortamından kaynaklanan sağlık sorunları çalışanlarda baş gösterebiliyor. Çalışanların psikolojik, bedensel ve sosyal açıdan varoluşlarını bu derecede belirleyen iş yerlerinden ve iş ortamından memnuniyet duymaları bu eksende, işletmelerin amaçlarına ulaşmalarında başat etkenlerden birini oluşturuyor.
Davranış Bilimleri Enstitüsü, çalışan memnuniyeti ve bağlılığını birbirinden ayırmadan araştırıyor. Enstitü, yaptığı araştırmalarla çalışanların memnuniyet düzeylerini, kuruma ve birlikte çalıştıkları kişilere olan bağlılıklarını ölçmeyi, ardından bu doğrultuda memnuniyet ve bağlılığın artırılmasına yönelik planların oluşturulmasını amaç ediniyor. Enstitü kullandığı anket yöntemini gizlilik prensibi ile kağıt-kalem veya online olarak gerçekleştiriyor, istatistik programları kullanılarak gerçekleştirilen analiz sonucunda ulaşılan raporlar grafiklerle, anlaşılır bir şekilde kurumlara özel tasarlanıyor. Kurum için mevcut durum, gelişim yol haritası belirlenerek departman bazlı aksiyon planları oluşturuluyor. Çalışan memnuniyeti temel boyutlarını enstitü şöyle sıralıyor: Fiziksel çalışma koşulları, üst yönetim / kurum yönetimi, kurum imajı, kişisel gelişim ve kariyer olanakları, performans yönetimi sistemi, ödüllendirme ve takdir sistemi, iş yapış şekilleri, süreç akışları ve organizasyon, bağlı olunan ilk yönetici, iş tatmini, kurum içi iletişim, ücret ve yan haklar, iş özel yaşam dengesi.
Uni Business / 01.06.2013
Haberin devamını pdf formatında okumak için tıklayınız.
Benzer İçerikler :
Üniversite öğrencilerine yönelik yarı zamanlı iÅŸ fırsatları hiç olmadığı kadar artmış durumda. Satış temsilciliÄŸinden satranç öğretmenliÄŸine binlerce iÅ...
Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Psikolog Şeyda Özdalga çocuklarda öfke patlamaları konusundaki soruları yanıtladı. 1) Öfke Patlamaları Kaç...
Uzun sınav maratonu bitmek üzere. Uzmanlar öğrencileri meslek seçerken dikkat etmeleri gereken hususlar konusunda uyarıyor: Mutlu olacağınız mesleği...
Depresyondaki 121 milyon insanın yüzde 20 ila 40'ı intihar girişiminde bulunuyor, yüzde 10 ila 15'i hayatını kaybediyor. Mevsim geçişlerinde ve kış ...
İlginizi Çekebilir :
Kaç gün olduğu tartışılır ama aşk; bir süre sonra evrimleşmeye başlar. Aile Terapisti Şirin Hacıömeroğlu Atçeken'e göre aşkın bir ömrü olduğu ve evlilikle ...
Okulların kapanmasıyla güzel karneler için plan basit; ödül odaklı programlar. Peki başarısız karnelere nasıl progr...
Pozitif Disiplin yöntemi ile yetişen çocuklar yaşamını düzenleyen, organizasyon becerisi gelişmiş, öz güvenli, üreten bir yetişkin olmaya adaydır. Son yıllarda ...
Leyleğin ağzındaki "bebek" artık tarih oldu. Artık çocuklar "Anne, beni leylekler mi getirdi?" diye sormuyor. Ama çoğu nasıl dünyaya ...









