Boşanma Sonrası Süreçte Adaptasyon

Boşanma Sonrası Süreçte Adaptasyon

Boşanmayı “medeni bir şekilde atlatmak” dost kalmak anlamına gelmemektedir. Boşanmada eşiniz ile ilişkinizi sürdürmeme hakkınız her zaman vardır. Sağlıklı bir boşanma dediğimizde; kişinin evlilikteki sorunları daha net görebildiği, hem eşinin hem de kendisinin bu süreçteki etkisini kabul edebildiği, diğer eşe dair taşınan olumsuz duyguların kalmadığı ya da en azından yaşantısını etkilemediği bir noktaya gelmesinden ve tabii ki kendi yaşantısına tekrar odaklanabildiği bir süreçten bahsediyoruz. Bunun oluşabilmesine yardım edecek en temel şey; evlenme gibi boşanmanın da medeni-hukuki bir hak olduğunu kabul etmektir. Evlilik oyunu iki kişi ile oynanan ve eşlerden biri “oynamıyorum” dediğinde sürdürmenin mümkün olmadığı bir durumdur. Bu noktada boşanmaya bakışı tekrar gözden geçirmek kesinlikle yardım edecektir. İster boşanmayı öneren taraf, ister eşlik eden olalım, boşanma bir kayıp ve ardından da yas sürecini yaratır. O yüzden kendi kayıplarımızı gözden geçirerek bu yas sürecini sağlıklı yaşamak için kendimize izin vermek uzun vadede yardımcı olacaktır. Bu yas sürecinden çıkışa yaklaştıkça, kendi hayatımıza odaklanarak kendimize yeni bir rota belirlemek oldukça önemlidir.

Profesyonel Psikolojik Yardım

Eğer çiftler içinde bulundukları sistemde bunu çözmekte başarılı olamayacaklar ise ya da özellikle eşlerden biri için bu süreç yaralayıcı olacaksa önerilebilir. Ya da arada çocuklar varsa, çift bu konuda danışmanlık alabilmektedir. Boşanmanın genel yaşam olayları içerisinde yoğun stresli bir deneyim olduğunu bilsek de, bununla kendi kaynakları ile baş edebilen birçok çift olduğunu görüyoruz. Tıpkı kayıpları karşısında sağlıklı bir yas süreci yaşayıp,  depresyona girmeden baş eden kişiler gibi.

Bu noktada psikoterapi için iki temel hedef bulunmaktadır; ilki boşanma sürecini olabildiğince sancısız geçirmek ki buna “mediation (uzlaştırma)” çalışması denir. Diğer hedef ise ilişkinin tamiri, ancak bunun için her iki eşin de istekli olması gerekmektedir.

Ebeveyn Olarak Boşanmak

Boşanan çiftin çocukları varsa çoğu zaman bu kararı vermek çok zor olmakta ve çiftin kaygıları çok artmaktadır. Çocukların bu süreçten etkilenmemelerini beklemek gerçekçi bir beklenti değildir. Boşanan ebeveynlerin de görevi çocukların etkilenmemesine çalışmak değil olumsuz etkiyi minimize etmektir.

Benzer İçerikler :

MUTLU BİR EVLİLİK İÇİN AŞIK OLMAK YETERLİ Mİ? YOKSA AŞKIN GÖZÜ KÖR MÜ?

Aşık bir çiftin evlilikten umut ve beklentilerinin çok yüksek olacağını tahmin etmek zor değil. Bunun için aşkın hemen hemen her yerde geçerli, evrensel diline ...

Akşamları Eve İş Getirmek Bir Sonraki Günün İş Performansını Düşürüyor

American Psychological Association (APA) sitesinde yayımlanan bir bilimsel araştırmada 1.183 katılımcı 10 iş günü boyunca takip edildi. Katılımcılar iş...

Ebeveynlerin İş Stresi ile Çocukların ve Ergenlerin Psikolojik Adaptasyonu Arasındaki İlişki

Son zamanlarda araştırmalar, ebeveynlerin iş stresinin aile ilişkilerine, çocukların ve ergenlerin psikolojisine bazı etkileri olduğunu gösteriyor. ...

Yeni Evlilere Birlikte Yaşamayı Öğrenme Rehberi

Evlilik, insanın hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Bunun öncesinde çocukluk ve ergenliği saymazsak okulu bitirme ve ebeveynlerden bağımsız ...

İlginizi Çekebilir :

CAM TAVANLAR ALTINDA GÖRÜNMEZ KADINLAR

İlk kez 1978 yılında Marilyn Loden, Kadınlar Fuarı’nda cam tavan ifadesini kullanmıştır. Cam tavan, kadınların sadece kadın oldukları için kariyerlerinde ...

Çiftler Neden Boşanır?

Çiftlerin boşanmasının en önemli nedenleri; mizaç farklıklıları, ortak ilgi alanlarının azlığı, farklı değerlere sahip olmaları, çocuk bakımı ve yetiştirme ...

SAVUNMA MEKANİZMALARI NEDİR VE NASIL İŞLER?

Savunma mekanizmaları ilk olarak, ismine birçoğumuzun aşina olduğu Sigmund Freud tarafından belirlenmiştir. Savunma mekanizmaları, insanların, onlara kötü ...

BİLİŞSEL YETENEKLER YAŞ İLERLEDİKÇE GERİLER Mİ?

“Yaşlı bireylerde fiziksel güç ve hızın azalmasıyla birlikte zihinsel kapasitenin de azaldığına dair yaygın bir inanç vardır. Yapılan son araştırmalar...