Mutluluğu ve Yaşam Memnuniyetini/Doyumunu Etkileyen 6 Faktör
Hayatınızla İlgili Düşünceleriniz ve Hisleriniz Nedir?
Mutlu, huzurlu bir hayat sürenler ile acı çeken ve mutsuz olan insanlar arasındaki fark nedir?
Pek çok insan kariyerin, aşkın, zekânın ya da paranın mutluluğu getireceğini düşünebilir; ancak mutluluk seviyemizi etkileyen çok fazla kişisel ve sosyal faktör vardır. Bu yüzden aradığımız cevap her zaman beklediğimiz şey olmayabilir. Neyse ki, ilgi çeken bu konuyla ilgili psikolojik araştırmalar yapıldı ve bu araştırmalar nasıl daha mutlu ve daha memnun olabileceğimizle ilgili bize çok değerli bilgiler sağladı. Bu konuda yapılmış çeşitli araştırmalar göstermektedir ki, kişinin kendi hayatında mutlu, huzurlu ve iyi olma durumunu etkileyen 6 faktör vardır.
Pozitif Özgüven
Kendimizle ilgili olumlu düşüncelerimizin olması hayatımızdan ne kadar memnun olduğumuzu etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Yüksek özgüven; ilişkilerimizi yürütmede, gelişime ve başarıya açık olmamızda, aynı zamanda olumlu duygular hissetmemizde ve olumsuzluklarla başa çıkmamızda bize yardımcı olabiliyor.
Kontrol Duygusu
Kontrolü elden kaybettiğiniz bir zamanı düşünün. Neye benziyor? Kontrol duygusu kişinin iyi hissetmesini, mutlu ve huzurlu olmasını sağlayan bir faktördür. Hayatımızdaki koşulların kontrolünün elimizde olduğunu hissetmek ve güven duygusuna sahip olmak bizi güçlü kılar. Hedeflerimizi gerçekleştirmek için bizi motive eder; geleceğe umutla bakmamız ve inanmamız için bizi cesaretlendirir.
Dışa Dönüklük
Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada, öğrencilere bir hafta boyunca ders aldıktan sonra kendilerini nasıl hissettikleri sorulmuş; “3”ün mutlu, “0” ın ise nötr anlamına geldiği bu testte daha dışadönük öğrencilerin kendilerine “3” üzerinden “2” verdikleri görülmüştür. Diğer taraftan, içe dönük olanların kendilerine “1” verdikleri bulunmuştur. Bu sonuçlar, dışa dönük olanların genel olarak kendilerini daha mutlu olarak gördüklerini göstermektedir.
Bunun, dışa dönük olan kişilerin olumlu duyguları hissetmeye daha fazla eğilimli olmalarından, daha sosyal olmalarından ve daha pozitif ve destekleyici ilişkilere girme ihtimallerinin daha yüksek olmasından kaynaklanıyor olabileceği düşünülmektedir.
İyimserlik
Gelecekle ilgili daha iyimser olan insanlar kendilerinin daha mutlu ve daha memnun olduğunu ifade etme eğiliminde oluyorlar. İyi şeylerin olacağına ve olumsuzlukların giderilebileceğine inanıyorlar. Hedeflerini gerçekleştirmek ve hayatla etkili bir şekilde baş edebilmek konusunda kendilerini yeterli hisseder ve kendilerine güveniyorlar.
Şunu da bilmek gerekir ki; gerçekçi olmayan iyimserlik, oluşabilecek riskleri görmemezlikten geldiğimizde ve tehlike sinyallerini dikkate almadığımızda problem yaşamamıza neden olabilir. Fakat “sağlıklı miktardaki iyimserlik”, hayata nasıl bağlandığımız ve elde ettiğimiz başarılar üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.
Olumlu Sosyal İlişkiler
Bu, kişisel iyi olma durumunun en açık belirleyicilerinden biridir. Olumlu sosyal ilişkilerin iki ana bileşeni vardır: sosyal destek ve duygusal yakınlık. Sosyal destek bize daha etkili biçimde baş etme, problemlerin üstesinden gelebilme yeteneği kazandırırken daha iyi hissetmemizi sağlayabiliyor.
Joe Wilner - Psych Central
Kaynakça
Compton W. C. (2005). An Introduction to Positive Psychology. Belmont, CA. Wadsworth, Cengage Learning.
Benzer İçerikler :
Erkekler her 3 dakikada bir seks düşünüyormuş! Onu aldatmaya meyilli hale getiren de, işte bu. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog Emre Konuk, ...
Dinleyenin Yaklaşımı Sağlıklı bir diyalog kurmak için istekte bulunanın nelere dikkat etmesi gerektiğine bir önceki yazıda değinmiştik. BEN DİLİ'ni ...
Yaratıcılığı kullanmayı gerektiren aktiviteler, stresi azaltır, kişilerarası iletişimi kuvvetlendirmeye yardımcı olur ve bilişsel gelişimi destekler. Yapılan ...
Fisher ve Ury’nin geliştirdiği ve istenen her durumda ve konumda uygulanmaya izin veren Harvard Uzlaşma Projesi’nin temel yaklaşımını kısaltarak ...
İlginizi Çekebilir :
Ruh hastalıkları sıfat, hakaret ve damgalama aracı değildir. Fakat özellikle kişilik bozukluğu olan kişiler, bu tür damgalanmalara maruz kalabiliyor üstelik ...
İnsanlar Değişmez! Yoksa Değişirler mi? Çok uzun zamandan beri kişiliğin, yani kökleşmiş birtakım kişilik özelliklerinin, davranışımızı ...
Aşkın büyüklüğü ve yoğunluğu, uzun süreli ve doyumu yüksek bir beraberliği garantiler mi? Maalesef hayır. Büyük aşkla bir araya gelmiş kişilerin bir zaman ...
‘’Stockholm sendromu, çok büyük duygusal ve psikolojik baskı anlarında ortaya çıkmaktadır. Cismen esir edilen birey, bu süreçte artık ruhen de esir ...








