Çocuklarda Korku ve Kaygı

Çocuklarda Korku ve Kaygı

Bizi Arayın

ÇOCUKLARDA KORKU

Çocuklarda korku ve kaygı, çocuğun gelişiminin bir noktasında, belirgin bir nesneye ya da duruma karşı tepki geliştirmesidir. Çocuklar bu duyguları çok yoğun yaşamaktadırlar. Bunun sebebi, dünyaya geldiği andan itibaren çevreyi tanımak adına yepyeni deneyimler yaşaması ve bazılarında kendini tehdit altında hissetmesiyle bir tepki göstermesidir. Çocuğun gelişimi devam ettikçe korktuğu durum ve nesneler de, bulunduğu yaşa göre değişkenlik gösterir. Önemli olan nokta bu korkunun süresi ve yaş dönemine uygun olup olmadığıdır. Örneğin; bebeklik ve ilk çocukluk dönemlerinde, ani seslerden, yabancılardan ve anneden ayrılmaktan korkarken, okul öncesi dönemde; canavarlardan, karanlıktan, çeşitli hayvanlardan, böceklerden ve anne babasını kaybetmekten, okul döneminde ise evden ayrılıp okula başlamaktan, hırsızlardan, deprem olmasından korkabilirler. Yaş ilerledikçe daha soyut durumlar da korku yaratır. Bunu en yoğun olarak ergenlik döneminde; başkaları arasında alay konusu edilmek, dışlanmak veya beğenilmemek olarak görebiliriz.

KORKU NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Çocuklarda korku ve kaygının nasıl ortaya çıktığına bakacak olursak, başlıca birkaç faktör görürüz. Bunlardan başlıcası korkunun öğrenilmesidir. Korku, bir duygudur ve hissedildiği zaman bazı davranışlar sergilememize yol açar. Bunlardan bazıları içten gelen ve doğal hareketler olduğu gibi bazıları da çevremizdekileri model almamız sonucu oluşur. Özellikle çocuklar, büyürken anne ve babalarını çok dikkatli bir şekilde gözlemlerler. Onların olaylar karşısında verdikleri tepkileri taklit eder ve uygulamaya çalışırlar.

Örneğin, o güne kadar köpeklerle çok fazla bir araya gelmemiş bir çocuğun köpekle ilgili herhangi bir düşüncesi veya duygusu yoktur, ama annesi her köpek gördüğünde reaksiyon verip korkuyorsa çocuk da bunu kolaylıkla öğrenir ve aynılarını taklit etmeye başlar. Böylece korku davranışı öğrenilmiş olur. Bunun yanı sıra, normal şartlarda korkmayacağı bir durumla ani bir ses veya ışık gibi onu ürkütecek bir uyaran aynı zamanda eşleşirse çocukta korku oluşur. Mesela, yeni gelen sevimli oyuncak ayıyı kucağına ilk aldığında duyduğu yüksek sesle yerinden fırlayabilir. Fakta çocuk daha sonraları da bu oyuncaktan korkmaya devam edebilir.

Bunların haricinde, seyredilen bir filmin veya anlatılan bir hikayenin etkisinde kalma da görülebilmektedir. Bu tip korkuları, genellikle her şeyi yeterince göremedikleri, onlar için pek çok bilinmeyenin olduğunu düşündükleri akşam saatlerinde veya geceleri hissederler. Hayallerinde var olan yaratık, hayalet, canavar vs. gibi bir takım gerçek dışı varlıkların en korumasız oldukları uyku saatlerinde geleceklerini düşünüp uykuya dalmak istemez veya anne ve babalarıyla uyumak isterler. Bu noktada anne ve babanın tutumu çok önemlidir. Korkunun temelinde ne olduğunun anlaşılıp bunun çözülmesi gerekliyken yanlarında yatmasına izin verildiğinde sadece sorunun pekişmesine sebep olunur.

Anne ve Babaların, Çocuklarda Korku ve Kaygının Daha İleriki Yaşlara Taşınmaması için Dikkat Edebilecekleri Bazı Noktalar:

Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun hissettiği korkuya karşı saygı gösterin. Ona bu konu ile bağırmak, alay etmek veya korkusunu yok farz etmek korku sürecinin uzamasına sebep olacaktır.

  • Korkusunun ana kaynağını anlamaya çalışın. Ağlama veya kriz anları geçtikten sonra sakinleştiğinde bu konuyla ilgili sohbet edin ya da ondan duygularını anlayan bir resim yapmasını isteyin.
  • Beraberce deneyimleyebileceğiniz korkuları varsa yanında durarak ona destek olun ve bu süreci atlatmasını sağlatın. Örneğin, karanlıktan korkuyorsa el ele tutuşup beraberce karanlıkta durabilir ve ona bir şey olmadığının garantisini verebilirsiniz.
  • Çocuk anne ve babasının endişesini rahatlıkla anlar. Bu sebeple korktuğu olay veya nesneler hakkında konuşurken sakin bir şekilde dinleyin, onun korkusunu tetikleyecek aşırı tepkiler vermekten kaçının.
  • Korktuğu nesnelerin ilgili mizahi yönlerini bulup onlarla dalga geçmesini sağlayabilirsiniz. Örneğin korktuğu canavarın resmini çizdirip ona bıyık, diş teli, gözlük takarak komik bir hale sokabilirsiniz.
  • Çocuklarla yapılabilen gevşeme tekniklerini öğrenip ona uygulatabilir ve sonra da yalnızken de yaparak gerilimini azaltmasını sağlayabilirsiniz.
  • Anne ve baba olarak değişik ortamlara girmesine, kişilerle olmasına ve çevreyi tanımasına izin verebilir. Çocuk bu yeni deneyimleri yaşarken çok fazla koruyucu olmadan onun bireyselleşmesine yardımcı olabilirsiniz.

Merve Soysal Başa, Uzman Klinik Psikolog – DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Çocuklarda Korku ve Kaygı

ÇOCUKLARDA KAYGI

Çocuklar kaygılandığında çoğu zaman duygularını fark etmek ve ifade etmekte zorlanırlar. Bunun yerine hasta hissediyorum veya karnım ağrıyor gibi ifadelerde bulunurlar. Daha büyük çocuklar ve ergenler ise baş ağrısı, göğüs ağrısı veya bedensel rahatsızlıklarından bahsedebilirler.

Sıklıklı görülen şikayetler arasında:

  • Gögüs ağrısı ve baş ağrısı
  • Halsizlik ve baş dönmesi
  • Uyuşma veya titreme
  • Kalp hızında artış
  • Sık sık nefes alıp verme veya nefes nefese kalma
  • Terleme
  • Mide bulantısı
  • Aşırı soğuk veya sıcak hissetmek
  • Boğazda düğümlenme veya boğulma hissi yer alır.

Eğer çocuk yukarıdaki belirtilerden 4 veya daha fazlasını birkaç dakika içinde yoğun şekilde yaşıyorsa panik atak geçiriyor olabilir. Bu durumda profesyonel bir yardım alınması önerilir.

Klinik Psk. Dr. Didem Altay – Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi

ÇOCUKLARDA KAYGIYI AZALTMAK

Çocuklarda kaygıyı azaltmak için neler yapılabilir?

Evden ayrılacaksanız, kesinlikle ona gözükmeden, kaçarak evden çıkmayın. Mutlaka vedalaşın. Onu öpüp ona sarılın nereye gideceğinizi ne yapacağınızı kısa bir sohbetle ona anlatın. Ayrıca mutlaka geri döneceğinizi söyleyin. O ağlasa bile siz sakin ve huzurlu bir şekilde ondan ayrılın. Eğer ağlayacaksanız bunu ondan ayrıldıktan sonra yapın. Bu hoşça kal sohbetini her ayrılıştan önce rutin bir şekilde mutlaka yapın. Ancak bu şekilde aranızdaki güven ilişkisi sağlamlaşacaktır.

Kaygılı ve üzüntülü olduğunuzu ona belli etmemeye çalışın ve yüzünüzdeki ifadenin sakin ve huzur verici olmasına özen gösterin. Unutmayın, kaygınızı çocuğunuza da yansıtıp onunda endişeli olmasına sebep olabilirsiniz.

Sadece olumlu duygularını değil, olumsuz olanları da dinlemeye özen gösterin. Onu bu duygularını da anlayıp kabullendiğinizi gösterip onu rahatlatmaya çalışın.

Okul ilk gününde mutlaka yanında olmaya ona destek olmaya çalışın. Bunun kısa bir ayrılık olacağını, yeni kişilerle tanışıp yeni şeyler öğreneceğini ve iyi vakit geçireceğini ona söyleyin. Eve döndüğünde ise günün nasıl geçtiğini sorup onu sıkmadan sadece dinleyin.

Sakın geri adım atmayın, kararlı ve tutarlı olun. Onu okula gitmesi için ikna etmeye çalışın.

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü – Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi

İletişime Geçin

(0212) 233 01 10 nolu telefonu arayarak veya dbe@dbe.com.tr e-posta adresine mail atarak randevu alabilirsiniz.

İçeriği Paylaş:

Benzer İçerikler :

Çocukla iyi zaman geçirmenin 10 yolu

Çok çalışıyorsunuz, kafanızı işten güçten kaldıramıyor, çocuğunuzla yeterince vakit geçiremiyor musunuz? Ne yapmalısınız? DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü,...

Dijital Çağda Anne Baba Olmak

Son yıllarda teknolojik gelişmeler ile bilgisayar, cep telefonu, tabletler doğru ve etkin kullandıkça, sağladığı avantajlarla artık yaşamımızın vazgeçilmezleri ...

Ceza

Ceza gerekli ve işlevsel bir uygulama mıdır? Çocuğumuzun beğenmediğimiz, onaylamadığımız davranışını değiştirmesine yardımcı olmak, ona yol göstermek, yeni ...

Ergenlikte Aile Tutumları

Ergenlik, her bireyin hayatında oldukça önemli bir yer tutan bir dönemdir. Genellikle 11–20 yaşları arasında tanımlanan bu döneme girme yaşı ve uzunluğu ...

İlginizi Çekebilir :

Üç – Dört Yaş Çocuklarında Kötü Sözlere Dikkat!

3-4 Yaş Çocuğun Genel Psikolojik Özellikleri Nelerdir? Bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim olarak 3-4 yaşı kapsayan iki yıllık yelpaze deki farklılıklarla ...

Kardeşi Olacak, Bunu Ona Nasıl Söylemeli?

“Kardeş fikrine pek sıcak bakmıyor. Fakat, biz bir kardeşi olmasını çok istedik. Hem paylaşmayı öğrensin... Hem ilerde birbirlerine destek olurlar... Ama ...

Anne Baba Sevgisi IQ Seviyesini Yükseltiyor

Anne babalar genellikle çocuklarını "sevdirmez, öptürmez, utangaç" diye tanımlayarak, çocuklarının çevresiyle ilişki kurmasına engel olur. Bunun ...

İnternet, Tablet ve Oyun Bağımlılığı

Çağımızda internet ve tablet gitgide birçok aktivitenin yerini almaktadır. İnternet, sınırsız bir bilgi kaynağı ve hayatımızı kolaylaştıran bir teknolojiyi ...